Avrupa'da Kürtlerin kendi sorunlarını çözmenin aracı olarak ortaya çıkan Bölge Halk Meclisleri'nden sonra, kadın sorununu özgün bir şekilde ele almak için Kadın Meclisleri de oluşmaya başladı. Biz de, Almanya'nın Gissen kentinde çalışmalarını yürüten Berçem Kadın Meclisi sözcüsü Nazlı Tural'a meclis çalışmalarını ve karşılaştıkları sorunları hakkında sorular yönelttik. Kadın çalışmasının zorluklarına değinen Tural, "Meclislerin öznesi olan komisyonları hayata geçirmedik. Biz hep üstte kaldık, hep yönetimle, koordinede kaldık, halka indirgemedik, halkla bütünleştiremedik" sözleriyle bulunduğu alandaki kadınlara özeleştiri verdi.

Bize Berçem Kadın Meclisinden bahsedermisiniz? Meclis nasıl işliyor?

Meclisimiz 2011 yılının Nisan ayında kuruldu. 35 kişiden oluşan meclisimizde 6 komisyon çalışma yürütüyor. Bunlar; Örgütlenme, hak adalet, gençlik, dış ilişkiler, sosyal alan, kültür komisyonları olarak örgütlendirilmiş durumda. Meclisimiz 11 kişilik yönetim, 3 kişilk kordinasyon ve sözcü şeklinde çalışmalarını gerçekleştirmekte. Komisyonlar 15 günde bir toplantılarını yapıyor, genel olarak 2 ayda bir toplanırken, yönetimde ayda bir toplantılarını yapıyor. Bazı komisyonlarımız toplantılarını bu sene içerisinde bir iki defa yaptı sadece. En çok toplantı sistemini kendinde işleten komisyonlarımız sosyal alan, örgütlenme ve diş ilişkiler oldu. Örgütlenme komisyonu her ne kadar Berçem Kadın Meclisini her eve götüremediyse de, yine de bölge düzeyinde iyi bir açılım yapmıştır. Yine diş ilişkiler komisyonu aynı şekilde bölgemizde bulunan yabancı kadın kurumlarıyla ilişki halinde birlikte eylem yapma, birlikte hareket etme konusunda bir uyum sağlanmış durumda. Son dönemlerde Gissen bölgesinde yapılan bütün eylemlerde yine kadınlar öncü rolünü üslenmişlerdir.

Meclisinizin pratik faaliyetlerini kısaca anlatabilir misiniz?

Gissen'de yapılan hemen hemen bütün etkinlikleri Berçem Kadın Meclisi olarak yaptık. Mesela açlık gerevi sürecinde yapılan eylemler, Roboski katliamına karşı yapılan eylemler, son dönemdeki çadır eylemi, kiliselere dosyalar verme ve bir çok eylem yaptık. CENİ'nin başlatmış olduğu 'Adalet istiyoruz' kampanyası kapsamında 200 imzalı kartı Paris valiliğine gönderdik. Yine Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için eylemler yaptık. En önemlisi de Rojava'yı desteklemek için Siegen alanımızda bir gece düzenledik ve gecenin gelirini Heyva Sor aracılığıyla Rojava'ya gönderdik.
Ancak bu çalışmalara karşın, Kürt Halk Önderi Serok Apo için başlatılan imza kampanyasında çok geri kalmış durumdayız. Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nin önümüze koyduğu imza hedefi 16 bin. Ama şu ana kadar çok az toplamış durumdayız. Bunun sebebi ne olursa olsun kabul edilemez, ama kadın arkadaşlarımız dil konusunda sıkıntı çekiyorlar. Mesela bölgede yapılan yabancıların yürüşlerine gitmedik. Kendimizde de bu güven oluşmadı da. Bu konuda ortaya çıkıyor.


Bölgenizde ağırlıklı olarak ne tür sorunlar yaşıyorsunuz?
Meclisimize gelen sorunlar oluyor. Bu sorunları çözme noktasında çabalarımız oluyor ve var olan sorunu çözüyoruz. Bu noktada kollektif bir çalışma yürütüyoruz.
Diğer sorunlar da erkeğin kadına yönelik şiddetidir. Bu her bölgede olduğu gibi bizim bölgemizde de var. Bu sorunların bazılarının kısmi olarak çözebiliyoruz. Ama bazı sorunların da şiddet gören kadınlar tarafından üstü örtülmek isteniyor. Bazı kadınlar da korkuyor. Ve kendisine şiddet eden erkeğe karşı boyun eğiyor. Meclis olarak kadının özgür düşüncesinin her eve götürseydik, onlara anlatsaydık bu konularda bizde iyi bir sonuç alabilirdik. Geçen sene 'Toplumda kadının yeri' adıyla bir seminer yaptık. Semineri erkek ve kadın karma yaptık. Eğer kadın sorununu çözeceksek erkeklerle çözmeliyiz. Toplumda kadının yeri, kadına karşı şiddettin daha iyi anlaşılabilmesi için bunu böyle yaptık. Gissen'de yabancı kurumlarla da ortak çalışmamız da var. Anadilde eğitim için yapılan şiir yarışmasında şiir okuduk, 8 Mart kadınlar gününde onların ve bizim yaptığımız eylemlere birlikte katılıyoruz.

Halk Meclise ile uyumlu bir çalışma sisteminiz var mı?

Bölgede ve alanlarda var olan Halk Meclisleri'yle çalışmarımız uyumlu bir şekilde yapılıyor. Tabi bazı nokalarda da sıkıntılarımız var. Mesela eşbaşkanlık sisteminde erkek ve kadın aynı hakka sahiptir. Ama nedense kadınlar bir şey söylediği zaman dikkate alınmaz. Erkek bir şey söylediği zaman dikkate alınır. Mecliste kadını kabullenmede bir sıkıntı ve sorun var. Meclislerde kadın hakları ve kadın özgürlüğünde bahsediliyor ama aslında pratiğe baktığımızda öyle olamadığı ortaya çıkıyor. Bunun sadece  lafta kaldığını bu haliyle görüyoruz. Biz halk meclislerinde de bir çok ortak etkinlik düzenledik. Buda bölgeye bir canlılık getirdi. Meclislerden biz şunu anlıyoruz, halkın kendi kendini yönetmesidir, kendi sorununu çözmesidir, kendi kararlarını almasıdır. Ama burda bunları da yapılabilmesi için de, meclislerin öznesi olan komisyonları hayata geçirmedik. Biz hep üstte kaldık, hep yönetimle, koordinede kaldık, halkla bütünleştiremedik.

Komisyonlar eğitimler konusunda nasıl? Bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?

Bizim meclis olarak en büyük eksikliğimiz komisyonlarımıza eğitim konusunda planlama yapamamak. Eğer ciddi bir eğitim  planlamamız olsaydık belki Gissen'de veya başka bölgelerdeki kurum ve kuruluşlara iyi çalışma sahası olurdu. Yakın dönemde bizim Berçem Kadın Meclisi'nin yıllık kongresi var. Kongrede özellikle eğitim konusunda ciddi bir karar alıp her komisyonumuzun aylık veya haftalık eğitim alma noktasında önemli kararlar alacağız. Utamara'nın 3- 5 Ocak tarihlerinde yapmış olduğu eğitime bölgemizde kimseyi gönderemdik. Bunun eksikliğini bugün hem kendimizde hemde komisyonlarda görmekteyiz.


AGİT ERKENDİ/GİSSEN