
FEHMİ KATAR / BERLİN
Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Nilüfer Koç, Berlin’de katıldığı seminerde Merkel hükümetini eleştirerek, "Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikasından vazgeçin" dedi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de Kürt kamuoyu çalışmalar merkezi Civaka Azad ve Kürdistan Öğrenciler Birliği YXK tarafından düzenlenen seminere konuşmacı olarak katılan KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç son siyasal gelişmeleri değerlendirdi.
Almanya İçişleri Bakanlığı'nın 2 Mart 2017 günü yayınladığı genelge ile aralarında PYD, YPG, YPJ, PÇDK, PJAK, YXK ve NAV-DEM’in de bulunduğu çok sayıda Kürt parti ve kuruluşun bayrak/flamalarını yasakladığını hatırlatan Koç, Merkel hükümetine "Kürtleri kriminalize etme siyasetinden vazgeçin" çağrısı yaptı. 1990'lı yılların başında Kuzey Kürdistan'da gelişen halk hareketini engellemek amacıyla dönemin Kohl hükümetinin 1993 yılında PKK'yi yasakladığını belirten KNK Eşbaşkanı Koç devamla şunları söyledi: "24 yıl sonra bu kez aynı konsepti Merkel hükümeti uyguluyor. Rojava'da gelişen devrimi engellemek amacıyla YPG ve PYD sembollerini yasaklıyor. Buna karşı sadece Kürtler değil herkes mücadele etmeli. Başta da demokrat ve sol güçler bu yasağın iptali için harekete geçmeli. Çünkü bu sorun sadece Kürtlerin sorunu değil, çünkü Kürtler Rojava ve Kuzey Suriye'de bütün insanlık için mücadele ediyor."
Rojava’da başarıldı
"Biz bölünmüş olan her şeyi bir araya getireceğiz" diyen Koç şöyle devam etti: "Batılı güçlerin Ortadoğu’yu böl-yönet politikası herkesi herkese düşman etti. Halkları birbirine düşman ederek bölgeyi kontrol ettiler. Öcalan’ın önerisi parçalanan her şeyi bir araya getirmektir. Bugün Rojava’da görüldüğü gibi bu alternatif başarıya ulaşıyor" dedi.
Birlikte stratejik kararları verelim
KNK’nin bütün Kürtlerin hem fikir olduğu politikalar geliştirmek istediğini, bunun için tüm parti, örgütlerin içerisinde yer aldığı ulusal kongre girişimlerinin olduğunu belirten Koç, Kürdistan’ın sadece küçük bir bölgesinde az sayıdaki Kürt nüfusunu temsil eden partilerin Kürt halkının kaderini belirleyecek konularda tek başına karar vermesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Bütün Kürtleri ilgilendiren stratejik konularda ortak karar alınmanın olmazsa olmaz olduğunu belirten Koç, aksi taktirde sadece şahısların ve küçük bir grubun çıkarlarını amaçlayan politikaların bütün Kürtlerin kaderiyle oynamak olacağını belirtti.
Erdoğan-Katar suç ortaklığı
Ortadoğu’daki Katar krizine de değinen KNK Eşbaşkanı Koç, ‘’Türkiye’nin Katar’a sahip çıkması, Erdoğan’ın Katar aşkı değil, Katarla beraber DAİŞ’e desteklemede yaptığı ortaklığın ortaya çıkmasından duyduğu korkudur. Erdoğan bunun korkusuyla iki haftadır yatamıyordur" dedi.
Biz gitmedik ABD geldi
KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç, ABD’nin öncülüğündeki koalisyon ile ortak yapılan operasyonlar konusunda da şunları söyledi: "Bizim ABD ile stratejik bir beraberliğimiz yok, bu bir taktiksel anlaşmadır. Bizim kendi kararlarımız var, biz neden büyük güçlerle pazarlık yapmayalım ki, güçlüyüz, haklıyız kaldı ki biz ABD’ye gitmedik onlar bize geldiler, çünkü biz iyi savaşçıyız. Önemli olan savaşın kiminle yapıldığı değil, yerelde neler yapıldığıdır, ölçüt olan budur. ABD ile ortak operasyon yapıyorlar diye, onlarla emperyalist birlik yapıyor anlamına gelmiyor, kendi savunması için anlaşma yapıyor. Kürtler Reqa’ya operasyon yapmadan önce bölgedeki bütün aşiretler, din önderleri ile yaptığı görüşmelerle ile Reqa zaferinden sonra halkların ortak katılımı ve demokratik yapıların kurulması için hazırlık yaptı. Zaferden sonra tıpkı Minbic ve diğer kurtarılan bölgelerde olduğu gibi tüm kimliklerin temsiliyetinin olduğu demokratik kurumlar kurulacak."