Kobanê'den gelerek Suruç'ta çadır kentlere yerleşen Kobanêlilerin kışın yaklaşmasıyla birlikte yaşadıkları zorluklar artıyor. Saldırılar nedeniyle Kobanê'den Amed'e göç etmek zorunda kalan gelen aileler, dayanışma ile ayakta duruyor. Ailelerin tek isteği çetelerden arındırıldıktan sonra bir an önce Kobanê'ye dönmek.
Çoğunluğu çocuk, yaşlı ve hastaların kaldığı Arîn Mîrkan Çadır Kenti'nde kalan Kobanêliler, soğuk havaya karşı direniyor.  Kobanêli Hezî Hesen, ''Bir anda geldiğimiz için gerekli hazırlıklar yapılamadı. Şu an çadırlarda ısıtıcı sorunu çözmekle uğraşıyorlar. Çocuklar soğuktan üşüyor ve gece boyu tüm çadırlardan çocukların ağlama sesi geliyor. Karanlık ve soğuk olduğundan dolayı çocuğum sabaha kadar ağlıyor'' dedi.

Mecbur bırakıldık

Kobanêli Fatma Derweş göçe mecbur bırakıldıklarına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "DAİŞ çeteleri çocuklarımıza zarar vermeseydi asla gelmezdik. Kimse bizim ölümden korktuğumuzu düşünmesin. Çetelerin vahşetinden dolayı çocuklarımızı kurtarmak için toprağımızı terk ettik. Çoğumuzun çocukları ve eşleri cephede savaşıyor. Burada gecenin zifiri karanlığında aylarca kalacağımızı düşünmüyoruz çünkü Kobanê DAİŞ çetelerinden temizlenecek."

Onurlu bir yaşam için

Kobanê direnişinden 10 gün önce eşini kaybeden ve Şengal direnişinde de kızı YPJ'li Amara Dersim'i kaybettiğini söyleyen Emine Lalo, "Eşimi Kobanê'de defnettiler. Ben ve çocuklarım eşimin mezarını bile görmüş değiliz. Bir kızım da şuan Kobanê'de YPJ saflarında DAİŞ çetelerine karşı mücadele ediyor. 7 çocuğum ile birlikte çadır kentte Kobanê'ye geri dönmeyi bekliyoruz. Belki halk olarak büyük bedel ödedik ama onurlu bir yaşam gelecek. En küçük oğlum 7 yaşında ve sürekli babasını soruyor. Babası onu öperek göndermişti. Şimdi Kobanê'ye gidince babasının mezarını görecek."

Gözleri Kobanê'de

DAİŞ çetelerinin vahşeti nedeniyle Kuzey Kürdistan'a göç eden Kobanêliler, gittikleri yerlerde savaşın derin izleriyle yaşama tutunmaya çalışıyor. Amed'e göç eden ailelerin bir bölümü, kendilerine uzatılan dayanışma eli ile ayakta durmaya çalışıyor. Sahip olduklarını geride bırakmaları nedeniyle elleri ve avuçlarındakilerle kentin Bağlar, Sur gibi yoksul ilçelerinde birkaç göz odalı evler kiralayıp içine yerleşen ailelerin yanı sıra birkaç ailenin birlikte kaldığı evlerde yoğunlukta.

17 kişi bir evde kalıyor
Bağlar'a bağlı Kaynartepe mahallesine yerleşen 37 aileden Arif ve Davut aileleri, kiraladıkları 3 odalı bir evde 17 kişi birlikte kalıyor. Ellerindeki parayla sadece aylık kirası 350 TL olan evin 2 aylık kirasını ödeyebilen aileler, evin içindeki eşyaları ise Mahalle Meclisi'nin desteğiyle toplayabildi.
Toprağımıza döneceğiz
Davut ailesinin fertlerinden Narin Davut'un çetelere karşı savaşan ağabeyi dışında anne, baba ve 6 kardeşiyle birlikte göç etmek zorunda kaldı. Ev bulamadıkları için sokakta kaldıklarını anlatan Narin, ardından Amedlilerin yardımları ile ev bulduktan sonra ellerindeki tüm parayla kirayı ödediklerini söyledi.
Tek isteklerinin biran önce Kobanê'ye dönmek olduğunu dile getiren Davut, "Kobanêli halkımızın hepsi yurduna geri dönmeli. Çünkü Kobanê'de genç kadın ve erkeklerimiz boşuna şehit düşmedi" dedi.
Bir ağabeyi YPG saflarında yaşamını yitiren ve bir ağabeyi halen YPG savaşçısı olan Afaf Melle Arif de Kobanê'den göç etmenin kendisine çok ağır geldiğini söyledi. Arif, Kobanê'nin kurtuluşu için, dökülen kanlar için yurtlarına geri dönmek istediklerini ifade etti.

