
KJB Koordinasyonu yaptığı yazılı açıklamada, AKP hükümetinin “Kürt soykırımını sonuca götürmek istediğini” belirterek, ulusal direniş çağrısında bulundu.
KÜRT SOYKIRIMI SONUCA GÖTÜRÜLMEK İSTENİYOR
Açıklamada, “AKP hükümeti Kürt soykırımını sonuca götürmek için Kürt halkına karşı topyekün savaş yürütmektedir. Kürt soykırımını amaçlayan bu savaş hiçbir etik, siyasi, askeri, ekonomik ve hukuki sınır tanımıyor. Bu kirli planın dışına çıkan tek bir muhalif sese dahi tahammül etmeyen ırkçı-faşist AKP, tüm muhalif sesleri ezmiş, bastırmış ve zindanlara doldurmuş durumdadır. Bu durumda Türkiye’de yaşananlar Kürtlere yönelik olduğu kadar genel anlamda da bir toplumsal soykırımdır” diye belirtildi.
“Irkçı-faşist AKP, kendisi dışında kalan herkesi ezmekte, bastırmakta, tutuklamakta, katletmektedir” diyen KJB, şunları ifade etti: “Mevcut durumda Kürdistan’da ve Türkiye’de tüm zindanlar kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı, demokrat, aydın, siyasetçi, gazeteci, sanatçı, sivil toplumcu insanlarla dolup taşmış durumdadır. AKP’nin niyetinden anlaşılan; Kürdistan halkını, dostlarını, demokrat, özgürlükçü aydın tüm toplumsal kesimleri zindanlara doldurmak ve zindanları, ‘halkım, insanım, onurluyum’ diyenlerin mezarı haline getirmektir. Böylece KCK operasyonları ile başlayan siyasi soykırım süreci, Önder Apo’nun avukatlarının tutuklanması ile de çok tehlikeli bir noktaya ulaşmıştır. AKP Türkiye’yi, Önder Apo nun avukatlarını tutuklamakla topyekün savaşın ve soykırım siyasetinin felaket aşamasına sürüklemiş bulunmaktadır.
ÖCALAN’A YÖNELİK FİZİKİ İMHA SÜRECİ
Kürt halkı, dostları ve kadınlar Önder Apo’nun tutuklanmasının nasıl bir felaket anlamına geldiğini çok iyi bilmektedir. Bunun kesinlikle komple bir soykırım anlamına geldiğini çok iyi idrak etmektedir. Çok açıktır ki; Önder Apo’nun 50’ye yakın avukatının tutuklanması demek, Kürtlere yıllardır parça parça uygulanan soykırım siyasetini kesin bir biçimde sonuca götürme tavrı ve tutumudur. Avukatların tutuklanması demek, Önder Apo’nun fiziki imha sürecine alınması ve imha kararının verilmiş olması demektir. Bir halkın önderini tecrit altına almak, halkıyla ilişkilerini koparmak ve savunma hakkından yoksun bırakmak demek, O halkın varlığını, özgürlük değerlerini imha ve tasfiye sürecine almak demektir. Hiçbir tartışmaya yer bırakmadan çok net olan şu ki; AKP Kürt halkını düşman görmekte, Kürt halkına karşı düşman yaratmakta, Kürt halkını aşağılamakta, her türlü onursuzluğu Kürt halkına reva görmekte ve soykırımı Önder Apo’nun tasfiyesi ile tamamlamayı hedeflemektedir. Kürt halkına, ‘benim kölem-uşağım olmazsan sana hiçbir yaşam hakkı tanımayacağım ve seni katledeceğim’ demektedir.”
KÜRTLER ULUSAL DİRENİŞE GEÇMELİ
Açıklamada devam şunlar belirtildi: “AKP’nin Kürtleri soysuzlaştıran, soykırım dışında başka bir seçenek tanımayan ırkçı, faşist, alçakça zihniyeti ve siyaseti karşısında Kürt halkı hemen her dört parçada ve ülke dışında ulusal direnişe geçmelidir. KCK operasyonları ile başlayan imha sürecinin Önder Apo’nun imhası ile tamamlanmak istendiği çok nettir. Bu korkunç tehlikeli durum ve gidişat karşısında Kürt halkı, dostları, demokrat, aydın çevreler ve uluslar arası sivil toplum örgütleri derhal ve çok güçlü bir biçimde harekete geçmelidir. İradelerini ve seslerini birleştirerek Kürdistan’ın ve Türkiye’nin içine sürüklendiği bu gidişatın önüne geçmelidir. Kürt kadınları ve tüm kadın hareketleri bu cehennemin içinde en fazla ve en dehşet bir biçimde kendilerinin yakılacağını bilerek direnişlerini ve mücadelelerini her tarafa yaymalı, özgürlüğün gerçek öncüleri olduklarını çok muazzam bir biçimde ortaya koymalıdır. Önder Apo’nun imhasının kadın özgürlük mücadelesinin imhası ve tasfiyesi olduğunu bilerek ortak iradi duruşla ulusal topyekün direnişin ve mücadelenin en ön saflarında yerlerini almalıdır. Yine egemen ve zulüm sistemi karşısında toplumun ve haklının hakkını savunmaya kendisini adayan tüm hukuk camiası, ulusal ve uluslar arası hukuk kuruluşları kendi varlık gerekçelerine yönelen bu saldılar karşısında seslerini yükseltmeli, harekete geçmelidir.”
ANF - BEHDİNAN