Kürdistan Özgürlük Mücadelesi, PKK ile başlayan direniş serüveninin 36 yılını doldurdu. PKK'nin yıldönümünde, Kobanê'de boy veren direniş ve dünyanın dört bir yanına yayılan etkileri, bu mücadelenin haklı ve meşruluğunu da bir kez daha ortaya koydu.
Kürdistan Özgürlük Hareketi, Kobanê ile büyüklüğünü zaferle taçlandırma hazırlığı yaparken; tüm özel savaş yöntemleriyle bu mücadeleyi engelleyemeyen sömürgeci Türk devleti, 'Yeni Türkiye' markasıyla eski maharetlerini Kobanê'de sergiliyor. Son olarak Kobanê'nin kuzeyinde DAİŞ'in yeni cepheyi açmasına verdiği destekle, Kürt karşıtlığını yeni bir aşamaya taşıyor.
Dünya çapında Kobanê direnişine yönelik ilgi karşısında çıldıran AKP Hükümeti, coğrafik yakınlık avantajını da kullanarak, DAİŞ'le stratejik yakınlığını derinleştiriyor.
Kobanê'ye yönelik son saldırının HDP heyetin İmralı'da görüşme yaptığı saatlerde gerçekleşmesi de ayrı ama anlaşılır bir garabet. İmralı'ya heyet gönderilirken, Kobanê'nin tek kapısı Mürşitpınar'dan DAİŞ'in bomba yüklü araçları uğurlanıyor. Kobanê'ye açılan resmi savaş kapısıyla, Kuzey'deki sürece karşı DAİŞ kozunun süreklileşen, uzun vadeli bir aparat olarak kullanılacağı bir kez daha netleşiyor.
AKP Hükümeti, adım atmamasına rağmen, 'çözüm süreci'nin propagandasını, reklamını alabildiğince yaparak, Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni suçlamayı da ihmal etmedi. Kürt tarafının silahsızlandırılmasının propagandası yapılırken, savaş politikasından taviz verilmeyerek, yeni savaşlara hazırlık yapılıyor.
Kürt tarafı daha önce de serhildanları, açıklamaları ve uyarılarıyla Kobanê'ye saldırının Kürdistan'a yönelik saldırı olduğunu ifade etti.
Kobanê'nin kapısında patlatılan bombanın, Türk Hükümeti eliyle sabote edilen olası Türk-Kürt ittifakının dikilmeye çalışılan kolonlarını yıktığı herkesçe biliniyor. Kürt halkının savaş politikası eşliğinde oyalanacak kadar seçeneksiz olmadığı da...