Ankara’da Eğitim Sen Dönem Sözcüsü Dengiz Sönmez, 5 Haziran 2009 yılında sendikasının düzenlediği “Büyük eğitim yürüyüşü”nde polisin coplu müdahalesi sonucunda sağ gözünün görme yetisini büyük oranda kaybetti. Sönmez, teşhis edebilirim dediği polis hakkında suç duyurusunda bulundu ancak, savcılıktan “Polisin şiddeti orantılı!” yanıtını aldı.

Olay nasıl oldu?

Eğitim Sen eylemi sırasında polisin cop darbesi sonucundayaralandığını anlatan Sönmez “Ameliyata alındım, gözümün arka tarafı hasar gördüğü için ilk önce mercek değişti. Göz bebeği işlevini yitirmişti, ondan dolayı ameliyat oldum. Yaklaşık 6 ameliyat oldum, görme eksikliği 85 iken daha sonra ise gözde hasar olduğu için glukomun oluştu. Ondan dolayı da görme kaybı gittikçe arttı. Şu an görme olarak yüzde ifadesi ile ifade edilmeyecek kadar kötü durumda. 20 santim ötesini göremiyorum. Artık tedavisi yok. Gözüm eski haline gelemeyecek.” dedi. Sönmez, polis copunun hayatını çok etkilediğini meslek lisesinde çalıştığından dolayı güvenlik kaygısı nedeniyle görevini yapamaz raporu aldığını ve malulen emekliye ayrıldığını da belirtti. 

Savcı takipsizlik verdi
Avukatların kendisi hastanede iken savcılığa, Ankara Valisi, Emniyet Müdürü ve müdahale alanında görevli bulunan polisler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, vali hakkında takipsizlik kararının verilmesi üzerine AİHM’e başvurduklarını belirten Sönmez, “Fakat bizim diğer görevliler hakkında verdiğimiz suç duyurusu hakkında uzun bir sürenin ardından yaklaşık 3 hafta önce Cumhuriyet Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verildi. Savcılık, bize polisin uyguladığı şiddetin ‘orantılı’ olduğunu söyledi” dedi.

Polisi teşhis ederim
Olayın ardından polis ile yüzleştirme istediklerini ancak taleplerinin yerine getirilmediğinin altını çizen Sönmez, “Ben polisi gördüm, o dönem bir yüzleştirme yapılsaydı ben polisi teşhis edebilirdim” dedi.

AİHM’e başvuracak
Takipsizlik kararına itiraz ettiğini belirten Sönmez, “Biz Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ettik. Sonuç alınmazsa biz AİHM’e başvuracağız. Sonuçta sendikaların eylem hakkı vardır. Savcı bir nevi polis copuna kalkan olmuştur. Orantılı demek bu suçun örtülmesine destek olmaktır. Cezalandırmalara ilişkin hala bir umudumuz var. Türkiye bu ayıbı bir an önce temizlemeli. Milli Eğitim kendi öğretmenine sahip çıkmalıdır. Adalet duygusu zedelenmemelidir” ifadesini kullandı.


MUSTAFA EMRAH SÜER - DİHA/ANKARA