Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM), 3’ncü olağan kongresini 700 delege ve misafirin katılımıyla Köln yakınlarındaki bağlı Bergisch Gladbach kentinde dün gerçekleştirdi. 

NAV-DEM kongresi, saygı duruşu ve Eşbaşkanlar Fatoş Göksungur ve Yüksel Koç tarafından yapılan açılış konuşması ile yapıldı. 

Yüksel Koç, kongrenin, Kürtlerin çok kritik bir süreçten geçtiği döneme denk geldiğine işaret ederek, “Düşmanın tüm saldırı ve yıldırma politikaları bizleri daha da güçlü kılıyor. Öz yönetim direnişi sırasında şehit düşen tüm yoldaşlarımızı anıyoruz” dedi. Göksungur “Her şeyin bir bedeli olduğu gibi özgürlüğün de bedeli vardır. Önderliğimiz özgür olana ve Kürdistan’a bir statü kazandırılıncaya kadar mücadelemiz devam edecektir. Mehmet Tunç ve Pakize Nayırların direniş çizgilerini esas alıyoruz” dedi.  


KDP, kirli siyasetten vazgeçmeli

Kongrede Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) adına konuşan Maşallah Öztürk de “ Halk olarak her zamankinden daha güçlü bir pozisyondayız. YPG direnişi ile ezilen halkların umudu olmuştur. Ortadoğu’da önemli bir partner konumuna gelmiştir. Sorunlar olsa da zaman bizden yanadır. Ulusal birlik ve direnişi yükseltmemiz gerekiyor. KDP, Kürt halkının birliğini istemiyor. Beklentimiz KDP’nin kirli siyasetten vazgeçmelidir. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kim Barzani’ye el uzatırsa, bu eli kırarız’ söylemi dahi, aralarındaki kirli ittifakın göstergesidir” ifadelerini kullandı.   


Maraşlılar yüzlerini ülkelerine çevirmeli

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına Şükran Sincar da öz yönetim direnişlerini selamlayarak ahlaki ve politik bir toplum için mücadele verdiklerini söyledi. Sincar “Önderliğimizin özgürlüğü, kadının özgürlüğüdür kampanyası daha güncelleşmelidir” vurgusunda bulundu. 

Avrupa Maraş Girişimi adına konuşan gazeteci Elif Sonzamancı da, Maraş Terolar’da AFAD’ın yaptığı ve çetelerle dolduracağı kampın bir başlangıç değil, bir sonuç olduğunu vurgulayarak, “Tarih boyunca Maraş asimile edildi. Katliamla Maraş, Kürtlükten ve Alevilikten arındırıldı. Kürt Alevilerden boşaltılan yerlere selefiler yerleştiriliyor. Burada kurulacak kampa, DAİŞ canileri yerleştirilerek, ikinci Maraş Katliamı planlanıyor. Avrupa’daki tüm Maraşlılar, yüzlerini ülkelerine çevirmek zorundalar” dedi. 


Hezer: Halkımız moralini bozmasın

HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer de NAV-DEM’in diasporada yaşayan Kürt halkının ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir misyona sahip belirttikten sonra şunları söyledi: “Kürt sorunu yüzyıllık bir sorundur. Onlar bizi ne kadar yok etmek isteseler de, her saldırıdan sonra daha da güçlendik. Türklük ve teklik adına Kürdistan coğrafyası çoraklaştırıldı. Bütün azınlıklar yok edildi. Kürtler, sırf direndikleri için bu kadar saldırıya maruz kalıyorlar. Şimdi de siyasetçilerine el atarak, onları siyaset arenasında yalnız bırakmak istiyorlar. Ne pahasına olursa olsun mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Şehitlerimize verilen sözümüz vardır. Halkımız moralini bozmasın.” 


PKK yasağı kaldırılmalı

Hamburg Eyalet Meclisi Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir de PKK yasağının kaldırılması, Türk devletini destekleyen Alman hükümetinin Kürdistan’da yürütülen katliama sessiz kalmamasını istedi. 

