
Rojava direnişini DAİŞ eliyle ezmeye çalışan Türk devleti, Rojava ile dayanışan Türkiyeli gençleri hedef aldı. Kobanê’yi inşa çalışmaları için yola çıkan onlarca SGDF üyesi genç, bombalı saldırıyla katledildi.
Kobanê’yi inşa çalışmalarına katılmak üzere İstanbul ve Ankara gibi Türkiye kentlerinden Suruç’a gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, dün bombalı saldırının hedefi oldu. Saldırıda, ilk bilgilere göre 32 genç katledildi, 100 kişi yaralandı.
“Kobanê’yi beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” şiarı ile önceki gün Suruç’a ulaşan, kendileriyle birlikte aylardır topladıkları insani yardımları da getiren sayıları 300’ü bulan SGDF’li gençler, Amara Kültür Merkezi’ne yerleştirilmişti.
Kobanê’ye geçmek isteyen gençlerin talebine olumsuz yanıt veren İlçe Kaymakamlığı, ancak temsili bir grubun geçmesine izin verdi.
Onlarca genç katledildi
Bunun üzerine bir grubun Suruç’ta kalarak “Kobanê Şehitliği Ormanı“ için fidan dikmesine, bir grubun da Kobanê’ye geçmesine karar veren gençler, yola çıkmadan önce basın açıklaması yapmak istedi.
Amara Kültür Merkezi önündeki bahçede basın açıklaması düzenlendiği sırada büyük bir patlama meydana geldi. Patlama sonucu Kültür Merkezi’nin bahçesi kan gölüne döndü. Olay sonrası merkezde can pazarı yaşanırken, polis de gaz bombasıyla panik yaşanan alana saldırdı.
Saldırıda yaralananlar, Suruç Devlet Hastanesi ve Urfa merkezdeki hastanelere kaldırıldı. Saldırıda dün saat 16.00 itibariyle 32 kişi yaşamını yitirdi, 100’ü aşkın genç yaralandı. Hastaneye kaldırılan ağır yaralılar nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının artmasından endişe ediliyor.
Amed’den sağlık ekibi
Onlarca gencin hastanelere kaldırılması üzerine Amed’deki sağlık emekçileri ve insan hakları örgütleri de destek için Suruç’a hareket etti. Heyet, Diyarbakır Tabip Odası, SES, TİHV Diyarbakır Temsilciliği, İHD ve Eczacılar Odası temsilcilerinden oluştu.
Saldırı anı
SGDF üyeleriyle birlikte İstanbul’dan Suruç’a gelen ve olay anına tanıklık eden yönetmen Garip Çelik, şunları anlattı: “Sabah Amara Kültür Merkezi bahçesinde kahvaltımızı yaptık. Daha sonra yasal işlemler için kaymakama başvuracaktı. Kimlik fotokopileri toplandı ve kitleyi bilgilendirmek üzere Amara Kültür Merkezi’nin önünde toplandı ve basın açıklaması yapıldı. Ben o esnada basının bulunduğu noktada çekim yapıyordum. Kitle ve bizim aramamızda 2-3 metre vardı. Kobanê’de görev dağılıma ilişkin konuşma yapılıp basın açıklaması biterken korkunç bir patlama meydana geldi. Öyle şiddetliydi ki, bacaklar, kollar üzerimize uçuştu. Cesetler paramparça olmuştu. Her yerde yaralı ve vücutları paramparça olmuştu. Aynı otobüste gittiğimiz arkadaşımızı kaybettik.”
Kürtleri ve sosyalistleri adım adım takip eden polislerin olay esnasında ortada görünmediklerine dikkat çeken Çelik, “Ama patlama sonrası gelip halka saldırdılar” dedi.
Oyuncak götürüyorlardı
Saldırının tanığı tiyatro oyuncusu Murat Akdağ, patlamanın basın açıklaması yapan grubun tam ortasında gerçekleştiğini belirterek, “150 kişilik bir ekip basın açıklaması yapıyordu. Ardından bir arkadaşımız konuşma yapıyordu. Tam bu 150 kişilik grubun ortasında bomba patladı” dedi.
Kobanê’ye gidiş amaçlarının yeniden inşa olduğunu belirten Akdağ, grubun yardımlar götürdüğünü, ayrıca orada kültürel faaliyetler düzenlemeyi amaçladıklarını söyledi.
