
Komalên Jinên Kurdistan (KJK) 25 Kası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle yazılı bir mesaj yayınladı.
KJK, mesajında, erkek egemen şiddete karşı her şeyini adayarak mücadele eden kadınları selamlayarak, savunmasız bir biçimde erkek egemen şiddetin saldırılarına maruz kalıp katledilen, tecavüz ve işkence edilen kadınların intikamını alma sözü verdiklerinin altını çizdi.
Günümüzde cinsiyetçiliğin faşizan düzeye vardığı belirtilen mesajda, her saniye yüzbinlerce kadın cinayetleri, tecavüzleri, intiharları, işsizliği, ucuz emek sömürüsü, fuhuşa sürüklenmesi, zorla evlendirme, küçük yaşta evlendirme, savaşlardan ve yoksulluktan kaynaklı göç ettirme, göç yollarında katledilme, eğitimsizlik gibi birçok şiddet biçimi yaşandığı; kadına karşı şiddetin devlet tarafından da kışkırtıldığı ifade edildi.
Öz savunma örgütlülükleri oluşturmalıyız
Buna paralel kadın özgürlük mücadelesinin de yerelden evrensele, aile içinden devletlere karşı mücadeleye, sokakta saldıran erkekten yargıya, hükümetlere, güvenlik güçlerine karşı mücadele gücüne ulaştığı kaydedilen açıklamada, öz savunma örgütlülüğünün oluşturulmasının önemine dikkat çekildi ve şöyle denildi: Sistematik bir boyut kazanmış egemen erkeklik karşısında, daha güçlenmiş bir kadın örgütlenmesini ve öz savunmasını geliştirmek hayati bir önemdedir. Tüm siyasi, ekonomik, askeri, ideolojik, bilimsel, kültürel, sanatsal güç birikimi erkek egemenliğinin elinde merkezileşirken, buna karşı kadın mücadelesinin de yeni bir boyut kazanması gerekir. Bir yandan kadın ideolojisini, kadın bilimini (Jineoloji), kadın felsefesini, bakış açısını geliştirirken, diğer yandan bunu politik alana, sanat alanına, öz savunma alanına, ekonomik alanına taşırmalı ve bu anlamda örgütlü olunmalıdır. Bunun için de aileden başlayarak sokaklarda, şehirlerde, köylerde, fabrikalarda, iş yerlerinde, okullarda örgütlülüğümüzü yaygınlaştırmalı ve birleştirerek evrenselleşmeliyiz. Özellikle de yaşanan şiddet karşısında öz savunma yaşamsal bir önemdedir. Her kadın bireysel olarak mutlaka kendi öz savunmasını yapmalı ve bir bütün kadınlar olarak da öz savunma örgütlülüklerini sistemleştirmeliyiz. Dağda, şehirde, ovada, silahlı-silahsız, küçük-büyük, yaşlı-genç, her etnik kimlikten ortaklaşa öz savunma örgütlülükleri oluşturmalıyız.”
Devamında ise Ortadoğu merkezli 3. Dünya Savaşı sürecinde Kürt kadınların ordulaşma ve özsavunma pratiklerinin başarısına da değinilerek, bu deneyimlerin tüm dünya kadınları açısından önemli olduğu belirtildi.
İkinci özgürlük hamlesi 15 Şubat’a kadar
Mesajda, yüzyılların kaderinin belirlendiği bir süreçte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ağırlaştırılmış tecrit işkencesine maruz bırakıldığına dikkat çekilerek, bunun halkların ve kadınların tecrit edilmesi anlamına geldiği belirtildi. “Ortadoğu’ya demokrasi, özgürlük ve barış, kadınlara özgür ve eşit yaşam getirmenin çözüm anahtarını elinde tutan Önder Apo’nun özgürleştirilmesi yaşamsal bir görevdir” denilen mesajda, 8. KJK Kurultayı’nda ‘Yemin ediyoruz ki İmralı sistemini parçalayacağız ve Önder Apo’yla özgürce yaşayacağız!” sloganı ile başlattıkları sürecin 25 Kasım’da sonlandırılacağı ifade edildi.
Açıklamada, hamlenin ikinci aşamasına dair ise şunlar belirtildi: “Kadına yönelik şiddet, Önderliğimizle görüşmelerin kesilmesi, mutlak tecrit ve izalosyan sistemi içinde tutulması ile çok paralel bir şekilde gelişmiştir. Bu anlamda kadın özgürlüğü ve önderliğimizin özgürlüğü son derece iç içe gelişmektedir. Bu nedenle hamlemizin ikinci aşaması 25 Kasım’da başlayıp 15 Şubat’a kadar sürecektir.”
KJK açıklamasında başta Strasbourg yürüyüşü olmak üzere, Kürdistan’ın her parçasında eylemliliklere aktif katılan eylemciler de selamlandı.
‘Hamle 25 Kasım’a yeni anlam kazandırmaktadır’
Açıklama şöyle devam etti: “Önderliği özgürleştirme hamlesinin ikinci aşamasının kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü ile bütünleştirilmesi, güne yeni bir anlam kazandırmaktadır. Çünkü erkek şiddetine karşı kadın ordulaşmasının, kadın partileşmesinin, kadın ideolojisinin, kadın özgürlük sisteminin, kadın biliminin ve özgür eş yaşamların düşünsel ve pratiksel önderliğini gerçekleştiren Reber APO’nun özgürlüğü, kadınların özgürlüğüdür. Şiddete son vermenin gücüdür. Bu nedenle Kürdistan’da bu yılın 25 Kasımı daha güçlü bir anlam kazanmıştır.”
Eylemlere radikal katılım çağrısı
Kadınların, devletçi ve iktidarcı sisteme karşı yerel ve evrensel düzeyde örgütlenmeleri geliştirme çağrısını yineleyen KJK açıklaması şu ifadelerle sona erdi: “Tüm kadınları, gençleri, tüm toplumu 25 Kasım kadına yönelik şiddeti durdurma, protesto etme, kadına yönelik şiddete son verme amaçlı gelişen tüm eylem ve etkinliklere en aktif ve radikal bir biçimde katılmaya çağırıyoruz. Kadına yönelik şiddet sona erdikçe toplumsal özgürlükler gelişebilecektir. Bu temel de özgür kadın aklını, kadın ruhunu, kadın birliği ve sevgisini geliştirerek büyük bir direniş iradesi ile alternatif, yeni ve özgür bir yaşamı yapılandırmanın çalışmalarını yapmaya çağırıyoruz.
HABER MERKEZİ