Kürdistan’da sömürgeciliğin sandıktaki sonuçla kovulması, Türkiye’de "ulusal şok" tesirindeydi.
AKP devlet demek!
Erdoğan, AKP oluyor.
Boynu bükük Arınç’ı ısırdılar, kendisine geldi.
Siyasi geleceğine "istifa"yı öngören Davutoğlu, Erdoğan serumuna bağlandı.
Erdoğan’ın "buzağı" Davutoğlu, boy gösterisi yapmak üzere sahnede.
Ankara’daki Belediye Başkanı Melih'i boldozer ezdi.
Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, yaşamla yüzyüze gelmemek için, çehresini gizliyor.
Yine eski İçişleri Bakanlığı yapan Şahin, beyhude zafer pozlarıyla dönemi geçiştirmek için "biat" rolünde.
Gül’ü şimdilik bertaraf ettiler.
Orhan Miroğlu, Muhsin Kızılkaya ve Mehmet Metiner üçlüsü, rivayete göre: Mustafa Kemal’li mecliste: "Bir yere gitmeyiz efendiler. İcap ederse, ben gider aşiretimi getirir Meclis’i korurum" diyen Dersim Mebusu Diap Ağa’nın acı akibetine uğrayacaklarını bilmeyecek kadar, Mustafa Kemal’in deyimiyle "cahil"leştirildiler.
AKP’nin Erdoğan’ın hegemonya alanı dışına çıkması imkansız gibi.
AKP Kürdistan’da kaybedince, devlet kaybetti.
Ordusunu, polisini, yargısını ve bürokrasiyi alıp Kürdistan’dan taşınması Kürdistan halkınca öngürülen devlet, hırçınlaştı.
Böylece, Erdoğan, eskisinden daha çirkin pozlar verecek.
Gülümsemesini beklemeyin.
Erdoğan giderek, Kaddafi, biraz Saddam ve son olarak da tarihi yenilgiden kurtulmak için, "Führer" pozlarına bürünecek.
Bir zamanlar, Kürdistan’daki seçmeni AKP üzerinden devletin yedek gücü edinmek amaçlı "herşeye rağmen çözüm süreci devem edecek" açıklaması unutuldu.
İtibar görmeyen bu "hileli" oyun, rafa kaldırıldı.
Şimdilerde AKP/Devlet, militer çözüm arıyor.
Erdoğan, sadece 25 Aralık soruşurmasından dolayı değil, Kürdistan’ı Kürdistan halkına teslim etmemek üzere, devletin sömürgeci rasyonaller dışı sayılabilecek yeni bir çehresini göstermek üzere "gizli hazırlıklar" yapıyor.
Rojava’ya karşı "tahammülsüzlük" bunun bir örneği.
DİAŞ ile Devlet/AKP işbirliği, Ortadoğu’da oluşabilecek yeni bir Kürdistan yapılanmasına karşı harekete geçirilen stratejik bir çıkış olarak tasarlandı.
Barzani’yi yedeğe almak istiyorlar, nafile.
Barzani’nin kaderi Rojava’nın kaderiyle bütünleşeli bir yıl oldu.
Erdoğan ve sömürgeciliğin sonunu getirecek önemli gelişmeler var:
Kuzey Kürdistan, Türkiye hegemonyasına "hayır!" dedi.
Türkiye’de Erdoğan’ın "Tek Adam" histerisinin önü kesildi.
Rojava’da DİAŞ'la birklikte Türkiye bir kez daha yenildi.
Türkiye’ye "göz kırpan" Güney Kürdistan’ın yaşaması için Türkiye’nin hegemonik çıkışlarına "dur!" diyen batı dünyasının egemen güçleri var.
Türkiye ile pek barışık olmayan İsrail, Güney Kürdistan’ın müttefiği.
Anti-semitizm konusunda İsrail Dışişleri politikasına uyarlı Almanya, Erdoğan’a "git!" düğmesine basalı yıllar oldu.
Kürdistan’ın üç parçasında Erdoğan için uçurum var.
Komşuları, Erdoğan isminin üstüne çarpı şareti koydular.
Temelde Kürdistan’a komşu olmayı reddeden bu adamı artık kim kurtarabilir ki?