
Ellerinde birşey kalmadığını ifade eden Mehmet Kaygu, “Ancak bizler Koçer olarak doğduk ve başka bir yaşam şekline alışamadık. En büyük karımız Kürdistan’ın bütün dağlarında özgürce dolaşarak keyfini yaşamak. Bu bize yetiyor. Bu güne kadar Bingöl, Erzurum, Ağrı, Hakkari dağlarının tamamını dolaştık. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, en güzel dağlar Hakkari dağları. Burada çok huzur bulduk. Özellikle bu yılki süreçle birlikte çok rahat ettik” diye konuştu. Barış için adım atılmalı Yaklaşık 4 aydır Hakkari-Beytüşşebap arasında bulunan Kato Dağı Çelecengk yaylasında kuzu çobanlığı yapan ve sonbaharın gelişi ile Êlîh’e dönmek için hazırlık yapan Bahtiyar Kaygu, ise şunları dile getirdi: “Bizler Mayıs ayından itibaren bu yaylalara geliyoruz. Her yıl askeri kara ve hava operasyonlarından dolayı çok büyük sıkıntı yaşıyorduk. Ancak bu sene çok güzel bir yıl geçirdik. Bu rahat ve huzur ortamının devam etmesi için devletin somut adım atmasını istiyoruz. 8 aydır kan dökülmedi ve bundan sonrada dökülmesini istemiyoruz. Bu işin temelli ve kalıcı çözülmesini istiyoruz.” ‘Haftalarca yol yürüyeceğiz’ Geri dönüş için hazırlıkların son aşamasına gelindiğinin altını çizen Kaygu, “Bizler kuzularımızı bir ay erken yayladan ovaya götürüyoruz. Normal de Ekim ayına kadar burada kalıyoruz. Ancak kuzuların daha iyi beslenmesi ve iyi para etmesi için havaların soğumaya başladığı yaylalardan bir ay önceden götürüyoruz. Ben şimdi kuzularımı yaya olarak, buradan Feraşîn yaylasından, Girê Hesina’ya, oradan Meydankoliyê’ ye, daha sonra Besta bölgesinden Herekol dağının altından Siirt’e, oradan da Batman’a götüreceğim. Bu gidişimiz haftalarca sürüyor” dedi.
HAMZA GÜNDÜZ
/DİHA/COLEMÊRG