Yunanistan’da 25 Ocak’ta yapılan erken genel seçimlerde, kemer sıkma politikaları karşı çıkan Radikal Sol Koalisyon SYRIZA birinci parti çıktı. Seçim gecesi Yunanistan’ın başkenti Atina’da SYRIZA lideri Alexis Tsipras ve parti üyeleriyle bir araya gelen Halkların Demokratik Partisi (HDP) MYK üyesi Garo Paylon, zafer ilanı ve kutlamalarına da katıldı. Garo Paylan ile SYRIZA’nın yükselişini, Yunan halkının SYRIZA’dan beklentileri ile seçim zaferinin yarattığı rüzgarın Avrupa ve Türkiye siyasetine olası etkilerini üzerine konuştuk. 


Öncelikle, SYRIZA nedir?

Yunanistan’da çok derin bir sol gelenek var. SYRIZA da mücadeleci bir geleneğe sahip. Aynı zamanda uluslararası grevlere imza atmış bir sol hareketten bahsediyoruz. Son olarak bir araya gelip güç birliği oluşturdular. SYRIZA adı altında toplandılar. SYRIZA’nın açılımı Synaspismós Rhizospastikís Aristerás. Yani Türkçesiyle Radikal Sol Koalisyon. 2004’te oluşan bir koalisyondu. 2009’da seçimlere girdi ve yüzde 4’le parlemontoya girdi. Daha sonra 2012 seçimleri ile birlikte yükselişini devam ettirerek partileştiler. Ve en sonunda da yüzde 36 ile iktidara geldiler. Ama SYRIZA’nın aldığı oyun tamamı sol ya da sosyalistlerden gelmiş değil. Sol gelenekten olmayan insanlar da yeni bir umut ve değişim için ‘SYRIZA’ dedi. 


Baktığımızda 2004’ten 2015’e kadar kademeli bir şekilde ilerleyen bir SYRIZA var. Bu yükseliş, yanlızca kemer sıkma politikalara karşı artan sokak hareketinin bir sonucu mu?

Bu yükseliş; neo liberal politikaların sonuncusu olan Uluslararası Para Fonu (IMF), Avrupa Birliği ve Avrupa Merkez Bankası’nın oluşturduğu üçlü Troyka’nın Yunanistan halkının gırtlağına basmasının neticesidir. 5 yıldır Yunanistan halkı, büyük faizlerle diğer ülkelere borçlandırıldı. Ancak bu borçlar artık ödenemeyecek noktaya geldi. Bütün bunların bedeli de kemer sıkma politikalarıyla ekonomik krizin hiç bir şekilde sorumlusu olmayan emekçilere ve yoksullara ödetildi. Bu politikalar bırakın sorunları çözmeyi daha büyük kargaşaya götürdü Yunanistan’ı. İnsanlar işsiz kaldı, dükkanlar kapandı, 100 bin eğitimli Yunan genci ülkeyi terk etti. Troyka, Yunanistan halkının umudunu kırdı. Ama SYRIZA umudu tekrardan yeşertti. SYRIZA, Troyka’ya ‘Sizin taleplerinizle değil Yunanistan halkının  talepleri ile bu krizi aşacağız’ dedi. SYRIZA, ‘Yunanistan halkını bu girdaptan çıkaracağız’ vaatleri ile iktidara geldi. Bence bu seçimlerin en büyük kelimesi ‘umut’ olmalı. Yunanistan halkına, sol ve emekçinin yanında bir politikayla umut veren SYRIZA yüzde 36 ile birinci parti oldu ve umudu büyüttü. 


Tsipras hükümeti, oldukça yüklü borçları ödemesi için bastıran üçlü Troyka ile vaadlerini tutmasını bekleyen tabanı arasında nasıl bir denge oluşturacak? Zira kimi yorumlarda ‘SYRIZA bu süreci iyi yürütemezse tarih yazmak bir yana tarihe karışacak’ deniliyor.

Seçimi izlemeye gittiğimde Atina’da Alexis Tsipras ve kurmayları ile de görüşme şansım oldu. Toplantılarımız oldu. 

Alexis Tsipras’ın kurmaylarına söylediği şey şuydu: ‘Bizim ideallerimiz var. Bizler buna bağlıyız. Ancak Yunanistan halkının bizden çok büyük beklentileri var. Biz ideallerimiz ile Yunanistan halkının beklentileri arasında bir noktada olacağız.’ 