“Kobanê’yi yeniden inşa için gidiyorduk. Yardımlar, meyve suları, oyuncaklar, maketler toplanmış, otobüslerle geldik… Bu insanlara saldırdılar” diyen Akdağ, “Kobanê’ye akşam geçilecekti. Ben orada tiyatro oyunu oynamaya gidiyordum. Buradaki ekiple orada tiyatro oyunu hazırlayacaktık. Bu insanlara saldırdılar işte” diye konuştu
Saldırı sırasında Amara Kültür Merkezi bahçesinde bulunan Demokratik Bölgeler Partisi( DBP) Suruç İlçe Eşbaşkanı Mehmet Koşti de, “Patlama yeriyle benim bulunduğum yerin arası 15 metreydi. Patlama kesin intihar saldırısıdır. Bahçede herhangi bir araç yoktu” dedi.
Görgü tanığı yayından alındı
HaberTürk televizyona bağlanarak olayı anlatan görgü tanıklarından Pınar Gayıp ise canlı yayından çıkarıldı. Gayıp, “Bizim amacımız barıştı, barış için oraya gitmiştik. IŞİD üyesi birisi bizim barış sloganları attığımız sırada arkadaşlarımızın arasına sızmış. 5 dakika önce sarıldığımız arkadaşlarımız paramparça oldu. Katil AKP’nin katil polisi oradaki yaralılara müdahale etmek yerine orada yaralıları taşıdığımız araçlara gaz bombası attılar” deyince program sunucusu tarafından yayından alındı.
Vali: Canlı bomba
Urfa Valisi İzzettin Küçük, saldırının canlı bomba olduğunu kesinleştirdiklerini açıkladı. Küçük, “Canlı bomba ama yaşı nedir, ne değildir onu henüz ekiplerimiz, güvenlik güçlerimiz tespit için uğraşıyor. Olay çok taze. Kimdir, kimliği nedir, onun hakkında henüz bir bilgimiz yok. Olay yeri inceleme ekibi ve pek çok güvenlik kuvveti, o araştırmayı yapıyor ve netice alacaklar. Netice alınca da kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.
Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi ise ulaşılan bilgilere göre saldırganın kadın olduğu ve “ilk belirlemelere” göre tek olduğunu söyledi. “Canlı bomba saldırısı olması IŞİD ihtimalini de gündeme getiriyor” diyen Çitfçi, kendilerine saldırıyla ilgili herhangi bir istihbaratın ulaşmadığını da ileri sürdü.
Türk Başbaşanı Ahmet Davutoğlu’nun da saldırıyla ilgili Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e ‘inceleme’ talimatı verdiği bildirildi.
AKP politikasının sonucu
Suruç’ta yaşanan katliam üzerine CHP, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu başkanlığında Malatya Milletvekili Veli Ağababa ve Antep Milletvekili Mehmet Şeker’den oluşan bir heyeti bölgeye gönderdi. Heyette yer alan Tanrıkulu, katliamın AKP politikasının bir sonucu olduğuna dikkat çekerek, “Defalarca hükümeti, Suriye’deki savaşa müdahil olmaması, Suriye’deki savaşı Türkiye’ye taşımaması konusunda uyarmıştık. Hükümet bir an evvel fail ve bağlantılarını ortaya çıkarmakla mükelleftir. Bu olay ve Diyarbakır katliamı başka katliamların olabileceği konusunda kuvvetli bir ihtimali ortaya koymaktadır. Hükümet Türkiye’nin genelinde bu örgütle ilgili etkin bir mücadeleyi ve tutumu açıklıkla ortaya koymalıdır” diye konuştu.
Erdoğan’ın tehditleri
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Girê Sipî’nin (Til Ebyad) DAİŞ işgalinden kurtarılmasının ardından “Tüm dünyaya sesleniyorum: Suriye’nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz” demişti. Erdoğan’ın bu açıklamasının ardından Türk ordusu Rojava sınırına yığınak yaptı. 25 Haziran’da Kobanê’de çoğu kadın ve çocuk 300 kişi katledildi. Erdoğan, buna rağmen DAİŞ’in elindeki Cerablus’a dokunulmaması için hem tehditlerini sürdürdü hem de çetelerle ortaklığını gizlemek için ABD ile görüşmeler yaparak göstermelik gözaltı operasyonları yaptı. Erdoğan ve yönetimi bayram sabahı bile Kürtleri hede alırken sınır hattında ağırladığı DAİŞ çetesi üyeleriyle ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Suruç Katliamı da Erdoğan yönetimindeki Türk devletinin bedel ödetme plotikasının ürünü olarak görülüyor.
URFA