Dünyanın kalbinin attığı Kobanê’de mevzileri geziyoruz. Kadınlar, erkekler, yaşlılar aynı mevzide, aynı amaç için savaşıyorlar. Cephede savaşanlara lojistik destek, sağlık hizmeti verenler de büyük bir mücadele yürütüyor.
Uzak ve yakınlarda çatışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bazen öyle anlar oluyor ki, adım atmak, başınızı kaldırıp sağa sola bakmak neredeyse imkansız.
Kobanê’de öncelikli olan direnişi sürdürmek ve kentin düşmesini önlemek. Bütün herkes buna motive olmuş durumda. Dünyanın bu büyük yükü burada bulunan insanların omzuna bırakması büyük bir haksızlık. Ancak burada savaşanlar neden burada olduklarını, neden savaştıklarını, Kobanê’nin neden düşmemesi gerektiğini hepimizden daha iyi biliyor ve anlıyor. Ondan olmalıdır ki hayatları pahasına, olağanüstü bir çabayla taraflar arasında eşit olmayan koşullarda savaş yürütüyorlar. Öyle kolay değil imkansızlıklar içinde onur ve özgürlük savaşını yürütmek. Gençliklerinden, ailelerinden, hayatlarından vazgeçerek bunu yapıyorlar.
İşte Kobanê ruhu tam da budur.
Fedakarlık, eşitlik, özgürlük, dayanışma ve enternasyonalizm bu ruhun özetini oluşturuyor. 
Bunu Kobanê’ye geldiğinizde daha iyi anlıyorsunuz. Mevzileri gezdiğimizde MLKP savaşçılarıyla karşılaşıyoruz. YPG ve YPJ savaşçılarıyla birlikte omuz omuza savaşıyorlar. Bir süre önce MLKP savaşçısı Suphi Nejat Ağırnaslı (Paramaz Kızılbaş) burada şehit düşmüş. MLKP savaşçılarını cephede görünce ‘devrimcilik lafla değil, böyle olur’ diye içimden geçiriyorum.
Merhabalaşıyoruz. MLKP savaşçıları bize  ‘hoşgeldiniz’ diyor.
Hal hatırdan sonra ayak üstü röportaja geçiyoruz. Zira röportaj esnasında çatışmalar tüm hızıyla devam ediyordu.
Eylem Deniz, MLKP direnişçisi genç bir kadın. Henüz 25 yaşında. Bir o kadar güzel, zeki ve esprili biri. MLKP’nin çağrısı üzerine bir grup arkadaşıyla birlikte Kobanê’ye geliyor.
Eylem Deniz’e niçin Kobanê’de olduğunu sorduğumda, bana "Belki benim için başka gelecekler de olabilirdi. Bugün başka bir yerde de olabilirdim ama benim için özgür bir yaşam olmayacaktı. Çünkü nereye gidersem gideyim; sistem her yerde, erkek egemen zihniyet her yerde. O zihniyetin olduğu bir toplumda gerçekten genç bir kadın olarak özgürce yaşamak mümkün değil, bunu da gördüm. Burada Kobanê’de olmak, aynı zamanda vicdan meselesi, devrimci olarak, devrimci bir kadın olarak, bunca DAİŞ çetelerinin katliamları söz konusu iken durup izlemek benim açımdan mümkün değil” cevabını verdi.
Avînar Amed… 21 yaşında. 2 aydır Kobanê’de. Diyarbakır, Liceli. Avînar’a Kobanê’ye gelmeden önce nasıl yaşadığını sordum. Verdiği cevap; "Öğrenciydim. Diyarbakır’dayken de haksızlıklara karşı yapılan eylemlere katılırdım" oldu.
Devamla kaç kardeş olduklarını ve Kobanê’ye gelişini ailesinin nasıl karşıladığını sorduğumda; Avinar, "4 kardeşiz. Buraya gelirken aileme bir not bıraktım, direnişe katılacağımı söyledim. Ailem, özellikle babam gurur duyuyordur benimle” cevabını verdi.
Tîjda 19 yaşında. 6 ay önce Rojava Devrimi’ne katılan Tîjda, "Rojava Devrimi dünya devrimidir. Neredeyse dünyadaki herkes YPJ’yi konuşuyor. Kendimizi burada iyi hissediyoruz. DAİŞ gibi vahşilerle savaşıyoruz.”
Tîjda’ya "korkuyor musunuz?” diye sorduğumda, verdiği cevap; "Hayır, korkmuyoruz, DAİŞ bizden korksun. Kaldı ki çok korkuyorlar” oldu.
Viyan… 20 yaşında, Kuzey Kürdistanlı. 12 gündür Kobanê’de. Viyan, "Kobanê direnişini duyduktan hemen sonra hem halkımız için hem de DAİŞ’in saldırılarına karşı mücadele etmek için geldim" diyor.
Kobanê’de Kuzey, Doğu, Güney ve Batı Kürdistan’dan savaşçılar görmek bir istisna değil. Kürdistan’ın birliği burada çoktan yaratılmış. İstediği kadar yapay sınırlar varlığını sürdürsün, Kürt gençlerinin zihinlerinde sınırlar çoktan yerle bir edilmiş. Yine MLKP saflarında burada Türkiye’nin çeşitli kentlerinden gelip savaşanları görmek, halkların ortak mücadelesi için çok değerli bir gelişme.

Şu bir gerçek ki bu kadınlar destan yazıyor. Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğunu artık tüm dünya alem öğrendi, biliyor. Genç kadınlar mevzilerde ülkelerini, onurlarını korumak adına tabiri caizse gencecik bedenlerini ölüme yatırmışlar. Bu muhteşem kadınlar da biliyor Kobanê’deki direnişlerini tüm dünyanın konuştuğunu. Bunun farkındalar. 


ESRA ÇİFTÇİ