Bölgedeki gazetecilerin verdiği bilgiye göre dün sabah yerel saatle 08:30 sıralarında koalisyona ait uçaklar iki DAİŞ noktasını vurdu. Bugüne kadar Kobanê'deki en büyük patlamalara neden olan bombardımanın ardından noktalarda çok yoğun duman yükselmeye başladı. Kobanê içindeki YPG'li kaynaklar da çok şiddetli patlamaların hava saldırısı sonucunda yaşandığını doğruladı.


İstense tüm mevzileri vurulur

Öte yandan DAİŞ kuşatmasındaki Kobanê’ye son Cuma ve Cumartesi günü de ABD ordusu tarafından altı hava saldırı düzenledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamaya göre, bu saldırılarda DAİŞ'in bir savaş mevzii ve çete örgüte bağlı iki birlik vuruldu. Ayrıca bir komuta kontrol tesisi ve üç kamyon da imha edildi. Ancak bu bombardımanlar Kürtler tarafından yeterli görülmüyor. ABD ile diğer koalisyon güçlerinin ellerindeki teknik donanımla ve modern uçaklarla isterse DAİŞ'in Kobanê'deki tüm mevzilerini yok edebileceği belirtiliyor. Ancak bir taşla birkaç kuş vurmak isteyen ABD'nin bölgedeki savaşta Kürtlerin güç kazanması lehinde adım atmaktan kasıtlı olarak imtina ettiği ifade ediliyor.

YPG silah istiyor

DAİŞ ile YPG güçleri arasındaki çatışmalar da tüm şiddetiyle sürüyor. PYD Eşbaşkanları Salih Muslim ile Asya Abdullah, bir aya yakındır DAİŞ kuşatması altındaki Kobanê'ye acil yardım koridoru açılmasını ve YPG'ye ağır silahlar ile anti tank füzelerinin verilmesini talep ediyor. Ayrıca hava bombardımanlarının da daha etkili ve yoğun yapılması talep ediliyor.

'İlerleme var, tehlike sürüyor'

ABD'nin Savunma Bakanı Chuck Hagel ise Kobanê’de ilerleme kaydedilmesine karşın durumun tehlikeli olmaya devam ettiğini söyledi. Latin Amerika gezisi çerçevesinde gittiği Şili'nin başkenti Santiago'da düzenlenen basın toplantısında Kobanê'deki durumla ilgili açıklamalarda bulunan Hagel, "DAİŞ'in püskürtülmesine yardımcı olmak için hava saldırılarıyla yapılabilecek her şeyi yapıyoruz" derken DAİŞ'in tümden yok edilmesi için savaşın uzun ve çetin olacağını belirtti. 


Türkiye kimi eğitecek?
Öte yandan ABD Savunma Bakanı, Suriye'deki 'ılımlı muhalifler'in eğitimi ve DAİŞ'e karşı mücadelede bu güçlere askeri teçhizat sağlanması noktasında Türkiye ile müzakerelerde dikkate değer mesafe kat edildiğini de söyledi. Bu kapsamda ABD Savunma Bakanlığı'ndan askeri bir uzman heyetin planlamalar yapmak için bu hafta Ankara'ya gideceği açıklanmıştı.

Yeni DAİŞ'ler çıkacak endişesi

Ancak 'ılımlı muhalifler' derken kast edilen örgütlerin kim olduğu açıklanmıyor. Demokratik kamuoyu ile Kürtler, bu yöntemin DAİŞ gibi güç kazanmış yeni canavar örgütlerin bölgede türemesine zemin olacağına dikkat çekiyor. Ayrıca Suriye'de DAİŞ'e karşı savaşan İslami Cephe, Hür Suriye Ordusu ve El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra'nın savaş pratikleri ile yöntemlerinin ortada olduğunu da vurgulanarak "eğit-silahla donat" planının Ortadoğu halkları için tehlike arz ettiğine dikkat çekiliyor. Gazeteci Ahmet Hakan da köşe yazısında Kürtlerin endişesini paylaşarak "Ilımlı diye eğitilip donatılanların yarın öbür gün IŞİD diye ortaya çıkmayacaklarının bir garantisi var mı?" sorusunu yöneltmişti.

