
'Kulik', 4 bölümden oluşuyor. 'Kulik'in birinci bölümü olan alt kısmına 'kım' deniliyor. Bu bölümün Kommagene döneminden beri kullanıldığı Nemrut'taki kadın heykellerinde de görünüyor. İkinci bölümü ise 'kım'ın üzerine konulan tasik oluşturuyor. Tasik'ın üzerine de üçüncü bölüm olan 'çit' bağlanıyor. Kürtlere özgü bir kumaştan oluşan 'çit'in yöreden yöreye bağlanma şekli değişiyor. Semsûr'da ön tarafa düğüm atılırken, diğer yörelerde yana ya da arkaya atılabiliyor. Düğümün öne atılmasının bir nedeni, gözlerin güneşten korunması şeklinde yorumlanırken, bir diğer nedeni ise, aşireti ya da yöreyi belirlemesine yardımcı oluyor. 'Çit'in üzerine ise son bölüm olan 'kitan' bağlanıyor. Genellikle bu bölüm için beyaz renk seçilirken, dul veya yaşlı kadınlar ise siyah 'kıtan' bağlıyor.
'Kültürümüz de bizimle ölmesin!'
Semsûr merkeze bağlı Göztepe Köyü'nde oturan Fatma Ülger (57), yörelerinde eski bir adet olduğunu ve kültürel boyutu bulunduğunu söyledi. Ülger, "Eskiden kadınlar evlenmeden, nişanlanmadan önce başları açıktı. Nişanlandığında erkek tarafı 'kulik'ı getirirdi ve kadın başına takardı. 'Kulik'ın önünü de sarı kırmızı yeşil şeritler bağlarlardı. Evlendikten sonra ise 'kulik'ın üzerine kıtan ya da yazma örterlerdi" diyerek nişanlıyken takılan 'kulik' ile, evlendikten sonra takılan 'kulik'ın bağlanış şeklinin de farklı olduğunu kaydetti.
Yaşıtlarının bile artık 'kulik'ı takmadığından yakınan Ülger, "Bana da sürekli 'sen niye eşarp takmıyorsun, çıkar 'kulik'ı' diyorlar. Ama ben onları dinlemiyorum. Bir zamanlar bütün kadınların taktığı 'kulik' şimdilerde pek kullanılmıyor. Yurtdışında yaşayan akrabalarımız düğünlere gelince de bizleri gördüklerinde hemen fotoğraflarımızı çekmeye başlıyorlar. Daha sonra çocuklarına gösterip 'Bizim annelerimiz eskiden bunu takarlardı, kültürümüzdür' diyorlar" şeklinde konuştu. 'Kulik' takmayı çok sevdiğini belirten Ülger, "İsterim ki bu kültürümüz devam etsin, biz öldüğümüzde bu kültürümüz de bizimle beraber ölmesin" diyerek genç kadınların da 'kulik' takmasını önerdi.
14 yaşından beri 'kulik' taktığını belirten Dardxan (Dardoğan) köylüsü Zeynep Çoraplı (65) ise, "Bütün kadınların 'kulik' takmasını istiyorum" diyerek, eşarp ve yazmanın 'kulik'ın yerini almasından yakındı.
ARJİN KARAKUŞ - DİHA/SEMSÛR