
Binlerce siyasetçiyi tutuklamak, Kürt sorununda en temel aktörlerden biri olan BDP’yi bitirmeyi hedef alıyor. Tabii ki bu tutuklamalar PKK’yi de hedefliyor. Klasik ‘suyu kurutup balığı yakala’ ya da öldür zihniyetiyle bu tutuklamalar yapılıyor. Ancak böyle bir sonuç almaları mümkün değil. Bu uygulamalar esas olarak Kürt’ün bilinçlenmesine ve örgütlenmesinedir. Nitekim bu nedenle siyasi soykırım deniyor. Kürtler gerçeğin böyle olduğunu biliyorlar.
Binlerce siyasetçiyi tutuklayarak PKK’yi bitireceğini iddia etmek faşist bir uygulama olduğu gibi faşist bir söylemdir. Eğer binlerce demokratik siyasetçi tutuklanıyorsa orada milyonları ilgilendiren bir sorun vardır. Çünkü bilinçli ve örgütlü olduğu düşünülen bu kadar siyasetçi tutuklanıyorsa bunun toplumsal karşılığı milyonlardır. Yani tüm Kürtlere yönelik saldırıdır; Kürtlerin siyaset yapmasını önlemeye yönelik faşist terördür. AKP’li yetkililer ya da yandaş kalemşorlar “BDP’liler üç milyon oy almışlar, dört-beş bin tutuklamayla BDP ve Kürtlerin siyaset yapması engelleniyor denemez” diyerek herkesi aptal yerine koyuyorlar. Halbuki AKP geleneğinden gelen hiçbir siyasi akımın ya da toplumsal tabanın binlerle ifade edilen tutuklusu olmamıştır. Ama kendilerinin siyaset alanından dışlandıklarını söylerler.
Kuşkusuz demokratik siyaset üzerinde faşist terör estirilmektedir. Ancak binlerce siyasetçinin tutuklanmasıyla BDP’nin bitirildiği söyleniyorsa bu kendini kandırmaktır. Çünkü Kürtler politikleşmiş bir halktır. Birkaç aylık herhangi bir isyanın ve direnişin ortaya çıkardığı bir bilinçten öte bir bilince ve örgütlenme kapasitesine sahiptirler. Kırk yıl içinde binlerce faili meçhul cinayet, binlerce köyün yakılması, yüz binlerce insanın tutuklanması ve sürekli görülen eziyet ortamından bu günlere ulaşmış bir toplum vardır. Kendi içinden sürekli bilinçli ve örgütsel çalışmalara katılacak insanlar çıkaracak bir dinamizme sahiptir. Dünyada hiçbir halk bu kadar uzun süreli ve yoğun bir direniş içinde olmamıştır. Özcesi bu toplum bu tutuklamaları yapan AKP’yi boğacak bir karaktere sahiptir.
AKP Kürdistan tarihinin hiçbir döneminde olmayan düzeyde tutuklama yapan bir faşist siyasi güç olarak tarihe geçecektir. Bu kadar zulüm ve baskı yapan bir hükümetin Kürt tarihi içinde nasıl anılacağı şimdiden netleşmiştir. Bazı Kürt işbirlikçiler Kürt tarihinde görülmemiş bu zulmü örtmeye çalışsalar da mızrak çuvala sığmayacaktır. Onlar da bu zulmün destekçisi ve meşruiyetini sağlayanlar olarak tarihe geçeceklerdir.
60-70 gerillanın katledilmesiyle PKK’nin biteceğini söylemek ise kendini kandırmak ve kafayı kuma gömmektir. Yirmi bin civarında gerillanın yaşamını yitirdiği bir savaşta 60-70 gerillayı katlederek süren direnişin bitirileceğini sanmak tam bir psikolojik savaş propagandasıdır. Ateşkesin sürdüğü 12 Haziran seçimleri öncesi bile yapılan operasyonlarda 50-60 gerilla yaşamını yitirmişti.
Şiddetli çatışmaların yaşandığı altı aylık süreçte ölen askerlerin sayısı gerilla kayıplarının çok çok üstündedir. Sadece bir eylemde yüz kadar asker ölmüştür. Yine yaz boyu askerler ve polisler karakollardan çıkamıyordu. Şimdi gerçek buyken hava saldırılarında yasak silahlarla katlettiği gerillalardan yola çıkarak gerillanın bitirileceğini söylemek amiyane deyimle Türk’ün Türk’e propagandasıdır. Çünkü Kürt halkı bu tür psikolojik savaş söylemlerine inanmıyor. Çünkü böyle yüzlerce defa gerillanın bastırıldığını, bitirileceğini iddia eden konuşmaları çok dinlemiştir.
35 yıla yakındır şiddetli bir savaş sürüyor. Gerilla Amanos’tan Karadeniz dağlarına kadar üslenmiştir. Kürdistan’ın tüm alanlarında gerilla bulunmaktadır. Ateşkesin bittiği ortamda operasyonlar daha da arttırılmıştır. Bu tür süreçlerde her iki tarafın da kayıpları artar. 2011, asker kayıplarının çok arttığı bir yıl oldu. Operasyonların yoğunluğu ortamında gerilla da bazı kayıplar vermiştir.
Bu tür bitirme anlayışları eski zihniyetin sürdüğünü ifade ediyor. Askeri ve polisiye yöntemlerle bu siyasi sorunu bitireceğini sanmak kadar akıl dışı bir şey olamaz. Zaten geçen 30 yılda iflas eden bu zihniyettir. Şimdi iflas eden zihniyetin yeni bir versiyonuyla karşı karşıyayız.
Kürt hareketi son birkaç seçimde sürekli başarısını arttırmıştır. Toplumsal tabanını her yıla göre daha da arttırmıştır. Kürt sorununun varlığını en somut ifade eden şehirler ve yerleşim alanlarında Kürt demokratik hareketinin ezici bir üstünlüğü bulunuyor. AKP Hükümeti tutuklamalarla dikensiz güç bahçesi yaratmaya çalışsa da bunun da ters tepeceği şimdiden anlaşılmaktadır.