Biz devleti sadece "Derin" bilirdik. Meğer bir de paraleli varmış! Meret bukalemun gibi her şekle, her renge giriyor!
Devletin derin hali, yemedik halt, işlemedik suç bırakmadı. Adeta kana susamış bir canavar gibiydi. Laviathan bile yanında hiç kalır.
Lakin halt işleme mevzuunda paralel devletin de derin devletten arta kalır yanı yok.
Derin devlet ile paralel devletin farkı şu; derin devletin içeriden halt karıştırırken paralel devlet dışarıdan müdahil oluyor. İçerideki derin devlet dışarıdaki paralel devleti istemiyor.
İşin aslına bakılırsa ortada bir tuhaflık var. Tuhaflık şu; hani AKP Hükümeti Cemaati "paralel devlet" olmakla suçluyor ya! Meğer paralel devlet olan hükümet, asıl devlet ise cemaat imiş! Hükümetin, başbakanın ve devletin tüm girdisi, çıktısı cemaatin elinden geçiyormuş. Şimdi cemaat bu girdi çıktılar üzerinden AKP’yi ve başbakanı köşeye sıkıştırdı, internet savaşıdır, tapedir vs. rezaletin boyutlarını hesaplayabilmek mümkün değil.
Mevcut durumun içinde gizli bir faktör var. Bu faktörü hemen herkes biliyor ama bu faktör kendini gizlemeyi o kadar güzel başarıyor ki görebilene aşk olsun. Kim diyebilir ki bütün bu olanları ABD yönetiyor, yönlendiriyor? Var mı bunun kanıtı? Hadi ispat edin bakalım?
Hasılı ABD cemaati, cemaat hükümeti tape tape kullanıyor. Hükümet yetkilileri ve başbakan Türkiye’nin tüm olanaklarını tepe tepe kullanıyor. Cemaat hükümeti tapeledikçe, hükümet de bizi tapeliyor. Politik ortamı tapeleyen cemaat yeni bir binek atı istiyor.
ABD, Cemaat, AKP, Türkiye halkları… Bu sıralama bir kana, rüşvete, hırsızlığa doymaz beslenme zincirinin dizgisidir. Beslenme biçimi rüşvet hırsızlık, yolsuzluk, dolandırıcılık! Rüşvet, hırsızlık, yolsuzluktan beslenme zincirinin tepesindekiler kapıştı. Biz tabandakiler bu çatışmadan medet ummaya, yenilik beklemeye, yolsuzluk ve hırsızlığın tükeneceği beklentisine girmeye başladık ya akıllara ziyan! Böylesine karmaşık ki, aslında bilen ve gören için bir karışıklık yok. Her şey açık, seçik ve anlaşılır durumdadır. Bunca ayan beyan ve açık hakikate rağmen hala hükümetten ya da muhalefetten beklenti içinde olmak, birini diğerinin alternatifi gibi görmek olsa olsa bir politik hastalık hali olabilir. Politik hastalık da öyle biyolojik hastalık gibi ilaçla falan tedavi olmuyor. Politik hastalığın kesin etki gösteren ilacı henüz bulunmadı. Politik hastalığa tutulan, hakikatleri görme konusunda kör olan insanlar ancak çok derin travmalar sonucu kendine gelebiliyor ama çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor.
Yine çok ciddi bir politik hastalık hali ile karşı karşıyayız. Memleketi iki politik eksene ayıran güç öylesine kurnaz ki seçmenlerin, toplumun aklını iki eksen üzerinden yönetebiliyor. Politik eksenlerden biri eskidi ve yıprandıysa hemen diğerini devreye sok.
Bu cambaz oyunu ne zamana kadar devam edecek. Bu politik hastalıktan nasıl kurtulacağız.
Toplum ve birey olarak aklımızı, duygumuzu, kişiliğimizi kiraya vermekten ne zaman kurtulacağız. Devletin en iyi halinin bile kirli olduğunu anlamak için daha yaşamamız gereken rezalet kaldı mı? Bu rüşvetçi, dolandırıcı, hırsız sürüsünden kurtulmak, kendi ayaklarımızın üzerinde durmak için gücümüz, aklımız ve imkanımız var. Ama bu politik hastalık ve körlük bizim yetenek ve becerilerimizi tüketmiş durumda.
Devletin derini, paraleli, sığı, güçlüsü hep aynı halt! Devlet sosyal, siyasal, kültürel, inançsal yaşamın üzerinde laviathanı da şana bir canavar olmuştur. Bu derinlik, parallelik halleri canavarlığın bir biçimidir. Devlet kördüğüm olmuştur!..
Kördüğüm devlet
Paralel kim asıl kim? Cemaat mi paralel, hükümet mi? Yoksa ortada bir kördüğüm hali mi var?