Körfez ülkelerine para dilenmeye giden Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bab’tan sonra Minbic ve Reqa’ya yöneleceklerini belirterek, “4-5 bin kilometrelik alanı güvenli bölge haline getirmek istiyoruz. ABD destek versin biz inşaat yapalım. Körfez ülkeleri de elini taşın altına koysun” dedi. 

Türk ordusun 6 günde onlarca kayıp verdiği Şehba’nın Bab kasabasındaki fatura, Türkiye açısından her gün biraz daha ağırlaşıyor. Bab’ta kuzeybatıdan Şêx Akil Tepesi ve kent hastanesine giren Türk ordusu ve çeteleri, şehrin güneydoğusunda iki defa aldıkları Bizaa kasabasını kayıplar vererek DAİŞ’e bırakmak zorunda kaldı. Kuzeydoğudaki Qabasin kasabasını almadan etrafından dolanıp Bizaa’ya inen Türk ordusu ve çetelerine DAİŞ sert karşılık veriyor. 

Güneyden birçok köy ile Tadef kasabasını alan rejim güçleri ise kent kıyısına geldi. 

Farklı açıklamalar geliyor

Bab’taki gelişmelerle ilgili hükümetten ve Cumhurbaşkanı’ndan farklı açıklamalar geldi. Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, önceki gün “El Bab’la birlikte Fırat Kalkanı biter, hedeflere ulaşmış oluruz. Rakka başka mesele. Türkiye sınırlarını tehdit eden bir şey değil” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise önceki gün yaptığı açıklamada, Kurtulmuş’un tersini söyledi. Erdoğan, “El Bab’tan sonra durmak... Böyle bir şey yok. El Bab hallolmak üzere. Bundan sonraki süreçte Rakka ve Mümbiç olayı vardır” açıklamasında bulundu.

ABD-Rusya planı işliyor

CIA Direktörü Mike Pompeo’nun Ankara ziyareti ve askerlerin bombalanması üzerine usya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesinden sonra Erdoğan’ın böylesi bir açıklama yapması,  “Şehba ve Bab’ta yeni hesaplar mı devreye konuldu?” sorusunu akıllara getirdi. Ancak sahada olup bitenler ise söylenenlerin tam aksi bir yol alıyor. Sahayı yakından takip eden kaynaklar göre; ABD ve Rusya bölgeye dair vardıkları uzlaşmayı adım adım hayata geçiriyor ve Türkiye’ye çıkarılan fatura ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. 

Rejim şu aşamada DAİŞ’in saldırılarını sadece izliyor. DAİŞ’i miadını doldurmuş terör örgütü olarak adlandıran ABD’nin, DAİŞ’i Bab’ta zayıflatmak istiyor. Rusya ise Moskova Antlaşması’yla Astana görüşmelerinde Türkiye’nin yalnız bıraktığı çeteleri tüketmek istiyor. Bab’taki şu anki tablo, “DAİŞ’i zayıflatmak, TSK ve ÖSO’yu yıpratmak” üzerinedir.

Türkiye er geç çekilecek

Bu hesapların veya planların tersi bir ihtimalini de değerlendiren sahadaki kaynaklar, Türkiye’nin bölgede hiçbir şansının kalmadığını ifade ediyor. TSK’nin DAİŞ’e karşı başarılı olması ve Bab’ı alması durumunda Rusya’nın Moskova Antlaşmasını, ABD’nin ise “güvenli bölge” tezini öne sürerek, Türkiye’nin bölgeyi boşaltmasını isteyeceği kaydediliyor. 

Aslında teyit etti

Erdoğan’ın açıklamalarında da bu sonucu okumak mümkün. Erdoğan’ın “Hedef burada, 4-5 bin kilometrekarelik terörden arındırılmış güvenli bölgedir. Bu güvenli bölgeyle birlikte de hem Suriye’den göçü, ilticayı önlemek, onlara orada yerleşim alanlarını temin etmek hem de bizim kamplarımızdaki insanları kendi topraklarına döndürmek” diyerek, hedefi ABD Başkanı Trump’un talebiyle sınırladı. 

Para dilenirken de tekrarladı

Körfez ülkelerine ziyareti kapsamında Bahreyn’de bulunan Türk Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Bab sonrası Minbic’e yöneleceklerini bir kez daha yenileyerek, şöyle konuştu: “Fırat Kalkanı ile terör örgütü DEAŞ’ı ve PYD’nin bir bölümünü sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Şimdi, El Bab’ı da DEAŞ’tan temizlemek suretiyle, işimize devam edeceğiz. Ondan sonra doğuya yönelerek Münbiç ve Rakka’ya yürürsek, terörden arındırılmış bir bölge yaratarak o bölgeye Arap kardeşlerimiz ve Türkmenler yerleşme imkanı bulacaktır. Hedefimiz burada en az 4-5 bin kilometrekarelik bir alanı güvenli bölge haline getirmektir.

Ne yazık ki görüyorum ki İslam dünyasında bu hassasiyet yok. Şu ana kadar yaptığımız harcama 25 milyar dolar STK’larla birlikte. Türkiye olarak biz tabii ki böyle devasa bir bütçeyi karşılamakta zorlanıyoruz. Terörden arındırılmış bölge, uçuşa yasak olmalıdır. Bunu Obama’ya, sonra da Trump’a söyledim. Biz konut inşasında başarılı bir ülkeyiz, biz bu inşaları yaparız ama siz de mali anlamda destek olun dedik. İşte buradan sesleniyorum, diyorum ki, ‘Körfez’e de burada önemli bir iş düşüyor. Hep birlikte bu adımı atalım. Orada şehirler kurmuş olmamız hem o kardeşlerimizin kendi topraklarından kopmasını engelleyecek, hem de kendi topraklarına dönmek isteyen kardeşlerimiz kendileri için yapılmış olan bu topraklara erişmiş olacak.”  


 HABER MERKEZİ