
"DÖKH sürecinde amacımız ağırlıkta kadını siyasal, toplumsal ve her alanda kadını görünür kılmaktı" diyen Özmen, gelinen süreçte kadının görünür kılınmasından öte bir katılım sorunu olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: "Dünya değişirken ezilenlerin ve kadınların lehine bir değişim ve dönüşümün yaşanması gerektiğini düşünerek bu adımı attık. Aslında yaşadığımız deneyimler de bunu gerektirdi. Tüm kazanımları eğer kalıcılaştırmak istiyorsanız daha profesyonel, kurumsal ve daha geniş örgütlenmeye kavuşmak zorundasınız. Bu sebeple kongreleşmeye gidiyoruz."
Etkileri evrenseldir
Kongreleşmenin kurumsal, kalıcı ve sürekli bir çalışma olduğunu vurgulayan Özmen, bundan sonraki süreçte genişliğine örgütlenme ile kadın sorununu evrenselleştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Attıkları adımın lokal bir kongreymiş gibi gözüktüğünü belirten Özmen, ancak kurumsallaştırılıp süreklileştirildiği takdirde, kendi içerisinde evrenselliği de barındıran bir mekanizma olacağını düşündüklerini ifade etti.
Özmen, değişik meslek gruplarından, siyasi partilerden, mistik yapılardan ve LGBTİ'lerden oluşan 501 kadın delege ile kongreye gitmeyi düşündüklerini belirtti.
Kadınlara çağrı
Konferansta büyük bir heyecan ve güvenin açığa çıktığını ifade eden Özmen, son olarak şu çağrıyı yaptı:"Bu konferans ile tüm kadınlar kendi kaderlerini ellerine alma iradelerini beyan ettiler. Dolayısıyla kongre çalışmaları için çağrı niteliği taşımış oldu. Kongre, dünya çapında büyük değişimlere vesile olacak. Sadece kongre yapıp kararlar almayacağız, aynı zamanda uygulayacak ve uygulatacağız. Sadece yaşadığımız coğrafya değil dünyayı değiştirmeye çalışıyoruz. Bu nedenle tüm kadınlara diyorum ki, gelin beraber bu dünyayı kadınlar, ezilenler ve ötekileştirilenler lehine değiştirelim."
BERÎTAN ELYAKUT/JINHA/AMED