Eleştirilerin bir kısmı, yersiz kaygıları da içinde barındırarak, oradaki atmosfere ve sürece tam hakim olmama ile de alakalıydı. Öte taraftan haklı eleştirilere yönelik olarak ise, bilgilendirmeye gidildi kuşkusuz. Bugün Rojava’da yeni bir sistem kurulurken, alternatif eğitim sistemi üzerinde yoğunca tartışmalar yaşanıyor. Bu tartışmaların en başında gelen konu da kullanılacak “alfabe” ile ilgili. Bilindiği gibi bugüne kadar Suriye’de Arap alfabesi kullanılıyordu. İşte, Kürtlerin hayatlarının bütününü kapsayan yeni inşa sürecinde eğitim alanında aldığı kararların başında gelenlerden biri, Latin alfabesine geçiş oldu. Latin alfabesine geçişin en büyük nedeni, Kürtler arasında dil birliğini sağlamak. Bugün savaş ve talana şahit olan Rojava’da ekmek, su, elektrik ve diğer insani ihtiyaçların karşılanması oldukça zor koşullar altında gerçekleşiyor. Rojava’dan ulaştığımız insanlar kendi öz gücüne dayanarak bir şeyler yapma noktasında oldukça kararlı bir duruş sergiliyorlar. Bir taraftan çetelerin saldırıları sürerken, diğer taraftan Türkiye ve Güney Kürdistan sınır kapıları ise, hala kapalı tutuluyor. Buna rağmen müthiş bir çaba ve yaşam savaşı veriliyor. Devrim koşullarının oluştuğu Rojava’da çete saldırılarına karşı koymak için ekmek ve su kadar gerekli olan diğer iki önemli şey ise, silah ve ideoloji... Rojava’da Kürt eğitim sisteminin ilk adımları atılarak klasik ulus anlayışından uzak demokratik özerk bir yapının oluşturulması hedefleniyor. Demokratik yapının oluşmasının temel ayaklarından olan eğitim sisteminin önünde çok sayıda engeller bulunuyor. Bu engeller Kuzey Kürdistan’da karşılaşılan engellerin aksine daha maddi temellere dayanmakta. Kuzey’de yasalar ile oluşturulan bu engeller, Rojava’da yerini yeteri kadar olmayan ve ulaşılamayan kitap ve materyallere bırakıyor. Rojava’da kimliksizlikten devrime ulaştıran ideolojinin yeterli düzeyde kavranılması için bugün yoğun bir uğraş veriliyor. İhtiyacı karşılamak üzere mevcut haliyle Rojava’da yalnızca bir tane matbaa makinesinin bulunması talepleri karşılayamıyor.
Bilgiye çok kolay yollardan ulaşabildiğimiz günümüz dünyasında, Rojava’da elektrik kesintilerinin yaşandığı biliniyor. Teknolojinin devre dışı kaldığı Rojava’da tek başına kitapların ve diğer materyallerin önemi daha çok öne çıkıyor. Türkiye’de ve Kuzey Kürdistan’da devam eden “Yek mirov, Yek pirtûk” kürtçe kitap kampanyası, işte bu elzem ihtiyaca cevap olmaya çalışmakta. Her duyarlı yurttaştan sadece bir adet Kürtçe kitap alınmasıyla koca bir deryaya dönüşecek olan bu kitap kampanyası ile Rojava’da bir açık kapatılmaya çalışılıyor. Kürdistan’da faaliyet gösteren duyarlı kurumların kendi bünyesinde kuracakları ‘Kitap kumbaraları’ sayesinde tek bir havuzda, yani Amed’de toplanacak olan kitaplar Rojava’da yaşanan bu sıkıntıya çözüm olma yolunda önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) öncülüğünde yapılan bu Kürtçe kitap kampanyası sayesinde Kuzey Kürdistan’da henüz yaşamsallaştırılamayan Kürtçe eğitim sistemi Rojava’da ete kemiğe bürünerek yaşamsallaşacak. Kürtçe yaşamın en önemli noktalarından biri olarak Rojava’da bu ihtiyaçların karşılanması ile Ortadoğu’da söz sahibi olacak olan Kürtlerin, bilgi ve birikimlerine katkı sunmak hepimize bir görev ve misyon olmalı. ‘Devrim’e şahit olduğumuz Rojava’da, o devrime katkı sunmak, buna ortak olmak tüm duyarlı kesimlerin hatta evlerinin en güzel yerlerine doldurdukları kitaplar ile övünenlerimizin bile görevi durumunda. İlaç ve diğer insani ihtiyaçlar konusunda yapılan çalışmalar ile eş güdümlü devam eden Kürtçe kitap kampanyası, her bireyden aldığı bir tane Kürtçe kitabı Rojava’daki halkımız ile buluşturmayı hedefliyor. Unutulmamalıdır ki, bilginin mülkiyeti olmaz. Mülk haline getirilen bilginin aracı olan kitapları tozlu raflarımızdan çıkararak özgürlüğüne kavuşturmalıyız. Bir Kürtçe kitap ile birçok hayatı değiştirerek olumlu anlamda katkı sunabileceğimizi, evlerimizdeki kitaplara bakarak anlayabiliriz. Yayınevlerinde Rojava için oluşturulan ‘Kürtçe kitap kumbaralarına’ bırakacağımız her bir kitabın, Rojava ile kurulan duygudaşlığı artıracağı aşikar. Eylül ayının sonuna kadar sürecek olan kitap kampanyasına kütüphanelerimizdeki ya da yayınevlerinden yeni alacağımız kitaplarla dahil olarak, Rojava’nın özgürlüğüne küçük bir katkı sunabilme olanağı yaratabiliriz.
İSMAİL KESKİN