
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat komplosu ve Yunanistan’ın rolü üzerine Atina’da düzenlenen konferansa PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ve HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da katıldı. Konferansın ilk oturumunda konuşan Öcalan’ın Yunanistan’daki avukatı Yannis Ratchidos, Yunanistan’ın komplodaki rolüne ilişkin 22 Şubat’ta Atina’da görülecek davayı hatırlattı. Ratchidos “Öcalan şu anda tamamen tecrit altında tutuluyor. Hiç kimse ile irtibatı yok, avukatlarıyla da görüşememektedir. Bu tecrit, adalet ve hukuka karşıdır. Atina’da görülecek dava esasında Yunanistan hukuku çerçevesinde görülen bir ilktir” dedi.
KNK Temsilcisi Songül Karabulut, 20. yüzyılda Ortadoğu siyasetinin Kürt inkarı üzerine kurulduğunun altını çizerek, “Bu komployla bir yüzyıl daha Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerine kurulmuştur. Öcalan’ın Ortadoğu’dan çıkarılması ile Ortadoğu’ya yeni bir şekil verilmesi arasındaki bağın bariz olduğu anlaşılıyor” diye konuştu.
AİHM kararı hukuksuz
İngiliz Hukukçu Margareth Owen ise “Eğer, Strasbourg’daki İnsan Hakları Mahkemesi kaçırılma olayının hukuki olmadığına ilişkin bir karar alsaydı o zaman bütün her şey hukuksuz olarak nitelendirilecekti ve uluslararası boyuta taşınacaktı” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın Avukatı Ebru Günay ise “İmralı sisteminin lağvedilmesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın barış arayışları yıllardır devam ediyor. Şu anda tecrit koşulları olduğu için mesajını iletme şansı olmadı” diye konuştu.
Konferansın ikinci oturumunda ise AP Milletvekili Manolis Glezos konuştu. Glezos “Yunanistan’ın Öcalan’ı teslim etmesi 17 yılı buldu. Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etti. Şimdi soru şu, neden teslim etti? Biz Türklere bu kadar dost muyuz? Yunan halkının duruşu başka, Yunan hükümetinin duruşu başka. Burada bir ikilem yaşıyoruz” dedi.
Rojava Öcalan’ın vizyonu
Konferansın konukları arasında PYD Eşbaşkanı Salih Muslim de vardı. Muslim, Kürtlerin Ortadoğu’da sadece kendilerini değil insanlık değerlerini koruduğunu, bölge halklarını savunduğunu belirterek şöyle dedi: “Kurduğumuz sistemde Hıristiyanlar, Kürtler, Araplar yaşıyor. Çok demokratik bir sistem. Bütün çalışma ve yaşam alanlarımızda kadın ve erkekler eşittir. Bu yeni inşa edilen sistemin tabii ki düşmanları da mevcut. Bu sistemi kabul etmeyenler de var.”
Konferansa katılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da, Rojava’daki sistem ile Kürt Halk Önderi Öcalan arasındaki bağı şu şekilde ifade etti:”İki ayrı uçtan sözediyoruz. Bir tarafta kadını köle pazarında mal haline getirip satan DAİŞ, diğeri ise Rojava’da YPJ öncülüğünde direnen kadın figürü. Bu ikisi iki ayrı dünya, iki felsefedir, yaşam tarzı, gelecek vizyonudur. O kadınlar, Başkan Apo’nun öğrencileridir.”
Öcalan’a doğru yaklaşılsaydı!
İtalyan ve Yunan halkının Öcalan’a büyük bir dostluk gösterdiğine vurgu yapan Demirtaş ancak devletlerin ise halkların gösterdiği dostluğa ters davrandığını belirtti. Demirtaş “Bu devletler, 17 yıl önce aktüel baskılara boyun eğmeden gelen misafirin kim olduğunu bilselerdi ya da nasıl bir tarih yazıcı olduğu görselerdi, bugün Ege denizinde mülteciler her gün katledilmezdi” ifadelerini kullandı.
İmralı cezaevini anlattı
Demirtaş konuşmasında Öcalan ile İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin de şunları söyledi: “Geçen bir buçuk yıl boyunca partimin eşbaşkanı ve milletvekili olarak 8 kez gittim ve tanışma fırsatı buldum. Kendisi koşulları ile ilgili eleştirileri iletiyordu ve barış için uğraşmak, fırsat yaratmak için eleştiriyordu. Dışarıdan bunu anlamak çok zor fakat ben ve arkadaşlarım, o cezaevini kısaca tanıma fırsatı da bulduk. Onun için inşa edilmiş bir küçük cezaevi. Ben daha önce de Türkiye’nin birçok cezaevini gezdim, fiziki yapısını tanır, bilirim, neyin niye yapıldığını bilirim. Fakat İmralı gibi bir cezaevi hiç yok. Mimari yapısıyla, fiziki koşullarıyla zannedersem dünyada başka bir örneği yok. Marmara denizinin ortasında bir adada, kayalıkların üzerinde tek kişilik bir cezaevi. Duvarları normal cezaevlerinden çok çok daha yüksek, içerideki hücrelerden havalandırmaya kadar çok daha küçük ve duvarları çok yüksek, insan şu hissiyata kapılıyor, hani çok değerli bir şeyiniz olur ve onu hiç kimsenin bulamayacağı bir yere saklamak istersiniz, ben onu hissetmiştim.”
Ortadoğu krizini aşabilir
Öcalan’ın düşüncelerine değer verilmesi durumunda Ortadoğu’daki krizden çıkılabileceğini dile getiren Demirtaş “Ama neredeyse bir yıla yakın bir zamandır onunla görüşemiyoruz. Bunların hepsi bir sağ hükümet, dinci, milliyetçi bir hükümet tarafından yapılıyor. İdeolojik olarak bunları yapması çok anlaşılırdır. AKP ideolojik olarak da Öcalan’ı kendisi açısından tehdit olarak görüyor” dedi.
Demirtaş son olarak, Yunanistan’da iktidarda Syriza hükümetinin bulunmasını da sorunların çözümü için bir şans olarak gördüğünü dile getirdi.
Konferansa iktidardaki Syriza Partisi ve Merkez Partisi de mesaj gönderdi.
DEVRİM ARSLAN / ANF/ATİNA