Kolombiya’da Santos hükümeti ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri-FARC arasında üç hafta kadar önce gerçekleşen ‘nihai barış anlaşması’ sonrası süreç inişli çıkışlı bir tarzda ilerliyor. Barışın inşasının çok daha geniş bir zaman yayılacağı ve hala ciddi riskler barındırdığı görülüyor. Ulusal Kurtuluş Ordusu-ELN ile olan çatışmalı hal ise tırmanıyor.

Şimdi geçtiğimiz hafta içinde yaşanan gelişmelere kısa kısa göz atalım.


Çocuk gerillalara terhis

Çocuk yaştaki 13 FARC gerillası, geçtiğimiz hafta Kızıl Haç yetkililerine teslim edildi. Sağlık kontrolünden geçirilen bu kişiler geçici yerlere yerleştirildi. 18 yaşın altındaki militanlar, UNICEF gözetiminde geçiş sürecinden sonra ailelerinin yanına dönecek. Daha önce de FARC tarafından yüzün üzerinde genç terhis edilmişti. 1975-2014 yılları arasında 12 bin kadar 18 yaş altı kişinin çatışmalar içinde yeraldığı varsayılıyor.


Özür ve af turu

Bir diğer olumlu gelişme ise FARC liderlerinin iç savaş dahilinde kurban olan kişilerin yakınlarıyla görüşüp, özür dileme süreci başlatması oldu. 

Bu süreç kapsamında 1994’te gerçekleşen La Chinita katliamından kurtulan kişilerle buluştular. Bu olay Halk Kurtuluş Ordusu-EPL ile FARC arasındaki çatışmalı bir süreçte gerçekleşti. Kurbanlar, paramiliter gruplara katılmayı hedefleyen EPL üyeleri olarak varsayılıp katledildi. 35 kişi öldürülürken 17 kişi de yaralanmıştı.

Yine bu kapsamda FARC liderleri daha önce kaçırılıp, öldürülen 11 politikacının yakınıyla görüştü ve özür diledi. Bu özür dileme ve affedilme turunun devam etmesi bekleniyor.

Kurban yakınlarının bir kısmı bu gelişmelerden memnuniyet duyarken, bazıları da kamuya açık bir özür beklediklerini dile getiriyor.


Gerilla konferansı

İlk kamuya açık gerilla konferansı için katılımcılar, Caqueta eyaletindeki Yari’ye ulaşmaya başladı. İlk gelenler arasında FARC lideri Timochenko ve Havana’da müzakereleri yürüten heyet üyeleri yeralıyor. Konferans Cumartesi başlayıp gelecek Cuma sona erecek. ‘10. Ulusal Gerilla Konferansı‘na 200 kadar gerilla komutanı ve uluslararası gözlemci katılacak. Konferansta barış anlaşmasından çok bundan sonra legal siyasette neler yapılacağının tartışma konusu olması bekleniyor. Mevcut süreç konusunda itiraz eden 1. Cephe’nin tasfiyesi hatırlanacak olursa barış anlaşmasının kapsamına dönük tartışmaların bir anlamda içeride bitirildiğini varsayabiliriz. FARC müzakere heyetinden Pastor Alepe konferansı “Barış ve demokrasiyi derinleştirme, geliştirme” çabası olarak tanımlıyor.

 24 Ağustos’taki barış anlaşması kapsamında 2018-2026 tarihleri dahilinde FARC’ın parlamentoda otomatikman 5 koltuğun sahibi olması garanti altına alındı. Bu hakkın FARC’ın siyasete entegrasyonunda önemli bir yeri olması bekleniyor.


Cinayetler sürüyor

Tabii olan bitenler sadece olumlu gelişmelerden ibaret değil. Barış anlaşması sonrası son üç haftada 13 barış yanlısı çalışma yürüten kişi katledildi. Bunların aralarında 72 yaşındaki Cecilia Coicué de bulunuyor. Coicué, bölgesinde Marcha Patriótica’nın (HDK benzeri oluşum) militanıydı. Aynı zamanda FARC gerillalarının yerleşeceği uyum kamplarından birinin de toprak sahibiydi. FARC bir bildiri yayınlayarak durumu kınadı ve bu tür gelişmelerin barışın geleceğini riske ettiğinin altını çizdi. Cinayetlerin önemli ölçüde barışı istemeyen kesimlerin başında gelen paramiliterlerce işlendiği varsayılıyor. 


