Yüzde 50 kadın kotasının şart olduğunun altını çizen Yurdalan, "Kadınların yaşadıklarını telafi etmek için gerekli mekanizmalar hayata geçirilemez. Barış süreci eğer barış içinde bir ülkede yaşamanın yolunu açmak manasını taşıyacaksa o hayat cinsiyet ayrımcılığına karşı olmalıdır. Güney Afrika'da olduğu gibi yüzde 50 kotanın mutlaka olması gerekiyor" dedi. Yurdalan, komisyonda yer alacak kadınların ise Türkiye'de bulunan kadın örgütlerinin belirlemesi gerektiğini kaydetti.
Karar süreçlerinde kadınlar da olmalı
Basında komisyonda yer alacak isimler arasında sadece bir kadının olduğunu söyleyen Yurdalan şunları belirtti: "Bu kadar yıldır devam eden bir savaşın çözüm süreci tartışması yapılıyor ve komisyonda yer alacağı söylenen listede sadece bir kadın ismi var. Julide Kural yıllardır birlikte barış için uğraştığımız bir kadındır, olması önemlidir ama tek kadın yetmez. Komisyonda yer alacak kadınları kadın örgütlerinin belirlemesi ve komisyonun bütün kesimleri temsil eden kişilerin yer alması önemli noktalar. LGBT bireyleri, Hıristiyanlar, Aleviler,Yahudiler, Çerkezler kısacası savaştan zarar gören ve barışı bekleyen kesimlerin tümünün sözü taşınmalı. Karar alma süreçlerinde kadınların olması gerekiyor."
"Kadınlar sadece anne oldukları için zarar görmedi" diyen Yurdalan, Kadınların birden fazla kimliği var ve sadece annelik kimlikleri mağdur olmadı. Kadınların gördüğü bütün zararların bütün boyutlarının tartışılması gerekiyor. Komisyonda yer alacak bir kadınla bütün yönlerin tartışması mümkün değil. Diğer bir noktadan, sürecin şeffaf ilerlemesini çok önemsiyoruz. Herkesin bu süreçte bilgi alması ve tartışması gerekiyor. Barış toplumun her kesiminde tartışılmalı. Barış görüşmelerine kadınların eşit olarak katılmasının önü kapatılırsa barış ta cinsiyetçi olur" şeklinde konuştu.
MÜTHA ÇETİN / DİHA/ İSTANBUL