
‘Lawje büyük bir divan’
2003 yılının başında Colemêrg geleneksel müziğine yönelik çalışmalarıyla Lawje’nin bir araya geldiğini belirten grup üyesi Ali Tekbaş, “Lawje büyük bir divandan oluşuyor. Bu divanda ev sahibi bizleriz ama birçok müzisyeni birçok dostumuzu misafir ediyoruz. Yani Lawje’nin çalışmalarındaki ruh halini, müzikal yorumlamaları biz oluşturuyoruz. Bunun yanında şu an Almanya’da yaşayan, bas gitarı ile bize eşlik eden arkadaşımız Onur Zanan Akın, yine sesiyle katkıda bulunan Colemêrgli arkadaşımız Gülcan Koç da divanımızda yer alıyorlar” dedi.
‘Lawje’nin çok anlamı var’
Lawje’nin Kürtler arasındaki en genel geçer şarkı olan anlamının dışında başka anlamlarına da dikkat çeken Tekbaş, Lawje’nin Colemêrg geleneksel müziğinde Kürtlerin en karakteristik formlarından biri olarak ifade edildiğine vurgu yaptı.
Tekbaş, “Cizre-Botan bölgesinde daha çok dini içerikli şarkılar için kullanılan bir ifade şekli olduğunu da görüyoruz. Birden çok anlama gelmesi aslında bizim de Kürt müziği içerisindeki renkleri aktarma çabamızı destekler nitelikte olması, isim olarak tercih etmemizde önemlidir” şeklinde devam etti.
‘Kaynak dengbêjler’
Günümüz insanın değer kaybına, kültürel yozlaşmadaki hızına, içinde bulunduğu yabancılaşmaya karşı bir şeyler yapabilmek ve Kürt müziğindeki asıl kaynak olan dengbêjlere yönelik farkındalık oluşturmanın, çalışmalarına başladıkları günden beri temel motivasyon kaynaklarından olduğunun altını çizen Tekbaş, “Kürt olmamız ve bu kültürle büyümüş olmamız bizi bu müziğin kaynağına yani dengbêjlere götürdü. Dolayısıyla icra ettiğimiz müzik kimliğimizden bağımsız düşünülemez, bu coğrafyada birlikte yaşamış olan halkların etkileşiminden doğan zenginliğin olması, müziğimizin bu mozaiği barındırmasında önemli. Akranlarımıza bu anlamda kültürel mirası hatırlatmayı, bir heves verebilmeyi umut ediyoruz” şeklinde konuştu.
“İçinden geldiğimiz toplumsal yapının hassasiyetlerini taşıyoruz” diyen Tekbaş, “Etkileniyoruz tıpkı yaşadığı çağa tanıklık eden dengbêjler-stranbêjler gibi, müziğin bir yönünü yaşadığımız an’a dair notlar düşmede önemli bir araç olarak görüyoruz. Öte yandan müziğin herhangi bir mesaj taşıma kaygısı gütmeden sanatsal değer ön planda tutularak yapılması gerektiğini de düşünüyoruz” şeklinde sürdürdü sözlerini.
HANDAN TUFAN/DİHA/İZMİR