Birkaç hatırlatma yapıyım. Geçen Kasım ayında başlayan görüşmelerle birlikte gerilla, FARC-EP Ocak ayının 20’sine kadar ateşkes ilan etmişti. Hükümet hiçbir zaman ateşkes ilan etmedi. Bu sürecin gerillanın, kendi örgütlenmesini geliştirmek için bir süreç olarak yorumladı ve saldırılarına devam etti. Bir yandan da gerillanın güçsüz düştüğünden dolayı barışa yanaştığını söylüyordu. Bunun üzerine Ocak ayının 19’un da gerilla, tek yanlı ateşkesini kaldırdı ve saldırılara geçti. Askerler ve paramiliterler öldürüldü. Hükümet birden bu saldırıların hoş olmadığını açıkladı. Ölenleri saymazsak son günlerin moda deyimiyle şaka gibi yürüyen bir süreçti. Bu arada barış müzakeresi devam ediyordu ve 6 ana başlıktan en önemlilerinden biri, toprak reformu ana başlığı karşılıklı olarak kabul edildi. Umutlara su serpildi.
Yazının başına dönüp bir daha okumayın boşuna. Karmaşık olan yazı değil, süreç. Benim elimden bir şey gelmiyor. Bu gelişmelerden çok rahatlıkla iki türlü sonuç çıkartabilirsiniz. Bir yandan bu güne kadar 600.000 kişinin öldüğü bir savaşın sona ereceğini umabilirsiniz ya da hiçbir şeyin değişmeyeceğini. Farkındasınız değil mi bütün anlattıklarım size hiç yabancı gelmiyor. Boğazınıza düğümlenen bu süreç tadını yakından tanıyor gibisiniz. Ben de bir yerden biliyor gibiyim. Bir yandan barıştan bahsedeceksiniz öte yandan müzakere ettiğinizi bile reddedeceksiniz. Karakollar inşa edeceksiniz. Barışı isteyen, protesto eden halka havaya! ateş açıp öldüreceksiniz, yaralayacaksınız ve sonra uyuşturucu yetiştiriyorlardı zaten diyeceksiniz.
Buradan tekrar Kolombiya’ya dönmeliyim. Peki, gerilla neden saldırdı? Bunu pek okuyamazsınız egemen haber bültenlerinde. Catatumbo bölgesinde halk, köylüler doğayı yok eden petrol rafinesine karşı direniyordu. Geçen hafta büyük bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe saldıran, güvenlik güçleri, paramiliterler -siz bunu korucu okuyun- dört kişiyi öldürdü. Sonra gerilla aynı petrol şirketinin de ortak olduğu, petrol boru hattına saldırdı. 15 asker öldürüldü. İşte yukarda Kolombiya devlet başkanın barışa kadar savaş, çığlıkları attıran saldırı bu. Ha bu arada hükümet yürüyüş yapanların arasında FARC-EP ve ELN militanlarının, teröristlerin olduğunu, halkı galeyana getirdiğini ve zaten o köylülerin de uyuşturucu ektiklerini söylemişti. Kolombiya da geçiyor olay, karıştırmayın…
FARC-EP devletin bu saldırısı karşısında yayınladığı bildiride ‘biz buradayız’ diye hatırlatıyordu. Halka ne zaman şiddet uygularsanız, unutmayın, biz buradayız. Hükümet bizim yarım yüzyıldır sürdürdüğümüz silahlı mücadeleyi bir kapris olarak görmeye devam ettikçe, buradayız. Garip yürüyen sürecin ama en azından yürüyen sürecin, egemenler tarafından unutulan bir yönü şu; Siz hiçbir şey yapmadığınızda barış olmaz. Bu yüzden FARC-EP ve barışın bütünü imzalanmadığı takdirde zaten her şeyin geçersiz kaldığını hatırlatıyor ayrıca imzalanan ana başlık, toprak reformu, anayasal değişikliklere geçmediği takdirde, bir anlam ifade etmediğini vurguluyordu.
Karışık ama bu sürecin çok açık gösterdiği en temel şey, her şeyin sadece güçler üzerinden yürüdüğüdür. FARC-EP bizim onlarla görüştüğümüz zamanki tavrını hala sürdürüyor. Kumandan Marquez'de son konuşmasında bunu vurguluyordu. "Kötü bir barış anlaşması, savaştan daha beterdir."
Kolombiya’da barış...
Kolombiya gerillası FARC-EP, gerçekleştirdiği iki saldırıda 19 asker öldürdü. Devlet başkanı Santos barış anlaşması imzalanana kadar ateş kesmeyeceklerini söyledi. Kasım ayında barış imzalansın istiyor Santos. Aynı devlet başkanı bu, sadece bir isim benzerliği değil. Haberleri okuduğunuzda ne olduğu pek anlaşılamıyor aslında. Kasım ayında barış olsun ama o zamana kadar alabildiğince saldıracağız. Sanki futbol maçı gibi. Her şey sahada olup bitiyor. Sonra sportmence el tokalaşıp ayrılıyorsunuz. Barış görüşmesinin de bir adabı vardı eskiden. Dünyanın çivisi çıktı.