Kolombiya’nın zorlu barış mücadelesinde geçtiğimiz hafta yeni bir adım atıldı. Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ve FARC-EP lideri Rodrigo Londoño ikinci barış anlaşmasına bu kez Başkent Bogota’da yapılan bir törenle imza attılar. Törenin yapıldığı Tiyatro Colón’un önünde barışı destekleyen, göz yaşına boğulan insanların yanı sıra barış karşıtı protestocular da vardı.
Yeni, “zenginleştirilmiş”/ “eksik barış” anlaşması bu hafta parlamentonun önüne gelecek. Burada çoğunluğu oluşturan Santos iktidarının zorlanması beklenmiyor. Ama mevcut iktidarın daha önce de görülen kaypak politik tarzı nedeniyle her şeyin mümkün olduğu hatırlatmak da yarar var. Muhalefetse yeni anlaşmanın da referanduma sunulmasını istiyor. Ayrıca geçtiğimiz hafta Uribe’nin Demokratik Merkez Partisi barış çabalarına karşı “sivil direniş” çağrısında bulundu. Çağrıyı yapan isim José Obdulio Gaviria, ünlü mafya babası Pablo Escobar’ın kuzeni. Şimdi senatör. Dahası politik yaşamına Maocu Kolombiya Komünist Partisi-Marksist Leninist (PCC-ML) saflarında başlıyor, sonrası ise faşistleşen her solcu eskisi gibi “umut” olan ne varsa yok etme peşinde. Ne menem bir sivil direniş murad ettiklerinin daha fazla izahata ihtiyacı yok sanırım.
Kısaca karşımızda, halkın aleyhine bir çok hüküm içeren yeni barış anlaşmasına dahi tahammül edemeyen, ciddi bir blok var, ve giderek şiddete dayalı etkinliklerini de artırıyor.
Siyasal soykırıma karşı
uluslararası dayanışma şart!
Son iki hafta içerisinde kırsal alan Santa Rosa del Sur bölgesinde yakındaki geçiş kampına gitmek için yol alan dört erkek, iki kadın ve iki çocuktan oluşan gruba ordu birliklerince keskin nişancı atışıyla yapılan saldırı da iki FARC gerillası hayatını kaybetti. Bir üçüncüsü ise esir alındı.
Arkasından Caqueta, Meta ve Nariño bölgelerinde toplam beş saldırıda üç insan hakları savunucusu hayatını kaybetti. İki kişi ise yara almadan kurtuldu. Saldırıların paramiliter gruplar tarafından yapıldığı sanılıyor. Barış anlaşmasının imzalandığı gün ise Marcha Patriótica liderlerinden Froidan Cortés öldürüldü.
Sonuçta liste uzayıp gidiyor. Bu hafta başı yayınlanan bir rapora göre son bir kaç ay içinde ülkede çeşitli alanlarda mücadele veren 71 sivil katledildi. 30 Kişi saldırılardan sağ kurtuldu. 279 İnsan ise devlet ya da paramiliterler tarafından ölümle tehdit edildi. Durumun vahimliğini göstermesi açısından burada bir bilgiye daha yer verelim. Kolombiya’da 1970’ten bu yana her 36 dakikada bir kişi “kaybedilmiş”. 1970-2015 arasında kaybedilen kişilerin toplam sayısı 60 bin 630. Özetle bir an önce barış koşullarına geçebilmek için başta paramiliter örgütler olmak üzere şiddetin kaynağı olan ordu tasfiye edilmeli, edilemiyorsa en azından küçültülmeli. Yoksa bu gelişmeler zaten sıkıntılı olan barış çabalarını da kolayca boğabilir. Burada Santos hükümetinin pek gönüllü olacağını düşünmek yanıltıcı olur. Kolombiya solu ise yetersiz. Bu yüzden Kolombiya barışı ile uluslararası dayanışma şart.
Yargılamalar
Geçen hafta bir albay ve 20 asker, 5 sivilin kaçırılıp işkence ile öldürülmesi nedeniyle mahkum edildi. Kurbanlara öldürüldükten sonra gerilla süsü verilmişti. Ayrıca eski istihbarat servisi şefi Miguel Márquez 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Emekli general Márquez, Devlet Başkanı adayı Luis Carlos Galán'ın 18 Ağustos 1989'da suikast sonucu öldürülmesine karışmaktan suçlu bulundu.