
Kürtlerin en büyük kadın organizasyonu KJB, Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde yapılması planlanan 2. Ulusal Kadın Konferansı’na katılmayacaklarını açıkladı. KJB yaptığı açıklamada, konferansın kendi projeleri olduğunu, buna rağmen KDP ve YNK üyelerinin, tek taraflı ‘son derece anti demokratik, şeffaf olmayan ve korsanvari yöntemler uyguladığını’, hazırlık komitesinin ‘işlevsiz’ kılındığı ve delege kotalarında ‘hukuksuz yöntemlere başvurulduğunu’ belirtti.
Yazılı bir açıklama yapan KJB, 2. Ulusal Kürt Kadın Konferansı’nın doğru bir anlayış ve yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, tüm Kürt kadın örgüt ve kurumlarının eşit ve adil temsilinin esas alınmasını istedi. Altı madde halinde taleplerini sıralayan KJB, “Halkımız ve kadınların özgürlüğüne zarar verecek böyle bir çalışmayı kabul etmeyeceğimizi, ortak olmayacağımızı ve katılmayacağımızı belirtiyoruz” dedi.
En temel ilke kadın ile ortaklaşma
KJB açıklamasında, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiği bir süreçten geçildiğini, bu sürecin Kürt halkı ve kadının özgürlüğü açısından tarihi fırsatları ortaya çıkardığının altını çizdi. Bölgenin yeniden inşaasının, egemen güçler tarafından Kürtlerin statüsüz bırakılması üzerine kurulmaya çalışıldığını belirten KJB, “Buna göre kendi Kürtlerini yaratarak, özgür irade ve özgür kimliği temsil eden Kürtleri tasfiye etme, bir avuç işbirlikçi üzerinden sömürme amaçlanmaktadır. Buna karşılık Kürtler artık ulusal bilinç kazanmış, mücadele iradesi oluşmuş bir halk olarak siyasal ve toplumsal sorunlarını çözme mekanizmalarını oluşturabilecek düzeye ulaşmıştır” dedi. Kadın özgürlük hareketinin, sorunlarını çözmenin en temel ilkesinin yurtseverlik olduğunu, yine Kürt kadınları ile demokratik birlik temelinde ortaklaşmanın en temel ilkeleri olduğunu belirten KJB, bunun üzerinden mücadele yürütmenin vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
‘Şeffaf olmayan yöntemler var’
KJB açıklamada, Kürt halkının ulusal demokratik birliğini sağlama çalışmalarını stratejik bir yaklaşım olarak ele aldıklarını söyledi. 2007 yılında
gerçekleştirdikleri 3’üncü Kurultay’da bir ulusal kadın konferansı kararı aldıklarına dikkat çeken KJB açıklamada şu hususlara yer verildi: “Bu kararı kamuoyuna bir çağrı olarak sunduk. 2010’da Avrupa ve Türkiye’deki Kürt kadın özgürlük örgütleri çağrıya sahip çıkarak Kürt Ulusal Kadın Konferansı’nın somut adımlarını attılar. KJB çağrısının pratikleşmiş ilk hali Amed’de 2010’da yapılan 1’inci Kürt Ulusal Kadın Konferansı oldu. Amed’deki konferansa Kürdistan’ın dört parçasından ve yurt dışından temsilciler katıldı. Amed 1’inci Ulusal Kadın Konferansı’nda alınan kararlardan biri, konferansın her yıl sırayla bir parçada yapılmasıydı. Buna göre ikinci konferansın Hewlêr’de yapılması kararlaştırıldı. Hewlêr’de yapılması öngörülen ikinci konferansın organize edilmesi için bütün parçaların dengeli üye dağılımından oluşan bir hazırlık komitesi oluşturuldu. Komite üyeleri konferansın gerçekleşmesi için birçok kez girişimde bulundu. Ancak hazırlık komitesindeki Güney Kürdistan temsilcilerinden bazı üyeler hazır olmadıklarını öne sürerek sürekli ertelenmesine neden oldular. Biz KJB olarak konferansın gerçekleşmesi için çabalarımızı sürdürdük. Bu süreçte çalışmaların ertelenmesinde ısrarlı olan ve hazırlık çalışmalarına katılım sergilemeyen hazırlık komitesinin PDK ve YNK üyeleri, mart ayında konferans çalışmalarını, hazırlık komitesi toplanmadan, komitenin bilgisi ve onayı olmadan, merkezi ve tek taraflı bir kararla konferansı kendi tekellerine alarak çalışmaları başlattılar. Bu şekilde şeffaf olmayan bir yaklaşımda bulundular”
KJB konferans dışında tutulmak istendi
Açıklamada, tüm Kürt kadın temsilcilerinin katılması anlayışına dayandığı belirtildi. Yine, konferansın güneydeki mevcut kesimler tarafından; siyasi parti kadın kolları dışındaki, kadın hareketleri ve kadın sivil toplum örgütlerinin iradesinin tanınmadığı bir oluşuma dönüştürüldüğüne vurgu yapıldı. Bu projenin KJB tarafından başlatılmış olmasına rağmen, KJB’nin dışlanmasının, Ulusal Kadın Konferansı’nın amacından uzaklaştırılması olduğu ve kadın özgürlük mücadelesinin siyasi oyunlara alet edildiği tespitinde bulunuldu. Açıklamada ayrıca, “KJB, onlarca yıllık mücadele deneyimine sahip, binlerce kadın şehidi olan ve dört parça ile yurt dışında milyonlarca kadın kitlesinin bağlı olduğu bir harekettir. Kürdistan’da ki bu belirleyici konumuna rağmen KJB konferans çalışmalarının dışında tutulmaya çalışılmıştır. Bu tutumun aşılması ve konferansın demokratik bir anlayışla gerçekleştirilmesi için büyük bir çaba içerisinde olduk. Fakat bütün çabalarımıza ve samimi yaklaşımımıza, sorumsuz ve gayri ciddi bir tutumla karşılık verilmiştir” denildi.
