
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) İnanç Komisyonu Sözcüsü Fevzi Köz, "Kürdistan İslam Konferansı'nın birincisinin geçen yıl yapıldığını hatırlatarak, Öcalan'ın önerisiyle "Demokratik İslam Konferansı'nın yapılması için çalışmalara başladıklarını söyledi. Dört parça Kürdistan'dan temsilcilerin katılımı ile bu konferansın yapılacağını aktaran Köz, "Bugünkü süreçte böyle bir konferansın düzenlenmesi çok önemlidir. Çünkü bilindiği gibi bu coğrafyada İslam adı altında çok farklı politikalar, çok farklı katliamlar yürütülmeye çalışılıyor. Gerçek anlamdaki İslamın halkların kardeşliğine dayalı, halkların eşitliğine dayalı bir özellik, bir misyon taşıdığını biliyoruz. Peygamberin bugüne kadarki misyonu halklar arasındaki barıştır, halklar arasındaki eşitliktir. Bu temelde konferansın bir misyonu olacaktır" dedi.
'Davet geniş tutulacak'
Mezopotamya coğrafyasında yaşayan İslami ve diğer halkları, Demokratik İslam Konferansı'na davet edeceklerini belirten Köz, "Hz. Muhammed'in İslam felsefesinin gerçek ruhu, barışa ve eşitliğe dayalıdır. Enternasyonal bir ruha sahiptir. Ama bugünkü İslam adına yaşanan savaşlar, katliamlar İslam felsefesiyle uyuşmamaktadır. Bu coğrafya'da Araplar, Aleviler, Süryaniler yüzyıllarca beraber yaşamışlardır. Yaşamı paylaşmışlardır. Şuandaki bu katliamlar hiçbir din ile bağdaşmaz. Bu çatışma suni bir çatışmadır" diye konuştu.
'Kerbela anlayışı sürdürülüyor'
Türkiye'de İslam'ın mezheplerinin devletin ve Diyanet İşleri'nin esareti altına girdiğini dile getiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül de, İslam'ın kırılma noktasının Kerbela olduğunu söyledi. Bu esaretten kurtulmanın yolunun eski kültür ve inançların özünün yakalaması olduğunu belirten Bülbül, "İslam'daki Kerbela anlayışı ve Türkiye'de halen var olan anlayış sürdürülmektir. Devletler hep dini kullanmıştır. Dinlerin devletin esaretinden kurtulması ve sosyolojik bir olgu olarak kullanılması gerekiyor. Bu ülkede bu tür konferanslarda cesaretli tartışmaların yürütülmesi önemlidir. İslam konusunu, İslami toplulukların yanı sıra bütün mezheplerin bu konferansa davet edilerek konuşması gerekir. Biz Aleviler de buna destek veririz. Bugün Ortadoğu'da oluşan despotik İslam ortamlarının ortadan kalkması için gereken desteğin verilmesi gerekir" diyerek, inanç kesimlerinin gereken desteği sunması çağrısında bulundu.
'Öneriler hayati anlam taşıyor'
Türkiye'de hiç kimsenin kendisi olmadığını belirten Bülbül, yapılacak konferansın sol çevrelerden eleştirilmesine ilişkin şunları dile getirdi: "İnsana ait olan her şey üzerinden fikir yürütebilir. Din insan içindir, insan din için değildir. Türkiye'de var olan İslamcılık üzerine oluşturulan Rönesans ortamları, İslam'ı egemen güçlerin esaretinden kurtaracak. Konferansa sunulacak öneriler hayati anlam taşıyor" dedi.
Midyat Süryani Kültür Derneği Başkanı Yuhanna Aktaş ise, yapılacak konferansın bu coğrafyada bin yıllık geçmişleri olan Süryaniler tarafından olumlu karşılandığını dile getirdi. Aktaş, Süryaniler olarak tarih boyunca bu topraklarda kardeşçe yaşadıklarını dile getirerek, "İslam'ın siyasallaşması ile birlikte tehlikelerin arz ettiğini gördük. Hz Muhammed dönemindeki ticari ve komşuluk ilişkisinin ön plana çıkartılması gerekir. Maalesef bugün Müslüman olmayan halklar, yaşadıkları bu topraklarda tedirgin olmaktadır. Bu konferans bu coğrafyada yaşayan tüm inançlar için çok önemlidir. Yıllardır din adına süren çirkin savaşlarda 'Allahuekber' diyerek insanları koyun gibi kestiler" diye konuştu.
DİHA/AMED