
Yukarıdaki çığlık, Sri Lanka halkına mensup ressam Yulanie Jayasena’ye ait. Şu an yaşadığı İsviçre başta olmak üzere Avrupa’nın birçok merkezinde sergiler açan ve çalışmalarından dolayı birçok uluslararası medya organına konu olan Jayasena ile yaşamı ve sanatına ilişkin görüştük.
‘Birçok sanatçı katliama ortak oldu’
Sri Lanka Colombo Üniversitesi’ne gittiği yıllarda resim çizme serüvenine başlayan Jayasena, gençlik yıllarında çizdiği portre ve doğa resimleri üniversitede sergiledi. Üniversitede asker ideolojisiyle eğitildiklerini belirten Jayasena, “Daha sona bizi kuşatan, yaşamımızı bizden habersiz sarmalayan ve Tv bültenlerinden öteye gitmeyen bir gerçeğin farkına vardım. Farkına vardım çünkü, hepimiz üniversitelerde bir asker ideolojisiyle eğitim gördük. Evet bu gerçek kardeş savaşıydı ve benim halkım yani Sri Lanka nüfusunun ezici çoğunluğunu elinden bulunduran Singalalar (Sinhalalar) ‘ülkemiz elden gididiyor. Terör var’ diyerek hakları için mücadele eden Tamilleri öldürüyordu. Üstelik bu savaş benim adıma yapılıyordu” diyerek savaşı sorgulamaya başladığını söyledi.
1971 doğumlu olduğunu, bu yıldan itibaren ülkesinde bir halka karşı savaş yürütüldüğünü belirten Jayasena, kardeş halkın bir mensubu olarak 90 bin kişinin yaşamını yitirdiği bir savaşa sessiz kalamayacağını dile getirerek “Sri Lanka’da ‘ben sanatçıyım’ diyenler kardeş halk olan Tamillerin haklarını görmeden, görmek istemeden, hatta savaşı destekleyerek bu katliama ortak oldular” dedi.
‘Gözlerimin önünde öldürüldüler’
Jayasena, savaş karşıtı portreler çizdiği ve Tamil halkının haklarını savunduğu için sürekli takip edildiğini ve tutuklandığını söyledi. Sri Lankalı ressam, “Birçok okul arkadaşım ve savaşa karşı çıkan akrabalarım gözlerimin önünde öldürüldü. Buna nasıl sessiz kalabilirdik. Onbinlerce genç öldü bu savaşta. Paramiliter güçler çok kirli yöntemlerle halkların kardeşliğini bitirme aşamasına getirdi. Sri Lanka hükümeti ‘teröre karşı savaşıyoruz’ diyerek yandaşlarını zengin etti” şeklinde konuştu.
Koltuk değnekleriyle kalan bir ülke
Jayasena, savaşın toplumlar üzerinde bıraktığı ağır travmalar, fiziksel hasar gören sivil insanlar ve bizzat savaşın içinde yer alan binlerce kayıpla birlikte geriye koltuk değnekleriyle baş başa kalan binlerce genç olduğuna dikkat çekti. Jayasena, yağlı boya resimlerinde bu acılara yer vermeye özen gösterdiğini söyledi. Savaşların tümden kirli olduğunu ancak savaşa destek verenlerin de kirli ve çirkin olduğunu dile getiren Jayasena, savaşa derin koltuklarında, ışıltılı sahnelerde, mevki ve makamlarında şatafatlı zengin hayatların içinde namlunun ucunda ve yaşananlara sessiz kalanlar için bir sembol bulup çizdiğini söyledi. Jayasena, söz konusu sembolün de koltuk değnekleri olduğunu dile getirdi. Tabloları içinde en fazla ‘koltuk değnekleri’ne önem verdiğini söyleyen Jayasena, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Kim bu savaşa destek vermişse bence koltuk değnekleriyle yürüyecek. Koltuk değnekleri bu ülkenin ruhsal, sosyal, ekonomik ve toplumsal engellerini sembolize ediyor. Koltuk değneklerini 2000 yılında çizdim. Şimdi 2013’teyiz aradan 13 yıl geçmiş ve şimdi Sri Lanka bu savaşın toplumsal ağırlığını yaşayıp koltuk değneklerine muhtaç kaldı. Falcı değilim ama savaşların ve destekçilerinin eninde sonunda ruhsal olarak koltuk değneklerine muhtaç kalacağını biliyorum.”
Jayasena savaşın bitmediğini aslında bitenin insan olduğunu ama yaşanan acılardan dolayı toplumu etkileyen savaşın halen sürdüğünü belirterek, “Kazanan yok. Geriye koltuk değneklerine dayanarak yaşamak kaldı. Ama haklı olanlar kaybetmedi. Çünkü haklar hiçbir zaman kaybolmaz. Onlar yerinde durur ve biz onları ortaya çıkarmadığımız sürece bize acıyarak bakarlar” dedi.
30 yıllık bir savaşın yaşandığını ve bu süre içinde hiçbir zaman barış ve özgürlük için Tamillere gerçekçi bir teklifin yapılmadığını dile getiren Jayasena, şöyle devam etti: “Tamiller sonuna kadar direndi. Çünkü barış ve özgürlük çok değerlidir. İnsanlar asla adaletsiz yaşamayazlar. Adaletin olmadığı bir ülkede Tamiller adalet aramaya devam edecektir. Çünkü adalet bize bakıyor ve ağılıyor.”
Kürt ve Tamil kadınları
Tamilli kadınların adalet ve özgürlük için savaşın en ön saflarında yer aldığını belirten Jayasena, savaşan Kürt kadınlarıyla Tamil kadınları arasında çok benzerlik bulduğunu söyledi: “Her ikisi de yaşadığı toplumda hiçleştirilmiş. Feodal ve dini etkenlerden dolayı geriye atılmışlar. Her ikisi de özgürlüğe ve adalete muhtaç. Beklenmedik bir cesaret örneği göstererek kendi kaderlerini çizmeye başladılar. Her ikisinin önderlikleri bu hususta çok titiz bir şekilde kadının özgürlük arayışına önem veriyor. Kürt kadını adalet, özgürlük ve barış için kendi toplumunu bir bütünen arkasında sürüklüyor. Onlar kendi çocuklarının özgürlüğü için mücadele veriyor.”
‘Kadınlar acıları, adaleti ve özgürlüğü çizer’
Sanat çalışmalarına son üç yıldır yaşadığı İsviçre’de devam eden Jayasena, aynı zamanda iç mimar ve birçok heykelcik yapmış. Yüzlerce tablo çizdiğini ve çizmeye devam edeceğini belirten Jayasena, İsviçre’nin ve Avrupa’nın birçok merkezinde sergi açtığını, birçok uluslararası sanat kuruluşu tarafından davet edildiğini söyledi. Kürt kadınlarına selam gönderen Jayasena, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Acılara tanıklık etmiş bir kadın olarak elbetteki çizgilerim acılar, adalet ve özgürlük üzerine oturacak. Yüzyıllardır belki de ilk insanlıkla birlikte kadının yaşamı ve arayışıdır bu. Parmaklarım tuttuğu sürece çizmeye devam edeceğim.”
ALİ ONGAN/SCHAFFHAUSEN