
Emniyet 45 dakikada buldu
Savcının mütaalaya delil olarak koyduğu ve mahkemenin kabul ettiği gizli tanık Avcı'nın Gülsüm Koç'a ilişkin ifadesi şöyle: "Doblo veya Cornnet marka bir aracın durduğunu ve araçtan bir bayanın köşede bulunan direğin yanına geldiğini gördüm. Ben bu sırada yolun karşısındaki kaldırımdan ilerliyordum. Bu bayanın yanına yine aynı araçtan bir erkek şahıs daha inerek geldi bu şahıs da elleri arkasında diğer bayan gibi durdukları direğin dibinden Kale Caddesi'nden Palamut Caddesi ve Bingöl Üniversitesi istikametine bakınmaya başladılar. Ben bu sırada bu şahısları yaklaşık 15-20 metre kadar geçtikten sonra bu şahısların bulunduğu kaldırıma geçtim. Tam bu sıra bir cazırtı koptu. Ben bu esnada şahısların bulunduğu tarafa baktığımda şahıslar yola çıkmadılar. Muhtemelen araçlarına binerek Kale Caddesi'nden aşağı istikamete gittiler." Tutanaklarda gizli tanık Avcı'nın ifadesinin alınmasından 45 dakika sonra Gülsüm Koç'u fotoğraftan tehşis etmesinin istenmesi dikkat çeken bir diğer ayrıntı.
Baktın mı bakmadın mı
Avcı ifadesinin bir yerinde "Ben bu şahısları ilk gördüğümde durumlarının şüpheli olduğunu anlamıştım. Fakat çok bakınırsam gelir bana sataşırlar endişesiyle fazla dikkatli bakmadım" diyor. İfadesinin başka bir yerinde ise kadına uzun uzun baktığını belirterek çelişkili ifade veren gizli tanık Avcı, şöyle diyor: "Ben erkek şahsı görsem tanıyamam ama bayan şahsı görsem tanırım; çünkü genç olmam hasebiyle bayanı ilk gördüğümde dikkatlice bakmıştım."
İtirafçı da duymuş
Dosyada bir itirafçının, "O olayı Gülsüm adında biri yaptı" şeklindeki ifadesi, yine Kanarya isimli gizli tanığın "Olay günü siyah renkli bir Doblo marka araç yolda park halindeydi. Bir erkek ve bir bayan üzeri açık bir şeylerle uğraşıyorlardı. Kaldırımın sağında iki kişi bekliyordu. Genç kızın yüzünü net gördüm" ifadeleri iddianamede yer aldı. Hem gizli tanıkların hem de itirafçının ifadelerinde olay anında silah kullanılıp kullanılmadığına dair herhangi bir ifadeleri bulunmamasına rağmen sadece "genç kızın yüzünü net bir şekilde gördüm" demeleri dikkat çekti.
Barut izine rastlanmadı
Gizli tanığın ifadeleri üzerine hemen evine baskın yapılan ancak evinde olmadığı için başka bir evde gözaltına alınan Gülsüm Koç'un üzerinde ateşli bir silaha rastlanmadığı belirtilen tutanaklarda, yapılan kriminal incelemede Koç'un elinde ve üzerinde barut izine de rastlanmadığı ifade edildi.
Bingöl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı 3 polisin hazırladıkları, "BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekili adayı İdris Baluken'e ait seçim ofisinin karşısında bulunan şehir minibüslerine ait durakta, şubemizce daha önce hakkında işlem yapılmış ve bizce tanınan şahıslardan Gülsüm Koç ve Didem Polat'ı beklerken gördüğümüze dair tutanak imza altına alınmıştır" şeklindeki tutanağın da dosyada bulunması dikkat çekti.
BDP'ye gittiği için hedef oldu
Gülsüm Koç'un annesi Derya Koç ile babası Nusret Koç, çocuklarına verilen cezaya tepki gösterdi. Baba Nusret Koç, "Kızım henüz çocuk yaşta lise son sınıf öğrencisiydi. BDP'ye gittiğinden dolayı polis tarafından sürekli psikolojik baskıya uğruyordu. 15 Mayıs 2011 tarihinde Bingöl merkezde bir polis otosunun taranmasından sorumlu tutularak olaydan 4 saat sonra polis tarafından evime baskın yapıldı. Kızımı sordular o an evde değildi arkadaşına ders çalışmaya gitmişti. Kızım dağa çıkmamış, kimseye karşı silahlanmamış, kimseyi öldürmemiş, boş yere tutuklayıp içeri attılar. 2 yıldır içerde hiçbir suçu yok kızımı getirip ömür boyu ceza verdiler. Kızımın hiçbir suçu yok kaç yeri basmış, kaç kişiyi öldürmüş. Şayet böyle bir durum varsa delil göstersinler; ancak ortada hiçbir delil yok ne bir fotoğraf ne de bir kamera görüntüsü var. Kızım daha çocuk yaşta bir çocuğa bu ceza verilir mi?" diye sordu.
Böyle adalet olur mu?
Baba Koç, "Kızım hakkında daha evel de 3 tane dava açıldı bu davalardan beraat etti. Bu emniyetin komplosudur. Biz bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Kızımın ceza aldığı gün Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkamesi'nde yargılanan biri bir kişiyi öldürüp bir kişiyi yaralamaktan 10 yıl ceza aldı. Kızımın hiçbir suçu yokken ömür boyu ceza verdiler. Bu ne biçim adalettir. Yakalanan bir PKK'li var Çerkez Birgin. Bu kişi emniyette verdiği bütün ifadeleri daha sonra reddetti bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istedik; ancak mahkeme heyeti üç kez bunu istememize rağmen reddetti. Bundan anlaşılıyor ki kızım hakkında hiç delil bulmaya gerek görmeden zaten kararlarını vermişler. Duruşmalar sadece formalite imiş; ancak biz hakkımızı sonuna kadar arayacağız" dedi.
Olayın hemen ardından direk polisin evlerine gelmesinden bile kızının hedef seçildiğini anlayabildiklerini kaydeden baba Koç, "Kızımı almaya geldiklerinde evimizin her tarafını aradılar. Suç unsuru içeren hiçbir şey bulamadılar. Kızımın bütün elbiselerine el koydular; ancak daha sonradan yapılan kriminal incelemelerde kızımın elbiselerinde suça bulaştığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı kızımın dosyasında vardır" dedi.
Anne Derya Koç ise, "2 tane gizli tanıkları var, ikisinin ifadeleri birbiriyle çelişiyor. Sadece bir kere getirip dinlemişler ikisinin de hem olay yeri tarifleri hem de eşkal tarifleri birbirine uymuyor" diye konuştu.
'Gülsüm Koç'a Özgürlük' kampanyası
Öte yandan internet üzerinden "Gülsüm Koç'a Özgürlük" başlığı altında imza kampanyası başlatıldı. Gizli tanık ifadeleriyle müebbet hapis cezası alan Koç'un hikayesinin anlatıldığı metinde Gülsüm Koç'un özgürlüğü için kampanyaya destek verilmesi istendi. Gülsüm Koç için imza kampanyasına "http://imza.la/gulsum-koc-a-ozgurluk" linkinden ulaşılabiliniyor.
DİHA/AMED