Kobanê’de seyyar hastanenin kurulmasına öncülük yapan ICOR Temsilcisi de kongreye katılanlar arasındaydı. Temsilci, Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını ve bundan sonraki süreçte desteklerini esirgemeyeceklerini vurgulayarak ‘Bijî berxwedana Kobanê’ ve ‘Bijî sosyalizm’ sloganları ile sözlerini tamamladı. Temsilciye NAV-DEM tarafından çalışmalarından dolayı plaket verildi. Avrupa Göçmen İşçiler Federaasyonu (AGİF) Yönetim Kurulu Üyesi Onur Güler ise “Biz devrime öncülük eden maya attık. Devrimci bir Türk olarak, kongrenizde bulunmaktan ve tüm tartışmaları Kürtçe dinlemekten onur duyuyorum” dedi. 


Almanya ikiyüzlülükten vazgeçmeli

Daha sonra geçilen siyasal değerlendirme gündeminde konuşan gazeteci ve Kürt siyasetçi İsmet Kem ise şu hususlara dikkat çekti: “Üçüncü dünya savaşının eşiğindeyiz. Yüzyıllık bir değişim söz konusudur. Bu savaşta, Ortadoğu ve ülkemizin kalbinde yürütülüyor. Ancak yeni yüzyıl Kürtlerin, yüzyılı olacaktır. Bu realiteye karşı direnenler kaybedecektir. Söz konusu Kürt halkının özgürlüğü olunca tüm düşmanlarımız birleşiyorsa bizler neden birleşmeyelim. DAİŞ ile en çok mücadele eden Kürt halkı olmasına rağmen, en çok baskıya uğrayanda Kürt halkıdır. Almanya, iki yüzlü tutumundan vazgeçerek, Kürt siyasetçilerini serbest bırakmalıdır. Dün Ermeni halkının başına getirilen bugün de halkımızın başına getiriliyor. Öldürebildiklerini öldürüyor, öldüremediklerini ise sürgün ve asimilasyona tabii tutuluyorlar. 2023’e kadar Kürdistan’ı insansızlaştırmak istiyorlar. Şunu da belirtmek gerekiyor, bizi özgürlüğe götürecek tek yol direniştir. Biz bu direnişlere yeterince sahip çıkamadığımız için özeleştiri veriyoruz. Bugün ABD askerini YPG elbisesini giydirmişsek, yarın da tüm dünyaya Kürt ve Kürdistan gerçekliğini kabul ettireceğiz.”

NAV-DEM yıllık faaliyet, mali, denetleme, disiplin kurulu ve Almanya Kürt Kadın Birliği’nin (YJK-E) raporları okunarak tartışmaya sunuldu. Eleştiriler geliştirilerek, raporlar aklandı.


50 bin üye hedefi

Çalışma raporlarında yeni dönemde, daha önce hedeflenen 50 bin üyeye ulaşılması için acilen, tüm Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’nin (DKTM) harekete geçmesi istendi. Almanya’da şu anda toplam 235 meclis, kurum, 17 komün ve çok sayıda inisiyatifin olduğu açıklandı. Tüm bu oluşumlara bağlı olan toplam 4128 üyenin, FEDA, FKÊ, CÎK ve Kadın Hareketi hesaba katıldığında toplam üye sayısının 11.021’i bulduğu belirtildi. Raporlarda ayrıca hedeflenen toplumsal inşa sürecinde geçen yıl istenen hedefe ulaşılmadığı ve etkili bir sistemin ortaya çıkartılamadığı dile getirildi. Raporlarda eksiklikler arasında demokratik ulus paradigmasının yeterince kitlelere aktarılmadığı vurgulandı. NAV-DEM’in bir yıl boyunca yüzlerce panel, yürüyüş, miting ve diplomatik girişim organize etti, HDP için seçim çalışmaları için Demokratik Güç Birliği ile birlikte faaliyet yürütüldüğü raporlarda verilen bilgiler arasındaydı. NAV-DEM’in Newroz festival ve resepsiyonları, Kardeş Aile Kampanyası, tecrit karşıtı eylem ve etkinliklerde rol aldığı ifade edildi.  

Haber yayına hazırlandığı sıralarda kongre devam ediyordu. 


M.ZAHİT EKİNCİ/B.GLADBACH