Mehmet Eroğlu “Kıyıdan Uzakta”da alışılmış tarzının dışına çıkarak hayata meydan okuyan bir kadını konuşturuyor.

İletişim Yayınlarından çıkan yazar Mehmet Eroğlu “Kıyıdan Uzakta”, arayış içinde bir kadının aralıksız ve sınırsız hesaplaş­malarının ilk ağızdan anlatıldığı bir mektup. Fakat bu mektubu, mektup türünde yazılmış diğerlerinden ayı­ran bir şey varsa o da bir mektubun taşıyabileceğinin çok ötesinde türden çatışmalara, hesaplaşmalara ve derin­lemesine bir empatiye ev sahipliği ya­pıyor olması denilebilir.

Eroğlu’nun dikkate değer bir şekilde ördüğü hikaye, ilk bakışta edebi anlamda her ne kadar bir kurgu olarak değerlendi­rilecek olsa da gerçek hayatın kurgu olmaktan çok uzak, yakıcı gerçeklik­leriyle okuru ansızın karşı karşıya bı­rakıyor.

“Kıyıdan Uzakta” otantik olma­yan, eve dair birtakım kesişme ve kırılmaların tanıdık seslerini beklen­medik bir açıklıkla hikaye eden bir kadının yazdıklarına odaklanıyor. Mektup hem gerçek hem imgesel an­lamda karanlıklar, geç saatler, soğuk akşamlar ve ağır mevsimler süresince büyük dalgalar şeklinde kıyıya vuran bir acılar manzumesi olarak yazılıyor.  

 

 İSTANBUL