Kızının mücadele mirasını devraldı

3 Ocak 2022 Pazartesi - 17:30

Fehime Saruhan-Behiye Nayır-Asuman Külter

Fehime Saruhan-Behiye Nayır-Asuman Külter

  •  Pakize Nayır’ın annesi Behiye Nayır kızının mücadelesinin devraldığını belirterek, “Kürt de herkes gibi özgürce yaşamak istiyor. Bunun için direneceğiz” dedi.

ARJİN DİLEK ÖNCEL-ZEYNEP DURGUT /  MA-ŞİRNEX 

Özyönetim sürecinde devletin sokağa çıkma yasağı ilan ettiği Şirnex’in (Şırnak) Silopî ilçesinde 4 Ocak 2016 yılında devlet güçleri tarafından katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sêvê Demir,  Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır şehadetlerinin 6. yılında anılıyor. Pakize Nayır’ın annesi Behiye Nayır kızının mücadelesini anlattı.

Kobanê saldırısı etkiledi 

Kızının gittiği her alanda kadınlara kimlik ve özgürlük mücadelesini anlattığını belirten anne Behiye Nayır, DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik işgal saldırıları döneminde kızının çalışmalara aktif katıldığını söyledi. İlkokul 5’inci sınıfa kadar okuyan, ardından Kuran eğitimi alan kızının dini anlamak için cemaat sohbetlerine de katıldığını dile getiren Behiye Nayır, “Kuaföre gelen kadınlarla sohbet eder, onları örgütlemeye çalışırdı. Kobanê’ye saldırı başladığında yaşananlar onun üzerinde ciddi bir etki bıraktı. Durmadan cenazeler geliyordu. Pakize bu olaylardan sonra çalışmalara katıldı. Halkına hizmet ediyordu. Kobanê’de yaşamını yitiren ve cenazeleri sınır kapısında bekletilen aileleri karşılıyordu, onları eve getirip onlarla ilgileniyordu” dedi.

Kızının mücadelesini devraldı

Kızının katledilmesinin ardından onun mücadele bayrağını devraldığını belirten anne Nayır, “Onların mücadelesini bizler devralarak sürdürüyoruz. Ben hem Barış Annesi hem de HDP ilçe yöneticisi olarak parti çalışmalarında yer alıyorum. Çocuklarımız öldü ama başka annelerin çocukları ölmesin diye mücadele ediyoruz. Parti çalışmalarında yer almam da Pakize’nin rolü büyüktür” ifadelerini kullandı. 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinin ardından mücadeleye olan inancının arttığını dile getiren anne Nayır, “Sadece Kürt değil, bütün dünya kadınları mücadeleye sahip çıkmalıdır. Kürt de herkes gibi özgürce yaşamak istiyor. Bunun için direneceğiz” diye konuştu. 

‘Yüküm daha da arttı’

Pakize ile birlikte çalışmalarda yer alan arkadaşı Fehime Saruhan ise Pakize ile yaşadığı bir anısını anlattı: “Onunla çalışırken bir aileye gittik. Anne yeni doğum yapmıştı, Pakize’ye, ‘Kızıma senin adını verdim’ dedi. Pakize de ona, ‘Ben daha yaşıyorum’ dedi. Anne ona, ‘Kızımın da senin gibi olmasını istiyorum. Sen de yaşıyorken gör istedim’ dedi. Ancak, annenin çocuğuna onun adını vermesi karşısında ‘Şimdi yüküm daha da arttı. Bu kız çocuklarına bırakacağımız çok şey olmalı’ dedi. Öyle de oldu. Kısa süre önce çalışmaya başlamıştı ama iz bıraktı ve gitti.” 

Pakize’nin yolu

Pakize’nin bir diğer çalışma arkadaşı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Silopi İlçe Eşbaşkanı Asuman Külter de, kısa sürede verdiği mücadelenin örnek teşkil ettiğini dile getirerek, şöyle dedi: “Yeniydi ama ona düşen her bir görevi yerine getiriyordu. Hep önceliği parti çalışmalarıydı. Katledildikten sonra kadınlar üzerinde ciddi bir etki bıraktı. Herkes ‘yolu bizim yolumuzdur’ diyordu ve o yolda ilerlediler.” 

Pakize Nayır

1990 yılında Silopî’nin Ziristan köyünde dünyaya gelen Pakize Nayır, bir süre sonra ailesiyle birlikte Mardin’in Nusaybin ilçesine göç etti. 6 yaşına geldiğinde ailesiyle tekrar Silopî merkeze dönen Nayır, yıllarca batı da tarım işçisi olarak çalıştıktan sonra yaşadığı mahallede kuaför dükkanı açtı. Aynı zamanda siyasi parti çalışmalarında da yer alan Nayır, hem esnaf hem de siyasi parti kimliği ile ilçe halkı tarafından oldukça benimsendi. Nayır’ın kısa süreli yer alabildiği parti çalışmalarındaki izleri ise hala ilçede hissediliyor. 

Hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz

Sokağa çıkma yasakları sırasında bağlandığı bir televizyon programında Botan bölgesindeki direnişe dikkat çeken Nayır, şu çağrıda bulundu: “Botan halkına soykırım dayatılıyor. Bugün bize ses verilmezse yarın çok geç olabilir. Devlet aklına sesleniyorum, aklınızı başınıza alın. Özyönetim ve öz savunma en temel hakkımız ve bu hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Hiçbir hukukta, kanunda, inançta böyle barbar bir saldırı yoktur. Sesimin ulaşabildiği her yere sesleniyorum. Bu çığlığı duyun, yarın çok geç olabilir. İnanın Botan kazanırsa tüm insanlık kazanacak.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.