Koç Holding, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için “Koç’un özel uçağı altına tahsis edilmiş” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, 3 Mart’ta Binali Yıldırım’ın da kendilerinden helikopter kiraladığını açıklayarak yanıt verdi.
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için “Koç’un özel uçağı altına tahsis edilmiş” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Koç Holding’den yanıt verdi.
“İftiraların Süleyman Soylu’nun talihsiz açıklamaları ile yeniden gündeme gelmiş olmasını üzülerek takip ediyoruz” ifadelerine yer verilen açıklamada, İmamoğlu’nun Setair Özel Havacılık şirketi aracılığı ile söz konusu uçağı kiraladığı kaydedildi.
Açıklamada, 3 Mart’ta Binali Yıldırım’ın da kendilerinden helikopter kiraladığı bilgisine yer verildi.
Koç Holding’ten yapılan açıklama şöyle:
"Sayın Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mayıs'ta Samsun, 4-5 Haziran'da Trabzon ve Ordu seyahatlerinde şirketimiz Setair uçakları ile yolculuklarını gerçekleştirmiş olmasına ilişkin son birkaç gündür sosyal medya üzerinden yayılan iftiraların, İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu'nun talihsiz açıklamaları ile yeniden gündeme gelmiş olmasını üzülerek takip etmekteyiz. Havacılık sektöründe 1990'dan bu yana hizmet veren şirketimiz Setair, ticari bir işletmedir. Bugüne dek siyasi parti temsilcileri ve iş dünyasının da aralarında bulunduğu çok sayıda özel ve tüzel kişiye uçakları ve helikopterleri ile havacılık hizmeti sunmuş, çeşitli uçuşlarda devlet erkânımızı da ağırlamıştır. Ayrıca geçmişte olduğu gibi bugün de seçim dönemlerinde siyasi parti temsilcileri tarafından Setair ve Setair gibi özel havacılık şirketlerinin araçlarının kiralandığı da bilinen bir gerçektir.
Sayın İmamoğlu'nun bahse konu olan uçuşları da bu kapsamda olup, havacılık sektöründe tanınan iki aracı şirket vasıtasıyla Setair'e ulaşmış, faturaları kesilerek uçuşlar öncesinde tahsilatları gerçekleşmiştir. İlaveten Sayın Binali Yıldırım'ın da 3 Martta Setair'den kiralanan helikopter ile yolculuğunu tercih ettiğini bu vesileyle ifade etmek isteriz.
Müşterilerimizin ticari sır niteliği taşıyan bilgilerine duyduğumuz saygıyla, daha fazla detay paylaşmayı iş ahlakımıza uygun bulmuyoruz. Oluşan mevcut gündem itibariyle bu durumu izah ediyor olmaktan ötürü de hicap duyuyoruz. Koç Topluluğu siyasetin bir parçası değildir. 90 yıllık tarihimiz boyunca ülkemizin ekonomik ve toplumsal kalkınması için var gücüyle çalışmış bir Topluluğun günlük siyasi söylemler üzerinden polemik konusu yapılmasını yakışıksız buluyor, yöneltilen tüm suçlamaları reddediyoruz."
Süleyman Soylu, söz konusu konuşmasında “Kusura bakmayın, ben bir şey görüyorum. Beni kim kınarsa kınasın. Gezi olaylarında otel tahsis edenler, Gezi olaylarında Taksim’deki otellerini tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında Deutsche Welle’yi tahsis edenler –Alman televizyonu– bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında BBC Türkçe’yi – İngiliz televizyonu – tahsis edenler bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında Kandil’i harekete geçirenler bugün Kandil’i harekete geçiriyorlar” demişti.
İmamoğlu: Sayın Bakan nereye varmak istiyor?
Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanı Soylu'nun kendisine yönelik ithamlarına değinerek, "Birileri bizi tehdit edecek sözlerle, ifadeler kullanmasın... Sayın Bakan açıklamalarıyla nereye varmak istemektedir?" diye sordu.
YSK'nin İstanbul kararı ile mazbatası iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, Binali Yıldırım ile gerçekleştirilmesi beklenen canlı yayınla ilgili, "Benim kararım yeni değil. Benim karar vermemde ikinci birine ihtiyaç yok. Sayın Yıldırım'ın sürece eşlik etmesi beni mutlu etti" dedi.

Karadeniz ziyaretlerinde yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, "Trabzon'da, Giresun'da, Ordu'da binlerce insana hizmet ettim. Sadece bayramlaşma dediğimiz bir buluşmada böylesi bir kalabalığın yaşanmadığı bir olayı yaşamak gurur verici bir şey, muazzam bir duygu. Ben bütün Karadenizli hemşerilerime teşekkür ediyorum" dedi.
