
KNK Yönetim Konseyi 1988 yılında Saddam rejimi tarafından Kürtlere yönelik gerçekleştirilen Halepçe katliamının 24. yıldönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Halepçe ile birlikte, Qamışlo katliamında yaşamını yitirenlerin de anıldığı açıklamada ''Maalesef yine bugün de Kürt halkı katliamlarla karşı karsıyadır ve bütün dünyanın gözü önünde Kürtlere karşı katliamlar işleniyor ve kimyevi silahlar kullanılıyor. İnsanlığa karşı işlenen bu suçlar Avrupa ülkeleri ile uzman kurumlar tarafından ispatlandığı halde, bu ülkelerin kamuoyları ve ilgili kurumları seslerini çıkarmamağa devam ediyorlar” denildi.
Kürtler mücadeleyle sahiplendi
Açıklamada, 8 Mart ve 12 Mart 2012 tarihinde KNK'nin Avrupa Parlamentosunda Halepçe ve Qamişlo katliamları için düzenlediği konferanslarda da kamuoyunda katliamlara yönelik sessizliğe dikkat çekildiği belirtilerek, bir kez daha Kürt halkına yönelik zulm ve katliam uygulamaları karşısında tavır alınması çağrısında bulunuldu.
Katliam ve baskılar karşısında Kürt halkının taviz vermeden kesintisiz mücadele yürüttüğünü ifade eden KNK, açıklamada şöyle ifade etti:
''Kürt halkının her eylem ve mücadelesi, Halepçe, Qamişlo, Geliyê Tiyarê, Roboskî ve diğer bütün katliamlarda şehit düşenlere sahip çıkmadır. Yine Türkiye ve Kürdistan zindanlarında, Strasbourg’da süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerindeki kahramanlara sahip çıkmadır.''
Değerler ulusal birlikle korunmalı
Açıklamada Kürt aydınları ve siyasi güçlere de karşı karşıya bulundukları sorumluluklar hatırlatılarak, Kürt halkına yönelik gelişen saldırılar karşısında birlik ve duyarlılık çağrısında bulunuldu.
Kürtlere yönelik şiddet ve katliam politikaları karşısında ulusal birliğin önemini vurgulayan KNK açıklamasında şöyle devam etti: ''Şehitlerin sayesinde elde edilen kazanım ve değerlerin sahiplenmesi, ancak ve ancak Kürtlerin birliği sağlandığı ve bir ulusal konferansta bir araya gelindiği oranda, yine böyle bir konferansın olması için bütün örgüt ve kurumların içinde olacağı bir hazırlık komitesinin belirlenmesi ve adım adım hedefe doğru yol alması ile anlam kazanabilir.”
BRUKSEL