Yeşil Düşünce Derneği ve Adana Çevre Platformu, “İklim için bende varım” kampanyası kapsamında Seyhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde “Kömür Santralleri, İklim Krizi ve Yeşil Politikalar” konulu konferans düzenledi. Konferans, enerji politikaları ve iklim değişikliği, fosil yakıt teşvikleri, kömürün ekonomisi ve termik santrallerin halk sağlığına etkisi konulu sunum ile başladı. Konferansta konuşan İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı Ümit Şahin, enerji politikaları ve iklim değişikliğine dair bilgi verdi.
Tehlikeli sınıra ulaşılıyor
Adana’nın yeni termik santral çalışmalarının odak noktası olduğunu hatırlatan Şahin, bu anlamda konferansın anlamlı olduğunu belirtti. Endenozya ve Rusya’da mega orman yangınlarının meydana geldiğini dile getiren Şahin, bu yangınların iklim değişiklilikleri ile ilişkisinin olduğuna vurgu yaparak, “Bu yangınların temel sebebi değişen iklim koşullarıdır” dedi. 1880 yıllarından bu yana her yıl sıcağın1 derece artığına dikkat çeken Şahin, “Yeryüzünde karbonmonoksit gazı sürekli artmakta buna bağlı olarak sıcaklık her yıl 1 derece artmıştır. Eğer sistem bu hızla devam ederse tehlikeli sınır olan 2 dereceye ulaşacağız. 2030’larda tehlikeli sınır olan 2 dereceye ulaşacağız” dedi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı da fosil yakıt teşvikleri ve kömürün ekonomisi konulu sunumu yaptı. Aşıcı, AKP’nin kömür işletmecilerini ciddi anlamda teşvik verdiğini ve teşviklerle birlikte kömür santrallerindeki üretim miktarında bir artış yaşandığını anlattı. Aşıcı, “Hükümetin 2002’den bu yana yoksul insanlara yaptığı kömür yardımları ve kömür işletmecilerine verilen ‘cömert’ teşvikler Türkiye’de kömür kullanımını arttıran sebeplerden bir tanesi. Kömür üreticilerine verilen teşviklerin miktarına tam olarak ulaşamıyoruz. Örtük teşvikler yoluyla maden şirketleri usulsüzce teşvik alıyor. Kömürün ekonomik büyüme ve istihdama katkısı minimal düzlemde olmasına rağmen bu kadar teşvik almasına sebep olan şey siyasi rant ve ekonomik rant” dedi.
Mücadele ile HES’ler durduruldu
Konferansa katılan Mezopotamya Ekoloji Hareketi Amed Ekoloji Meclisi aktivisti Önder Özbey, konuşmasında Kürdistan’da devlet tarafından yapılmak istenilen HES’lere dikkat çekti. HES’lerin Kürdistan coğrafyasını talan etme ve insansızlaştırma amacıyla yapıldığına söyleyen Özbey, Kürdistan halkının ise HES’lere karşı direndiğini anlattı. Kürdistan’da çıkarılan kaya gazının çevreye büyük zararlarının olduğuna değinen Özbey, “Kaya gazının çıkarılması sonucunda kullanılan kimyasalların toprağı verimsizleştirdiği tespit edildi” dedi. Yerleşim alanlarının olduğu yerlerde, yeraltı patlamasının yeryüzünde evleri tahrip ettiğine ve patlamaların fay hattını tetiklediğine işaret eden Özbey, “Bu şekilde ekosistem tahrip ediliyor. Ama bölge halkının artık bilinçlendiğini ve ekoloji mücadelesinde daha kararlı olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.
DİHA/ADANA