Zira SYRIZA yönetimi, ideallerini bütün dünya ile ilişkilerini keserek gerçekleştiremeyeceklerinin farkında. Şartlarını Troyka’nın önüne koyarak müzakere yürütecekler. Troyka’nın beklentileri ile Yunanistan halkının beklentilerini ve SYRIZA’nın beklentilerini ortak bir yerde buluşturmayı deneyecekler. 


Peki SYRIZA neden parlamentoya giren diğer sol partiler yerine kendisini ‘halkçı merkez sağ’ olarak tanımlayan Bağımsız Yunanlar ile birlikteliği seçti?

Çünkü; Bağımsız Yunanlar Partisi (ANEL) ile SYRIZA, Troyka’ya karşı koyma noktasında hemfikirler. Bu sebeble Yunanistan için şu anda en öncelikli konu olan ekonomi politikaları konusunda ortak karar çıkarmakta çok sıkıntı yaşamayacaklar. Zira, ANEL de kemer sıkma politikaları karşı.Ama kimlik politikasında ve azınlıklar konusunda adım atmakta zorlanacaklar. Çünkü; iki parti bu meselelerde politik olarak ayrışıyor. Maalesef, Türkiye ile Yunanistan bu anlamda birbirine çok benziyor. İki ülke de azınlıklar ve kimlik konusunda oldukça problemli.


Seçim gecesi HDP adına Atina’da SYRIZA’nın genel merkezindeydiniz. Tsipras ile ekibi hakkındaki izlenimiz nedir? Ve HDP ile SYRIZA arasında nasıl bir bağ var? 

Seçim gecesi Eşbaşkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın selamlarını ve başarı dileyen mektuplarını Tsipras’a götürdüm. Aynı gece kutlama mesajını da ilettim. Çok memnun oldu. Kendisi de HDP’yi izlediğini belirtti ve başarı dileklerinde bulundu ve Eşbaşkanlara selamlarını iletti. Aynı gece Tsipras’ın yanı sıra yakın ekibi ve danışmanlarıyla tanışma fırsatı buldum. Çok genç bir ekip. Yaş ortalaması 35 ve hepsi Türkiye siyasetini ve HDP’yi ciddi şekilde izliyorlar.  

Hatta bir kaç ay önce, şu an kabinede yer alan bazı SYRIZA’lı milletvekilleri Suruç sınırındaydı. Atina’daki SYRIZA’nın merkez binası da Kobanê afişleri ile doluydu. Bu bağlamda SYRIZA enternasyonel bir parti. 


Peki SYRIZA’nın galibiyeti Avrupa’nın siyasi iklimini nasıl etkiler? Mesela Kasım’da seçimlerin yapılacağı İspanya’da SYRIZA’nın kardeş partisi Podemos yükselişte…

Seçim günü Avrupa’dan çok sayıda sol, sosyalist ve çevre hareketinin temsilcisi Atina’daydı ve herkes umutlarını SYRIZA’nın başarısına kitlemişti. SYRIZA ile Avrupa’da değişim rüzgarı esmeye başladı. Öncelikle Kasım’da seçime hazırlanan İspanya ve sonra Avrupa’nın tamamı bu rüzgardan etkilenecektir. Şu anda Yunanistan gibi ekonomik krizle boğuşan ve Troyka’ya borçlu olan İspanya’da da büyük bir rüzgar esmekte. Podemos da SYRIZA gibi değişimden yana. Çünkü; neo liberal politikalar hiç olmadığı kadar bu dönemde teşhir olmuş durumda. Ve artık insanlarda buna karşı farklı bir politika, yeni bir umut arayışı var. Bu noktada SYRIZA’nın verdiği umut çok önemli. O kıravatsız lider (Alexsis Tsipras) ve yaş ortalaması 35 olan genç kadro, hem ülkelerinde hem de Avrupa’da değişimin ve umudun sembolü oldu. 


Yunanistan’da esen bu değişim rüzgarı HDP’yi de etkiler mi? 

Komşumuzda esen bu rüzgar Türkiye’yi de etkileyecek, çünkü halkta bir alternatifsizlik var. Siyasette bir dar boğazlık hakim. Bundan çıkmak anlamında HDP’nin ciddi bir alternatif olacağını düşünüyorum. SYRIZA’nın zaferi, HDP’nin seçim başarısı ile taçlanacak.


REHA SARI/HABER MERKEZİ