Kürt kadınlarına çağrı
KJB’ye dışlayıcı yaklaşımla birlikte kotaların belirlenmesi ve dağıtımında da aynı yaklaşımın sergilendiği belirtilen açıklamada, hazırlık komitesinin de işlevsiz kılındığını belirtildi. Ayrıca, dört parçadaki kadın örgüt ve kurumlarının kotalarının çok düşük tutulduğu, KDP ve YNK’nin kendi lehlerine delege kotası belirleme dayatmasında olduğuna da dikkat çekildi.
Ve, söz konusu güçlerin başından itibaren konferans çalışmalarına erkek zihniyeti ve yaklaşımı dayattığı belirtildi.
KJB açıklamada son olarak şunları belirtti:”Tüm bunlardan dolayı gerçekleştirilmesi hedeflenen konferansın, Kürt kadınının özgürlük sorununa ve Kürdistan ulusal birliğine hizmet edemeyeceği ortaya çıkmıştır. Daha çok güneydeki bazı partilerin ve dış güçlerin çıkarlarına hizmet eden ve kadının ulusal birliğine zarar veren konumdadır. Bu nedenle halkımızın ve kadınların özgürlüğü ve birliğine zarar verecek böyle bir çalışmayı kabul etmeyeceğimizi, ortak olmayacağımızı ve katılmayacağımızı belirtiyoruz. Bu temelde 2. Ulusal Kürt Kadın Konferansı’nın doğru bir anlayış ve yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiğine inanıyor ve belirttiğimiz prensipler ekseninde gerçekleştirilmesinin daha doğru sonuçlara ulaşacağını öngörüyoruz. Kürt kadın örgütleri ve şahsiyetlerini aynı tutumu almaya, bu konferansa katılmamaya ve bu zihniyete karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.”
KJB’nin öngördüğü prensipler
* Konferans çalışmalarının demokratik ilkeler temelinde yürütülmesi, kadın özgürlük ilkelerinin ve demokratik ulus birliği anlayışının esas alınması,
* Dört parça Kürdistan ve yurt dışındaki tüm Kürt kadın örgüt ve kurumlarının eşit ve adil temsilinin esas alınması,
* KJB’nin, Kürt ulusal kadın birliğinin esas bileşenlerinden biri olarak ele alınması,
* Kota dağılımının nüfus dağılımı ve örgütlenme düzeyine göre demokratik ve adil olmasının ve dar çıkarsal anlayışlara dayanmamasının esas alınması,
* Konferansın demokratik Kürt ulusal birliğinin gelişimine öncülük etmesi,
* Ulusal birliğe zarar veren veya düşmanlık etmiş olan kesimlerin konferansa katılmasına izin verilmemesi.
ANF/BEHDÎNAN
DÖKH de katılmayacak
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 2. Ulusal Kadın Konferansı’na katılmayacağını duyurdu. DÖKH, katılmama nedenlerini “Hazırlık komitesi toplanmadan, ani ve baskın şekilde KDP ve YNK kadın temsiliyetlerinin bireysel kararları ile konferans tarihi, delegasyonu, gündemleri belirlenmesi, delegasyon dağılımının eşitsiz, sivil toplum organizasyonları dışlayıcı, tüm Kürt kadın siyaset ve örgütlenmelerinin katılımını engelleyici biçiminde olması” şeklinde sıraladı.
DÖKH açıklamasında, “Bu temelde DÖKH olarak Hewlêr’de yapılması planlanan konferansa katılmama kararı aldık” denildi. DÖKH yaptığı açıklamada, demokratik bir konferansın gerçekleştirilmesi için önerilerini “Tüm Kürt kadın hareketleri ve çevrelerinin, sivil toplum yapılanmalarının örgütlülük düzeyi baz alınmalıdır. Birinci konferans kararlarına bağlı kalınarak, bu süreçlerin tümünün yeniden müzakere edilmesi” olarak ifade etti.
Açıklamanın devamında, “Tüm Kürt kadınlarına demokratik ulus ve demokratik siyaset ilkesi ile hareket edilmeleri çağrısında bulunuyoruz. Bu yaklaşım gelişmeyene kadar 2’inci Hewlêr Konferansı’na katılmayacağımızı belirtiyoruz” denildi.
DİHA/AMED