
Komisyonda CDU, SPD ve Yeşiller'den 15 milletvekili bulunuyor. Komisyonda milletvekilleri dışında Eyalet Siyasi Eğitim Büro Başkanı Lothar Frick, Anayasayı Koruma Teşkilatı eski görevlisi Dr.Rudolf von Hüllen, danışman Friederike Hartl, gençlik daireleri görevlileri, DGB Sendikası temsilcileri ve bölge Alevi kurumları temsilcisi avukat Ruhan Karakul'da yer alıyor.
Karakul: Umutluyum
Araştırma Komisyonu'nda Alevi kurumlarını temsilen yer alan Avukat Ruhan Karakul ile yapacakları çalışmalar konusunda görüştük.
Karakul şunları dile getiriyor: "Aşırı sağcı terör hücresi, Nasyonal Sosyalist Yeraltı'nın (NSU) işlediği cinayetleri hepimiz medyadan dehşetle öğrendik. Baden Württemberg Eyaleti'nde de 31 kişinin uzun süre NSU terör örgütü adına faaliyet yürüttüğü ortaya çıkmıştı. Kurulan komisyon, "Nasyonal Sosyalist Yeraltı'nın (NSU) cinayet serisinden çıkartılan sonuçlar/ aşırı sağın gelişmesi/Eyalet Parlamentosu ve sivil toplum için faaliyet tavsiyeleri" başlığı ile görevine başlamış bulunuyor. Bu bağlamda emniyet birimlerinin, özellikle iç istihbarattan sorumlu olan Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (Verfassungsschutz) işlediği hata, ihmal ve eksiklikler araştırılacak. Ayrıca aşırı sağın önlenebilmesi ve deşifre edilmesi için stratejiler üretilecek. Hem bir hukukçu olarak, hem de ırkı, dini, dili, cinsiyeti ne olursa olsun, insanların yaşama hakkına sonuna kadar inanan ve savunan bir vatandaş olarak, 10 yılı aşkın bir süre içinde cinayetleri işleyen ırkçıların hiç bir şüphe çekmeden normal hayatlarını sürdürebilmesi ve emniyet birimlerinin mağdur ailelerine şüpheli muamelesi yapması beni çok etkiledi ve üzdü. Kurban edilen bir can'ın yakını olsaydım, kurulan komisyon gibi siyasi girişimlere güvenebilir miydim? Bilemiyorum. Ancak herşeye rağmen umutlu olduğumu belirtmek isterim. NSU terör cinayetlerine benzeyen katliamların tekrarlanmaması için yapılan hataların, mevcut eksiklerin samimi şekilde masaya yatırılıp tartışılmasını, ırkçı teröre karşı önlemlerin ciddiye alınıp, somut tavsiyelerin önerilmesini hedefliyorum."
Irkçılığın her yerde geliştiğine vurgu yapan Karakul, ırkçılık yapan ve göçmen karşıtı söylemleri kullanan siyasal partilerin güç kazandığına işaret ediyor. Karakul gözlemlerini şu şekilde anlatıyor: "Somut bir örnek vermek gerekirse, kongrelerinde parti temsilcilerinin ırkçı söylemleriyle dikkat çeken, her seferinde ülkenin mevcut göç politikalarını eleştirirken, göçmenleri rencide edecek açıklamalarda bulunan AfD partisinin (Alternative für Deutschland) güç kazandığını inkar edemeyiz. Sağ görüşlere meyil her zaman vardı. Ancak akademik bir kalıba sokup, kabul edilir biçime getirip, dillendiren bir akım bekleniyormuş demek."
GÜL GÜZEL/STUTTGART