Uribe’den barış karşıtı mektup

Ülkede barış karşıtı pozisyonda olan ve bunun propagandasını yapan kesimler de var. Bu bloğun politik temsilcisi eski başkan Alvaro Uribe, ABD başkan adayları H. Clinton ve D. Trump’a birer mektup yazarak sürece engel olmaları, eğer bu gerçekleşmezse Kolombiya’nın “ikinci Venezuela” olacağını söyledi. 

Bu seslenme elbette tesadüfler üzerine kurulu değil. 1940’lı yıllardan itibaren şekillenen iç savaş sürecinin önemli aktörlerinden biri olan ABD’nin barışı köstekleme olasılığı düşük de olsa var. Ama şu an Obama yönetiminin politikalarına hakim olan durum ‘barış’ın tesisi yönünde. Uribe’nin ABD Cumhuriyetçi Partisi içinde destekçileri var. Kolombiya oligarşisinde kokain ve paramiliter trafiğinin ortasında bulunan kesimlerinin sözcüsü pozisyonundaki Uribe’nin de elinden geleni ardına koymayacağı, sürecin gelişim seyrinde ciddi politik tedbirler alınmazsa sabote edebileceğini söylemek mümkün.

Nitekim Kolombiya Devlet Konseyi de bu tür olasılıkları görerek (ya da artık ihtiyacı kalmadığı için) Genel Müfettiş Alejandro Ordoñez’i görevden aldı. Yargı içerisinde önemli bir konum işgal eden, sol düşmanı, muhafazakar Ordoñez çeşitli yolsuzluk olaylarının yanısıra sola dönük koğuşturmalar, görevden almalarda (Bogota Belediye Başkanı Gustavo Petro’nun görevden uzaklaştırılmasında olduğu gibi)  önemli bir rol oynadı. Ordoñez’in Uribe ile yakından bağlantılı olduğu biliniyor.


ELN direnişte

Son haftalarda ELN hükümete müzakereleri başlatması ve saldırıları durdurması için çağrılar yapmasının yanı sıra sabotaj eylemlerini artırdı.

Daha önce çok etkili olmadığı ülkenin doğusunda Arauca, Vichada, Norte de Santander ve Casanare kentlerini kapsayan bölgede Pazartesi’den itibaren üç günlük silahlı grev ilan etti. Bu bölgelerde kepenkler açılmayacak ve gerilla güçlerinin asker, polis ve alt yapıya dönük saldırıları bekleniyor. Ardından ELN’nin daha güçlü olduğu güney batı bölgelerinde ‘silahlı grev’ ilan edilecek. Gözlemciler sivillerin genelde bu çağrılara uyduğunu belirtiyor.

ELN’nin tırmanan eylemlerinde belirleyici nedenler arasında  Mart ayındaki anlaşmaya rağmen hükümetin müzakere masasına oturmaya yanaşmaması ve ordunun ELN’ye dönük saldırıları sıralanıyor. Ama asıl belirleyici olanın ise “adaletsiz bir barışa” razı olduklarına inandıkları FARC’ın boşalttığı alanları ELN’nin doldurma girişimi olarak da değerlendirilebilir. ELN de, FARC gibi 1964’ten bu yana mücadele ediyor, yaklaşık 2 bin 500 gerillası olduğu sanılıyor.


Köylülere saldırı

Ülkenin batısında bulunan Arjona Bolivar bölgesinde geçtiğimiz hafta içinde 300 çiftçi ailesi yaşadıkları topraklardan polis ve asker zoruyla atıldı. Bu insanlar ülkede yaşanan iç savaş sonucu yaşadıkları yerleri terkedip buraya göç etmişlerdi. Şimdi ise tekrar yerleştikleri yerden zorla sökülüp atılarak ve ellerinden herşeyleri alınarak ikinci kere kurban edilmiş oluyorlar.

Çiftçiler Devlet Başkanı Santos’a şöyle sesleniyor:”Ülkede 7 milyon yerinden edilmiş bizim gibi insan var. Barış sadece Havana’da gerillalarla anlaşmakla olmaz. Bizi ikinci defa mağdur edemezsiniz, biz kendi topraklarımızda yaşamak istiyoruz!”



AYKAN SEVER