 HABER MERKEZİ




Kobanê kurban edilemez


DAİŞ'e karşı kurulan koalisyonda yer alan Batılı ülkelerin çete örgütün ağır saldırısı altındaki Kürt kenti Kobanê'ye yönelik sessizliklerine yönelik içerden de eleştiriler yükselmeye devam ediyor. Fransa eski Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, DAİŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı uluslararası topluluğun sessizliğini eleştirerek "Kobanê’de DAİŞ’in barbarlıkları karşısında teslim olduk" dedi.  YPG'nin DAİŞ karşısındaki direnişine atıfta bulunan eski Bakan, "Suriye Kürtleri, Sincar (Şengal) Dağı'nda Êzîdileri kurtarmak için kahramanca bir savaş yürüttü. Bize o kadar yakın olan Kürtlerin öldürülmesini seyretmek skandal. Bu alçaklığımız karşısında ne ile ödüllendirileceğiz. Hiçbir şeyle" diye konuştu. Türkiye’nin Kürtlere destek için Kobanê’ye gitmeye çalışanları engellediğine de dikkat çeken Kouchner, "Ankara’nın politik hesapları kabul edilemez" diye tepki gösterdi

ABD stratejini değiştirmeyecek

Johns Hopkins Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Jackson Janes de ABD'nin Kobanê'yi çoktan DAİŞ'e bırakmış olduğunu söyleyerek "Bu utanç verici bir felaket" dedi. "Kobanê kurban edilecek" diyen Janes, Serebrenica'daki gibi sivillere yönelik bir katliam tehdidinin bile ABD'nin stratejisini değiştirmeyeceğini belirtti.  ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun DAİŞ'le ilgili istişareleri Salı günü yapacak olmasının da bunun işaretlerinden biri olduğunu ifade etti. Amerikalı uzman, Irak işgalinden beri ABD'de,  bölgeye askeri birlik göndermeme tutumunun hakim olduğuna dikkat çekti.

Fransa'nın tehlikeli politikası

Kürtlerin işgal girişimi olarak tanımladıkları tampon bölge konusunda Türkiye ile yakın ilişkiler kuran Fransa'ya da tepki var. Kürtler, Fransa ile Türkiye'nin yakın ilişkiler içine girmesini tehlikeli görüyor zira şimdiye kadar bu yakınlaşma Kürtlere çok pahalıya patladı. Fransa, Irak'ta DAİŞ'e karşı hava bombardımanı yapan ülkeler arasında ancak şimdiye kadar Kobanê için hiç bir şey yapmadı.

Almanya ve İngiltere'nin tutumu

ABD ile Fransa gibi DAİŞ karşıtı koalisyonda yer alan Almanya ve İngiltere ise YPG'ye silah yardımı yapmazken, peşmergeyi silahlandırıp ve eğitmeye devam ediyor. Almanya, koalisyon güçlerinin hava saldırılarına dahil olmazken İngiltere ise sadece Irak'taki DAİŞ hedeflerini vuruyor.

Basın YPG'nin direnişine ilgili

Rojavalı Kürtlere yardım etmeyen tüm bu ülkelerde basın ve kamuoyu ise hükümetlerinin aksine DAİŞ'e karşı adeta iman gücüyle savaşan YPG'nin Kobanê'de 28. günü geride bırakan destansı direnişini büyük bir ilgiyle takip ediyor. ABD ile Avrupa ülkelerinde peşmerge gibi YPG'ye de ağır silah verilmesi ve Rojava üzerindeki ambargonun kaldırılması talebi de gittikçe daha fazla taraftar topluyor. ABD de Obama yönetimine bu yönlü baskılar da artmaya başladı.

HABER MERKEZİ