Saldırıların korku psikolojisiyle geliştirildiğine dikkat çeken Dray, "Kadınlar mücadelelerini daha fazla geliştirmelidirler ki bu saldırılar nihai amacına ulaşmasın" şeklinde konuştu. Ortadoğu'da yürütülen savaşın toplum belleğine etkileri, DAİŞ'in kadına yönelik saldırıları ve kadın mücadelesine ilişkin ANF'nin sorularını yanıtlayan Şirin Dray, DAİŞ'e karşı mücadelenin tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Asıl toplum kırımı duygularda yaşatılır
Savaşın, doğası gereği yaşandığı yerde toplumun tüm kesimlerini fiziksel olduğu kadar, duygusal ve düşünsel olarak vurduğunu söyleyen Dray, "Ama savaşın en fazla kalıcı izler bıraktığı yer duygulardır. Duyguları köreltir, ruhu incitir. Tek tek bireylerden başlayarak, bütün bir toplum bu şekilde katledilmiş olur. Asıl toplum kırımı duygularda yaşatılır. Gücü elinde bulunduranlar, moralden düşürmek için insanların ruhlarına saldırırlar" dedi. Devamla ise DAİŞ'in de öldürdüğü kişilerde etki bırakmak için değil, geri kalanlarda korku psikolojisi yaratmak, psikolojik olarak yenilgiye uğratmak için vahşi yöntemler devreye koyduğunu ifade etti.
Kadının, erkek sistem tarafından düşürülmüşlüğe karşı özgürlük mücadelesi geliştirdiğini kaydeden Dray, DAİŞ'in, saldırılarla kadınlarda uzun bir tarihe yayılacak bir korku, kendine güvensizlik, pes etme psikolojisini hedeflediğini kaydederek, Güçten düşmüş, kendisine güveni kalmamış, özgürlük mücadelesinden vazgeçmiş bir kadın, teslim alınmış bir toplumu tanımlar" şeklinde konuştu.
Kadınlar mücadeleyi geliştirmeli
Kadının DAİŞ'e karşı duruşunun hiç de beklediği tarzda olmadığının altını çizen Dray, "Kadın, hakkını arayan, bu zulme karşı direnen bir pozisyona geçti. Eskiden babasından, kardeşinden, eşinden bir savunma beklerdi ama bugün kendisi kendi savunmasını yapıyor. Kadınlar bu mücadelelerini daha fazla geliştirmelidirler ki, bu saldırılar nihai amacına ulaşmasın" şeklinde konuştu. Hedeflenenin sadece Êzîdî kadınlar değil tüm kadınlar olduğunu vurgulayan Dray, DAİŞ'e karşı mücadelenin kadını ve erkeğiyle tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu söyledi.
Saldırıya uğrayanı desteklemek terapinin başarısı için gerekli
Saldırıları birebir yaşamış kişilerin tedavisi için yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Dray, bunların toplum olarak sahiplenilmesi, destek verilmesinin terapide önemli olduğunu belirtti. Dray devamla, "Sahiplenme, destek gelişince bireyin sorunlarını aşması daha kolay olur. Dolayısıyla toplum olarak bu tür vakalar karşısında bireyi baskılayan değil, yaşadığı travmayı aşabileceği bir yaklaşım içinde olmalıyız. Sonuçta bilmeliyiz ki, bireye uygulanmış bu tür saldırılar aslında hepimize yapılmıştır. Bunu aşmak da tüm toplumun sorumluluğundadır" dedi.
Korku psikolojisi yaşayan, ölüye işkence eder
Geçtiğimiz günlerde Türk ordu güçleri tarafından katledilen gerilla Ekin Wan'a işkence eden zihniyetin Êzîdî kadınlara işkence eden zihniyetle birebir örtüştüğüne dikkat çeken Dray, devamla şöyle konuştu: "Bir insanı öldürüp ondan sonra bir de işkence ediyorsanız, bunun korku psikolojisinden öte bir şeyle açıklanması mümkün değildir. Çünkü bunu yapanlar, ölünün kendisine zarar veremeyeceğini, zulmüne karşı bir direniş içinde olamayacağını bilir. Ama bununla topluma gözdağı veriliyor, psikolojik yılgınlık yaratılıyor. Benzer sonla karşılaşacağı mesajı verilerek susturulmak isteniyor. Hele bu bizim gibi kadına namus gözüyle bakan bir toplumda etkisinin daha büyük olacağı hesaplandığında, aslında her şeyin çok ciddi bir hesap içinde yapıldığını söylemek mümkün. Çünkü gücü elinde bulunduran, karşısına dikilen bu güçten korkuyor. Gücünü, iktidarını kaybetmekten korkuyor. Bunun olmaması için de bu tür yılgınlık yaratacak uygulamalar geliştiriyor."
Zulüm edenler tedavi görmeli
Zulmedenlerin psikolojik tedavi görmesi gerektiğinin altını çizen Psikiyatrist Dray, son olarak "Bu tür saldırıları gerçekleştirenler, kesinlikle psikolojik sorun yaşayan kesimlerdir. Mutlak tedavi görmeleri gerekir. Çünkü bilimsel olarak değerlendirildiğinde normal bir insanın yapabileceği şeyler kesinlikle değildir" değerlendirmesini yaptı.
HABER MERKEZİ