
"Birbirimizle bir kader bağımız var" diyen Deniz, komünistlerin dünyanın neresinde olursa olsun ezilenlerin yanında olmak gibi bir görevlerinin olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Bizim esas aldığımız parola budur. Tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin yanında yer almak. Rojava'nın bizim için önemi de budur.''
'Daha ne bekliyorsunuz?'
Türkiye sol hareketlerinden bazı grupların hala Rojava Devrimi'nin devrim olarak adlandırmadıklarını belirten Deniz, şunları belirtti: "Bu devrime, devrim demek için daha ne bekliyorsunuz? Bir devrimde olması gereken iki husus vardır. Ezen ve ezilen. Türkiye devrimci hareketinin şovenizmin etkisinde kalma gibi bir problemi var. Bu tartışmaları bir tarafa bırakmak gerekiyor. Varolan bir irade ve direniş var ve bu direnişi selamlamak, desteklemek ve bu iradeye katılmak gerekiyor. Biz de bunun için Rojava'dayız. Devrimcilerin buraya gelmesi gerekiyor. Gelemiyorlarsa da destek vermeleri gerekiyor. Ama asıl olan gelip katılmaktır. Eğer hâlâ devrim olduğuna inanmıyorlarsa gelip görsünler."
Her meslekten insana ihtiyaç var
MLKP'li Seydo Azad da, Türkiye devrimci hareketinin Rojava Devrimi'ne sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi. Azad, ''Onları buraya çağırıyoruz. Buraya sadece savaşçı gerekmiyor aslında. Kobanê'ye her türlü destek gerekiyor. Doktora, hemşireye, araç tamircisine ve silah tamirinden anlayan herkese ihtiyaç var. Kobanê'de, Rojava Devrimi'nde herkese iş vardır'' dedi.
Seydo Azad Türkiye devrimci kamuoyuna da şöyle seslendi: ''Gelin görün, devrimi uzaktan değil dokunarak hissedin. Buraya gelip dokunduklarında, hissettiklerinde devrimlerin kitaplarda yazıldığı gibi olmadığını dokunarak öğrenecekler. Özgürlük ve sosyalizmden yana olan herkesi Rojava'ya çağırıyoruz."