'Gerektiği ortamda gerektiği cevabı vereceğim'
Ordu'da yaşanan VIP tartışmasına da değinen İmamoğlu,"Olay bir VIP meselesine dökülerek, daha önce yüz binlerce insanla miting yaptığımız anda aynı gün utanılacak bir saldırının yapılması gibi burada da aynı tavır yaratıldı. Ben Trabzon'a indiğim andan itibaren VIP kapısında karşılandık. Kalabalık bir insanla Trabzon'a giriş yaptık. Bizim Trabzon'a girişimizde bir kolaylaştırma oldu. Aynı düşünce Ordu için de düşünüldü. VIP kapısının önünde ne olup bittiğinden haberdar değildim. Ben vatandaşlarımızla fotoğraf çekiniyoruz. Trabzon milletvekilimiz benim koluma girip içeri girdik. Bizim VİP'den geçmemize dönük bir engel oluşturulacaksa kapatırsın ışıkları kimseyi içeri almazsın. Ama siz kapıyı açık bırakıyorsunuz. Kapıdan içeri insanlar giriyor.
Benim annem, babam çantalarını XR cihazından geçiriyorlar. Ben içeri giriyorum. Açık söylemek gerekirse Vali bize bir tuzak kurdu. Ben orada Seyit Torun'a rica ediyorum orada. Psikolojim ortada. Her şekliyle yaklaşımım ortada. Benim gerçek yüzüm ortada. Buradan pirim çıkartmak, başka ifadeler çıkartmak basitlik çabasıdır. Gerektiği ortamda gereken cevabı vereceğim ama ıskalanan başka şeyler var. Onlara özellikle değinmek istiyorum. Ben Sayın Bakan'a bazı uyarılarda bulunmak istiyorum. Kiralanan uçakla ilgili, biz kimseden uçak tahsis almış değiliz. Ayıptır, günahtır. Firma açıklama yaptı. Bizim de her türlü belgemiz vardır. Devletin imkanları ile propaganda yapma, hepimizin vergileriyle propaganda yapma konusunda bir açıklaması olacak mı?
VIP meselesini konuşan, sözüm ona ahlak cümleleri kuran Bakan, apronu nasıl görmezler. Kritik olan, bizim kiraladığımız özel uçakla ilgili yalan konuşulması değil. Benim 3 çocuğum ve eşimle ilgili yapmış olduğum tatilin, nereye gittiğime ilişkin takibe çalışan Sayın İçişleri Bakanı'nı kınıyorum. Benim özel alanımı hiçkimse deşifre etme hakkına sahip değildir. Uçak bizi Dalaman'a bırakmıştır. Bu sabaha karşı Sabiha Gökçen'e iniş yaptım. O fotoğrafları zaten göstermek istemiyorum. Birileri bizi tehdit edecek sözlerle, ifadeler kullanmasın...
Sayın Bakan açıklamalarıyla nereye varmak istemektedir? Sayın Bakan'ın bu süreçte yarattığı ve yaşattığı iftiralar ve yalanlar, terör örgütü ile yan yana anma isteği... Kim yalan ve iftira atıyorsa o insanın önce aynaya bakması lazım. İstanbullu hemşerilerimiz 23 Haziran'da öyle bir cevap verecektir ki... Yaşadığımız bu 2-3 günlük boşluktan sonra, yarından itibaren İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İstanbul gerçeklerini topluma anlatmaya devam edeceğim. Bu tarz konuşmalara ve ifadelere cevap vermeyeceğimi ifade etmek istiyorum. Bizim alanımız 16 milyon insan" ifadelerini kullandı.
'Uğur Dündar ile görüşmedim'
İmamoğlu açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Uğur Dündar'ın moderatörlük yapmayacağına yönelik açıklamasını hatırlatması üzerine İmamoğlu, "Uğur Dündar ile görüşmem olmadı. Sayın Dündar'ın isminin gündeme düştüğünü öğrendim. Sayın Dündar'ın bu işi en iyi yapabilecek gazeteci olduğunu ifade ettim. Dündar'ın neyi ima ettiğini ben anlamadım. Dündar'ın çekilmesiyle başka bir tespit noktasında görüşmeler devam ediyor. Muhtemelen bu iş yarın neticelenir" diye belirtti.
Tehdit içerikli medya paylaşımları
İmamoğlu'na CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan şahsın elini öpen bir şahsın kendisine yönelik tehdit içeren sosyal medya paylaşımı da soruldu. İmamoğlu konuyla ilgili, "Atanmış Bakan'a 'Esas konuları ıskalamayın' demiştim. Onun iftiraları görevini basitleştiriyor. Benim anlatmak istediğim tam da bu. O zaman birileri çıkıyor, böyle pervasızca oradan, buradan tehditler savururlar. Devlet görevini yapmıyor. Görevini layıkıyla yapan kişiler de vardır" diye yanıtladı.
MA/İSTANBUL