KONGRA GEL 10. Genel Kurulu 161 delegenin katılımıyla 1 Ağustos tarihinde Medya Savunma Alanları’nda başladı. Delegelerin Kürtçe, Arapça, Farsça ve Türkçe yemini ardından tüm bileşenler Genel Kurula raporlarını sundu. Ardından siyasal süreç değerlendirilmesine geçilirken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlüğü Genel Kurul’un öne çıkan başlıklarından oldu. Ortadoğu’ya müdahalenin Öcalan’a yönelik uluslararası komployla başladığına işaret edilen genel kurulda, Türkiye’de darbe girişimi, Ortadoğu’da gelişen savaşın uluslararası etkileri de tartışıldı. Kongrenin üçüncü gününde Şengal katliamının yıldönümü vesilesiyle bir anma da gerçekleştirildi. 


Eşbaşkanlar değişmedi 

Genel Kurul’da KONGRA GEL Eşbaşkanlığı’na tekrardan Hacer Zagros ve Remzi Kartal seçildi. Ayrıca yarısı kadınlardan oluşan 34 kişilik KCK Yürütme Konseyi üyeleri de seçildi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’na yeniden Cemil Bayık ve Besê Hozat seçildiler.


Şehitlere adandı 

4 gün süren kongrede kapanış konuşması KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık tarafından yapıldı. Genel Kurul’u Şengal, Rojava şehitleri ile Bakurê Kurdîstan’da öz yönetim mücadelesinde şehit düşenlere adadıklarını belirten Bayık, "Genel Kurulumuz başarıyla sonuçlanmıştır. Ortak irade olarak bazı kararlar ortaya çıktı. Bu kararlar temelinde bir kararlaşma ve netleşme yaşanmıştır" dedi.


Çalışmalarımızın merkezi Önderlik 

"Her zaman çalışmalarımızda, mücadelemizde, direnişimizde, savaşımızda Önderliği merkeze koymayı esas almalıyız" diyen Bayık şöyle devam etti: "10. Genel Kurulumuz soykırım saldırıları gölgesinde gelişti, böyle bir ortamda başarıya ulaştı. Eğer böyle bir durumda bu kurul başarıya ulaşmışsa burada Önderliğin duruşu esastır.“


Savaş şiddetlenecek

Kürt Halk Önderi Öcalan’ın çözüm sürecini yürütürken kendilerini ve halkı 'bu çalışmaları demokratik siyasal çözüm için yürütüyorum, ancak bunun gerçekleşmeme ihtimali de vardır' diyerek uyardığına dikkat çeken Bayık, "Görüşmeler var, bir daha savaş olmaz gibi yaklaşımların nasıl bir gaflet olduğunu herkes yaşayarak görmüştür. Bu açıdan son bir yılda olduğu gibi savaş bundan sonra daha da şiddetli biçimde yaşanacaktır" dedi. İnşa ve direnişin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bayık, "Eğer bunlar birlikte yürütülmezse bizler hedeflerimize ulaşamayız. Bizim sloganımız inşa ve direnişi birlikte geliştirmektir" diye ekledi.


Genel Kurul en büyük eylemdir

KONGRA GEL Divanı ile KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından Genel Kurul toplantısının sonuç bildirgesi de dün kamuoyuna duyuruldu. Açıklamada, "10. Genel Kurul toplantısının Kürdistan, bölge ülkeleri ve tüm Ortadoğu'da tarihe yön veren siyasi gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, güvenlikli ve başarılı biçimde gerçekleşmesi ve önümüzdeki dönemin mücadelesine yön verecek doğrultuyu ortaya çıkarması, halkımıza moral veren, düşmanlarımızı ise kahreden dönemin en büyük eylemi olarak tarihe geçecektir" denildi. 


Önderlikle görüşülmeli

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin temel gündem olduğu kongrenin sonuç bildirgesinde, "Özellikle Türkiye'de gerçekleşen darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmelerin de etkisiyle, toplantımızda, bir buçuk yıldan bu yana ağır tecrit altında bulunan Başkan Apo'nun sağlığı ve güvenliğine ilişkin kaygılar tüm gündemlerde öne çıkmış; Başkan Apo'nun özgürlüğünün Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu halklarının özgürleşmesindeki önemi üzerinde durulmuş; acil olarak ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmesi konusuna özellikle vurgu yapılmıştır" denildi.


Eylemler etkili kılınmalı 

"Başkan Apo’nun özgürlüğü ile Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının özgürlüğü iç içe geçmiş bulunmaktadır" denilen bildirgede "Genel Kurul Toplantımız Kürt halkı ile Ortadoğu ve Türkiye halklarını Başkan Apo'nun özgürlüğü için mücadele etmeye ve bu Önderlik şahsında Ortadoğu halklarının kardeşliğini ve özgürlüğünü sağlamaya çağırmıştır" denildi. Öcalan’ın sağlığı, güvenli ve özgürlüğü için mücadele eden Kürt halkı selamlanırken, "Bu eylemlerin genel özgürlük mücadelesinin parçası olarak daha etkili ve sürekli hale getirilmesi gerektiği" vurgulandı. 