Büyük zorluk içinde

Kobanê'den göç etmek zorunda kalan Xecice Ali ise göç nedeniyle büyük zorluklar yaşadıklarını söyledi. Buldukları 2 odalı evde 10 kişinin barındığını ve komşularının yardımıyla ayakta durmaya çalıştıklarını belirten Ali, dönmek için Kobanê'nin kurtarılmasını bekliyor.
Kış aylarının kendini göstermesi ile daha da zorlanacaklarını belirten eşi Mihemed Ali ise yatacak yataklarının dahi olmadığını söylüyor. Temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan aile, evin kirasını ödemekte de zorluk çekiyor.

Vatan her şeyden tatlıdır

Kobanê'de Barış Anneleri Meclisi'nde 1 yıl boyunca çalışmalarda yer alan 65 yaşındaki Sebihe İbrahim de Ali ailesi ile aynı evi paylaşıyor. Saldırılar üzerine birlikte sınırı geçmeye çalıştıkları sırada eşi İzzet Ali'nin yaşamını yitirmesi üzerine yalnız başına kalan Sebihe İbrahim, Ali ailesinin yanına yerleşti. "Savaşacak gücüm olsaydı elime silah alır vatanım için savaşırdım. Vatan her şeyden tatlıdır, anadır. Savaş bitsin artık vatanıma dönmek istiyorum" diyen İbrahim, Kobanê'ye döndüğünde eşinin mezarını da götüreceğini söyledi.

DİHA/URFA/AMED




Kobanê'den tarım işçiliğine

DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırıları sonucu Türkiye'ye giriş yaparak, Antalya'ya yerleşen 120 Kobanêli aile, nar bahçelerinde günlük 40 liraya çalışarak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.
DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırıları sonucu Türkiye'ye geçen yaklaşık 120 Kobanêli aile,  Antalya'nın Sütçüler Mahallesi'ne yerleşti. Burada yeni bir yaşam mücadelesine başlayan aileler,  günde 12 saat bahçelerde nar toplayarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyor.
Üç çocuğuyla beraber, Antalya'ya yerleşen Kobanêli kadınlardan Aliya, DAİŞ çetelerinin saldırısı nedeniyle Kobanê'ye bağlı Berferat köyünden göç ettiğini belirtti. Aliya yaşadıklarını şöyle aktardı: ''Köyümüz Arap köylerinin arasında olduğu için ne tarafa kaçacağımızı bilemedik. Kobanê'ye doğru giden yolda koşmaya başladığımızda Arap komşularımız üzerimize ateş açtı ve yaralanan babam bir ay sonra yaşamını yitirdi. Eşim de babamla aynı anda açılan ateş sonucu yaralandı" dedi.
Akrabaları Kobanê'de savaşıyor

Akrabalarının çoğunun YPG'ye katıldığını ifade eden Aliya, Kobanê'nin DAİŞ'ten temizleneceğini ve bu savaşı kazanacaklarını kaydetti. Üç kuzeninin YPG ve YPJ saflarında olduğunu belirten Aliya, "Biri şehit düşünce diğeri silahını alıp savaşmaya devam etti ancak oda kardeşinin şahadetinden 10 gün sonra şehit düştü. Kanlarının yerde kalmayacağını biliyorum" dedi. Aliya, Antalya'da, kendilerine sahip çıkıldığını belirterek, tekrar Kobanê'ye dönmek ve kendi topraklarında yaşamına devam etmeyi istediğini dile getirdi.


Her biri başka kentte

Antalya'ya yerleşen Kobanêli kadınlardan Xatice de eşi ve 10 çocuğuyla göç ettiğini söyledi. Birçok akrabasının DAİŞ'e karşı savaşmak için YPG ve YPJ'ye katıldığını ifade eden Xatice, "Kardeşimin çocukları YPG'ye katıldı ve şehit düştüler. Kimin nereye sığındığını bilmiyoruz. Kimisi Antep'te, kimisi İstanbul'da, yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Biz burada, geçimimizi nar toplayarak sağlıyoruz, çünkü bütün paramızı buraya gelmek için yola harcadık. Küçük kızım Darya 'geri dönelim' diye sürekli ağlıyor" şeklinde konuştu.

JINHA/ANTALYA