Köle ticareti insanların DNA’sında nasıl iz bıraktı?

Toplum/Yaşam Haberleri —

30 Temmuz 2020 Perşembe - 16:21

  • Köle ticaretinin Amerika kıtasının günümüzdeki nüfusu üzerindeki etkisine dair daha fazla ayrıntıya sahip olmamızı sağlayan çalışmaya 50.000’den fazla insan katıldı.

Büyük bir DNA araştırması, 16. ve 19. yüzyıllar arasında Amerika kıtasına köle olarak satılan milyonlarca Afrikalının kaderine yeni bir ışık tuttu.

Köle ticaretinin Amerika kıtasının günümüzdeki nüfusu üzerindeki etkisine dair daha fazla ayrıntıya sahip olmamızı sağlayan çalışmaya 50.000’den fazla insan katıldı.

Çalışma, tecavüzün, kötü muamelenin, hastalıkların ve ırkçılığın sonuçlarını gözler önüne seriyor.

12,5 milyon Afrikalı köle olarak satıldı

1515 ile 19. yüzyıl ortaları arasında 12,5 milyondan fazla Afrikalı köle olarak satılmıştı.

Köleleştirilen erkek, kadın ve çocukların iki milyon kadarı Amerika kıtasına ulaşamadan yolda hayatını kaybetti.

DNA çalışması, bir tüketici genetiği şirketi olan 23andMe tarafından gerçekleştirildi ve Atlantik okyanusunun iki yakasından, soyu Afrika’ya dayanan 30.000 insanı içeriyor. Bulgular American Journal of Human Genetics dergisinde yayınlandı.

23andMe şirketinde çalışan bir nüfus genetikçisi olan Steven Micheletti, ana amaçlarının elde edecekleri genetik sonuçlarını köle gemilerinin köle yolcu listeleri ile karşılaştırarak “nasıl uyuştuklarını ya da uyuşmadıklarını görmek” olduğunu söylüyor.

“Elde edilen bulguların çoğu, insanların Afrika’da nerelerden alındığına ve Amerika kıtasında nerede köleleştirildiğine dair tarihsel belgelerle uyuşurken, bazı durumlarda, uyuşmadıklarını görüyoruz” diye ekliyor.

Çalışma, büyük köle ticareti rotasına uygun şekilde, çoğu Afro-Amerikalının kökenini, şu anki Angola ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti toprakları olarak belirlemiş.

Köle ekonomisi

Şaşırtıcı olansa, ABD ve Latin Amerika’daki Nijerya kökenlilerinin oranının, o bölgeden köleleştirilen insanların kayıtlı sayısına nazaran fazlalığı.

Araştırmacılar, bu uyumsuzluğun, “esasen 1619 ve 1807 arasında gerçekleşen koloniler arası ticaret” ile açıklanabileceğini söylüyor.

Köleleştirilen Nijeryalıların, “transatlantik köle ticaretinin gitgide yasaklı hale gelmesi sebebiyle muhtemelen köle ekonomisini korumak için” İngiliz Karayipleri’nden diğer bölgelere taşındığına inanıyorlar.

Benzer şekilde, araştırmacılar, kölelerin gemilere bindirildiği ilk bölgelerden biri olan Senegal ve Gambia’nın oranının düşük olduğunu bulmuşlar.

İki faktör

Araştırmacılar, bunu üzücü iki faktöre bağlıyor: Birçoğu, sıtma ve diğer tehlikeli hastalıkların yaygın olduğu pirinç plantasyonlarında çalışmaya gönderilmiş ve sonraki yıllarda da daha büyük sayıda çocuklar gönderilmiş ve bunların çoğu yolculuğu tamamlayacak kadar dayanamayıp ölmüş.

Bir başka kahredici bulgu ise, köleleştirilen kadınların Amerika kıtasında gördüğü muamelenin, modern gen havuzu üzerindeki etkisi.

Araştırmacılar, kölelerin çoğunluğu erkek olmasına rağmen, Afrikalı kadınların gen havuzundaki yerinde yukarı doğru güçlü bir sapma olduğunu söylüyor ve bunun muhtemel sebebinin “köleleştirilen Afrikalı kadınların köle sahipleri tarafından ve başka cinsel sömürü sebepleriyle tecavüze maruz bırakılması” olduğunu belirtiyorlar.

Cinsel sömürü

Latin Amerika’da, gen havuzunda her Afrikalı erkek için 17 Afrikalı kadın gibi bir oran söz konusu. Araştırmacılar, bunun kısmen “branqueamento” yani ırksal beyazlaştırma politikasının sonucu olduğunu söylüyor. Buna göre bir dizi ülkede, “Afrikalı soyunu üreme üzerinden seyreltmek amacıyla” Avrupalı erkeklerin Amerika’ya göçü aktif şekilde teşvik edilmiş.

Amerika kıtasının İngiliz kolonisi olan kısımlarında sapma bir Afrikalı erkeğe iki Afrikalı kadın olmasına rağmen, yine de büyük bir cinsel sömürü olduğu görülüyor.

Çalışma, “transatlantik köle ticaretinin sonunun gelmek üzere olduğunun anlaşılmasıyla birlikte, köle işgücünü korumanın bir yolu olarak köleleri çocuk yapmaya zorlama uygulamasını” belirgin şekilde ortaya koyuyor.

Black Lives Matter hareketi, sömürgeciliğin ve köleciliğin Afrikalı Amerikalılar ve dünyanın diğer kesimlerindeki Afrika kökenli insanlar üzerindeki yıkıcı etkisine ışık tutmuştu. Koloni döneminden kalma heykeller protestocular tarafından sökülüp indirildi ve köleliği yücelten sembollerin ortadan kaldırılması talep edildi.

 

Çeviri: Serap Güneş

Kaynak: BBC

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.