Konfederal sistem tek çözüm 

Ortadoğu'da yeni dengelerin kurulması mücadelesinin verildiği bu kaos ortamında, yaşanan Üçüncü Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle devam ettiği vurgulanan açıklamada, şu vurgular yapıldı:

* Demokratik konfederal sistem ve  demokratik özerk yapılar tek çözüm modeli haline gelmiştir. 

* Bakurê Kurdistan, Rojava ve Şengal’de kadın özgürlük çizgisinde pratikleştirilen demokratik konfederal sistemin, bu çizgideki mücadele tüm Kürdistan'da ve Ortadoğu'da yükseltilmelidir.

* Tüm bölge ülkelerindeki demokratik, sol ve sosyalist güçlerin, kadın ve gençlik örgütlerinin yanı sıra, ezilen etnik toplumlar ve inanç topluluklarıyla demokratik ittifak kurma zorunluluğu ortaya konulmuştur. 


Düğüm Bakur ve Türkiye’de

Ortadoğu'daki özgürlük ve demokrasi mücadelesinin düğümünün Bakurê Kurdîstan ve Türkiye'de çözüleceği tespitini yapan Genel Kurul, Türkiye ve Bakurê Kurdîstan’daki tüm demokrasi güçlerinin, devrimci hareketlerin, kadın ve gençlik örgütlerinin, tüm demokrat Müslümanların, Alevilerin ve farklı Kürt demokratik ulusal güçlerinin Türkiye'deki mevcut tekçi otoriter sisteme karşı bir araya gelerek ortak mücadeleyi yükseltmelerinin tüm Ortadoğu'nun kaderini belirleyeceğini ortaya koydu. 


Ortak mücadele büyütülmeli

Açıklamada, "Özellikle başarısız darbe girişiminden sonra 7 Haziran seçimi sonrası kurduğu milliyetçi cepheyi genişleten AKP iktidarının tüm demokrasi güçlerini ve Kürt halkını ezmeyi hedeflemesi, demokrasi güçlerinin ittifakını ve ortak mücadelesini daha da acil hale getirmiş bulunmaktadır" denildi.  Tamamen antidemokratik ve Kürt karşıtı bir yönelime giren faşist AKP’yi mücadele çizgisi dışında durdurmanın mümkün olmadığını ortaya koyan Genel Kurul, tüm Kürt halkını ve Türkiye halklarını birlik içinde ortak mücadeleye çağırdı.


Direniş ayakta alkışlandı 

Aylarca süren öz yönetim direnişleriyle Kürt halkının demokrasi ve özgür yaşamda ısrarlı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdiği vurgulanan bildirgede, gerilla güçlerinin de koşulların elverdiği ölçüde öz yönetim direnişlerine destek verdiği kaydedildi. Bildirgede, "Halkımızın yenilmez özgür ve demokratik yaşam gücü olduğunu bir kez daha kanıtlayan gerillamız, toplantımızda ayakta alkışlanarak selamlanmıştır" denildi. Toplumsal inşanın her alanda geliştirilmesi temelinde, yeni bir özgürlük ve demokrasi hamlesine dönüştürülmesi kararlılığı ortaya çıktığı da kaydedildi. 


Rojava tüm Suriye devrimidir

Rojava ve Suriye’deki gelişmelerin de detaylıca masaya yatırılıp önümüzdeki sürece ilişkin perspektiflerin oluşturulduğu Genel Kurul’da "Tarihi Kobanê Direnişi, Grê Sipî, Til Hemis, Hol, Şedadê ve Tışrin hamleleri ve Minbic’in özgürleştirilmesiyle birlikte, Rojava Devrimi tüm Kuzey Suriye Devrimi haline gelmiş bulunmaktadır. Genel Kurulumuz, Suriye’deki Arap, Kürt, Asuri-Süryani, Türkmen ve Ermeni halkları ile Müslüman, Alevi, Hıristiyan, Êzîdî ve Dürzi topluluklarının bir araya gelmeleri halinde, Suriye’yi örnek bir demokratik ülke haline getirebileceklerini ve bunun da tüm Ortadoğu halkları için model olacağını bir kez daha teyit etmiştir" denildi. 


Şengal’e özerklik

Şengal direnişinin selamlandığı Genel Kurul’da Şengal’in statüsü için şu mesaj verildi: "Özgürleştirilen Şengal’de öz savunma temelinde gerçekleşecek olan öz yönetim ve özerkliğin Başurê Kurdîstan ve Irak'ın demokratikleşmesinin de modeli olacağı açıklanmış, bu temelde Şengal’in özerkliğini savunmanın Kürdistanlı tüm yurtsever demokratik güçlerin, Başurê Kurdîstan ve Irak halkının görevleri arasında olduğu özellikle belirtilmiştir."


