Bu Kobanê direnişini abartma ve övgü değil. Kelimelerin yetmediği bir anlatı aslında. Çünkü Kobanê'de ortaya çıkan direniş Kleşlerle tanklara karşı savaşma iradesini ve cesaretini gösteren bir direniş. Çok kıt imkanlarla yediden yetmişe bütün Kobanêlilerin içinde yer aldığı halk direnişi. Direnişin her gününe insan üstü iradenin destanları yazılıyor.
Dünya, 49 gündür bu direnişin askeri yanını görüyor. Bunu konuşuyor. Bunun üzerinden hesaplar yapmaya çalışıyor. Bu iradeyi açığa çıkaran ideolojik felsefik yanı ise ya hiç konuşmuyor, ya da öylesine bir değiniş oluyor. Oysa Kobanê direnişinin sırrı ideolojik felsefik yanında. Tanklara karşı Kleşle direniş cesaretini ortaya çıkaran güç ideolojik felsefik yanıyla bağlantılı.
Kobanê'ye saldırılmasının da sebebini oluşturan; demokratik, ekolojik kadın özgürlük paradigmayı yaşamın her alanına yerdiren Rojava devrimi, uluslararası ve bölge güçleri açısından ciddi bir tehlike olarak görüldü. Dolayısı ile Rojava kantonları uluslararası güçler tarafından hiç görülmek istenmedi. Aslında görülmek istenmeyen; Rojava'da ki halk örgütlüğü, kadın özgürlüğü, halkların ortak kaderi, inançlara ve mezheplere hoşgörüsü kısacası devrimin felsefesi ve ideolojisi görülmek istenmedi. Çünkü bu ataerkil, devletçi zihniyet ve sistemin dışında bir oluşumdu. Halbu ki üç yıldır saldırı altında olan Rojava direnişi bu ideolojiden güç almaktadır. Yani özgürlük bilincinden, doğadan, kadından, halklarla ortak yaşamdan güç almaktadır.
Aksi halde bölgenin en iyi donanımına sahip Irak ve Suriye gibi orduların bile direniş göstermediği DAİŞ çetelerine karşı çok kıt imkanlarla mücadele etmek, buna karşı direnmek mümkün olmazdı.
Aslında Kürt halkının kırk yıla yakındır süren mücadelesi böyle bir felsefeye dayanıyor. Direniş gücünü de bu felsefeden alıyor. Ancak uluslararası güçlerin bölge politikaları ve ne yazık ki halkların vicdanını körelten ulus devlet zihniyeti bu realitinin görülmesi önünde engel olmuştur.
Kobanê direnişi bu ideoloji ve felsefenin Kobanê halkında vücut bulmuş halidir.
Bu felsefe insan yaşamını merkezine almış, toplumun sosyal, kültürel ve komünal değerlerini korurken,bu hakkın her halk ve kesim için vazgeçilmez olduğu ilkesini benimsemiştir.
Kobanê direnişini ele alırken de bu yanını görmek, direnişte hayatını ortaya koymuş yüzlerce insanları anlamak açısından önemlidir. Talan, işgal kültürünü bölgede uygulayan, kadını savaş ganimeti olarak pazarlara süren DAİŞ çetelerine karşı direnen YPJ'li kadınları anlamak için gereklidir.
Bu direnişe destek vermek için dünyanın dört bir tarafından bugün sokaklara çıkan insanlar; öncelikle Kobanê'de ortaya çıkan direniş ruhu, onun felsefesi, sistemi, komün yaşamı ve kadın özgürlüğü ile buluşmak için sokaklara çıkmıştır. Çünkü buna insanlığın ihtiyacı vardır. Herkes kendi geleceğini Kobanê direnişinde görmüş, hissetmekte ve anlam katmaktadır.
Kobanê direnişinin felsefik ve ideolojik yanını daha fazla görmeli, konuşmalı ve bölge halkına mal etmeliyiz. Daha şimdiden sonuç alan bu direniş bölgenin dokusuna nüfus ettikçe, daha yaşanılır bir gelecek bölge hakları açısından kaçınılmaz olacak.
Zaman, bu felsefeye sahip çıkmak ve her günü Dünya Kobanê Günü yapma zamanıdır.