Güney halkının yanındayız 

Başurê Kurdîstan'daki siyasi ve sosyal durumun da değerlendirildiği Genel Kurul’da "IŞİD ya da herhangi bir saldırgan güce karşı Özgürlük Hareketi'nin her zaman olduğu gibi yine Başurê Kurdistan halkımızın yanında olduğu ve olacağı bir daha hatırlatılmıştır" denildi. 


Musul için ortak operasyon 

Musul’un IŞİD işgalinden kurtarılması hazırlıklarının da ele alındığı belirtilen bildirgede "Başkan Apo'nun Demokratik Ulus çizgisini esas alan Şengal Êzidî Özgürlük Güçleri ve gerillalarla ile peşmergelerin Musul’un özgürleştirilmesi hamlesinde birlikte yer almaları gerektiği ortaya konulmuş; Musul’un özgürleşmesi için Irak Ordusu ve Arap halk güçleriyle ortak hareket etmenin önemi üzerinde durulmuştur" ifadelerine yer verildi. 


Ulusal Kongre çağrısı 

20. yüzyılda statüsüz kalan Kürtler arasında ulusal birliğinin önemine de vurgu yapılan bildirgede, "Toplantımız tarihsel ve güncel gerçeklikler ışığında, tüm Kürdistanlı siyasi güçleri Ulusal Kongreyi gerçekleştirme doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmıştır" denildi. 


Uluslararası güçlere çağrı

Sykes-Picot Anlaşmasının 100. yıldönümünde, uluslararası güçlerin ve bölge devletlerinin durumunun da ele alındığı Genel Kurul’da Kürtler ve Arapların parçalanmışlığı ve Kürtlerin yok sayılması üzerine kurulmuş siyasi düzenin ne bölge halklarına ne de insanlığa bir faydası olacağı vurgulanarak, tüm uluslararası güçleri sorumlu davranmaya davet edildi. Genel Kurul, Kürtleri soykırımcı sömürgeci sistem altında tutan ülkeleri de bu politikalarını bırakıp, Kürtlerle eşit ve özgür temelde bir arada yaşama ortamını yaratıp demokratik Ortadoğu'nun ortaya çıkarılmasında rollerini oynamaya çağırdı. 


Halkların zamanı

"Toplantımız, Kürt halkını, Ortadoğu'nun tüm ezilen halklarını ve demokrasi güçlerini, ‘halkların zamanı’ olan günümüzde, toplumun tüm yaşam alanlarını örgütleyip öz yönetim sistemini inşa etme temelinde birliklerini daha güçlü yaratarak mücadeleye atılmaya, böylece kendi özgür ve demokratik geleceklerini yaratmaya çağırmıştır“ denilen bildiride son olarak şunlar belirtildi:  „Yine özellikle özgürlük ve demokrasi mücadelesinin iradesi ve ruhu olan Kürt gençlerini ve kadınlarını, örgütlü toplum inşasını her boyutta gerçekleştirme temelinde mücadeleye daha aktif katılmaya, Kürt halkının özgürlüğü temelinde tüm Ortadoğu halklarının özgür ve demokratik yaşamlarını sağlamada rollerini en etkili biçimde oynamaya davet etmiştir.“ 


Göç edenlere çağrı: Ülkeye dönün

DAİŞ saldırıları sonucunda, yüz binlerce Kürt’ün başta Avrupa olmak üzere başka alanlarda yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çekilen bildirgede, "Başta 74. ferman sonrasında dünyanın dört bir yanına savrulan Êzîdî halkımız başta olmak üzere, vatanlarından koparılan tüm Kürtlerin doğdukları, büyüdükleri ve halk olarak var oldukları topraklara dönmeleri ertelenemez bir yurtseverlik görevi haline gelmiştir" denildi. "Var olma direnişimiz ve özgürlük mücadelemiz bir de ana topraklara dönerek güçlendirilmelidir" denilen bildirgede şu çağrı yapıldı: "Tüm Kürt halkını ve tarih boyu Kürdistan'da Kürtlerle birlikte yaşayan tüm halkları ve inanç topluluklarını kendi ülkelerine dönmeye çağırıyoruz." 


Askere gitmeyin, gerillaya katılın!

Ortadoğu’da var olan kaos ortamında Kürt halkının ve ezilen tüm etnik ve inançsal toplulukların varlıklarını savunmak için öz savunmalarını güçlendirmelerinin önemine de vurgu yapılan bildirgede şu çağrı yapıldı: „Genel Kurulumuz, Bakurê Kurdîstan ve Rojava başta olmak üzere, tüm Kürdistan’da binlerce Kürt gencini gerilla ve öz savunma güçlerine katılmaya çağırmıştır. Bunun acil ve tarihi bir yurtseverlik görevi olduğunu ortaya koymuştur. Bu çerçevede Kürt gençlerini hiçbir yerde askere gitmemeye, gidenleri de firar edip özgürlük savaşçısı olarak gerilla saflarında yerlerini almaya çağırmıştır. Ayrıca başta Türkiye halkları olmak üzere tüm bölge halklarına, Kürtlere karşı savaşmamaları için kendi çocuklarını askere göndermeme çağrısı yapmıştır.“



 HABER MERKEZİ