- İBB Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, çok sayıda ölümün kayıtlara ‘Bulaşıcı Hastalık’ olarak geçtiğine işaret ederek, Nisan ortasına kadar sadece İstanbul’da 60 bin civarında korona hastasının olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, Mart 2020 ortasından bu yana İstanbul’da bini aşkın belgede ölüm şekli ‘Bulaşıcı Hastalık’ kaydına rastlanıldığını belirtti.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim üyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, İstanbul’daki tabloyu Mezopotamya Ajansı'ndan (MA) Erdoğan Alayumat’a anlattı.
Salgının Türkiye’deki ana üssünün İstanbul olduğunu; enfeksiyonun yayılma potansiyelinin erkenden ortaya konulamamasının bir zaaf oluşturduğunu kaydeden Prof. Kılıçaslan, açıklanan vaka ve ölümlerin gizlenmesiyle ilgili şunları söyledi: “Sağlık Bakanlığı'nın gerek hasta gerekse ölüm verilerinde Kovid-19 tanısı, sadece Kovid-19 testi pozitif ise konulmaktadır. Klinik ve radyolojik olarak Kovid-19 denip hastanede veya evde Kovid-19 tedavisine alınan çok sayıda hasta bu kapsama girmemektedir. Bakanlık, hekimlerin bu tanılarına dayanarak tüm ilaçları bu hastalara da sağlamaktadır. Yine, Kovid-19 testi negatif olsa da bu klinik tablo ile ölen vakaların defin kağıtlarında da Kovid-19 değil ‘Bulaşıcı Hastalık’ yazılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü ‘Olası Kovid-19’ tanısı ile bunların da sayılmasını istemektedir. Bu nedenle veriler tartışmalı hale gelmektedir. Örneğin son olarak New York’ta bu ölümlerin de sayılması ile toplam ölüm sayısı önemli derecede artmıştır. Bu yapılmak zorunda, çünkü kullandığımız tanı yöntemi ancak 100 hastadan en fazla 60’ını gösterebilmektedir.”
İstanbul’daki defin kayıtları
İstanbul’daki defin kayıtlarında 2018, 2019 yılları ve 2020 Mart ortasına kadar ölüm belgesinin hiçbirinde ölüm şekli olarak “Bulaşıcı Hastalık (Doğal Ölüm)” yazılmadığını hatırlatan Prof. Kılıçaslan, Mart 2020 ortasından bu yana bini aşkın belgede ölüm şekli “Bulaşıcı Hastalık” kaydına rastlanıldığını vurguladı. Kaba bir hesapla Nisan ortasından önce İstanbul’da testi negatif veya pozitif olan 60 bin civarında korona hastası olduğu tahmin edildiğine işaret eden Prof. Kılıçaslan, şöyle devam etti: “Her yıl kış aylarında gerek diğer virüslere gerekse bakterilere bağlı enfeksiyonlar nedeniyle yaşlı, kronik akciğer veya kalp hastası olan kişilerin ölüm riskleri artmakta ve bu ölüm istatistiklerinde de görülmektedir. Fakat İstanbul’da 2020, önceki yıllarla karşılaştırıldığında aynı tarihler içinde ölümlerde anlamlı bir artış olduğu görmekteyiz ve bunların ölüm nedeni olarak da ya mevcut eski hastalıkların ismi ya da salgından önceki defin kayıtlarında olmayan ‘bulaşıcı hastalık’ gibi tanılar görünmektedir. Hata paylarını da dışlayarak bu ölümlerin büyük bir kısmının mevcut salgınla ilişkili olduğu kabul edilebilir.”
Hatay’da da öyle
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş da kentte koronavirüsü kaynaklı gerçekleşen 7 ölümün 5'inin kayıtlara "bulaşıcı hastalık” olarak geçtiğini söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Savaş, koronavirüsten kaynaklı ölüm olarak rapor edilenlerin kayıtlarına "Fransa ve Almanya'dan geldi" diye not düşüldüğünü ifade etti. Hatay'da 50 civarında koronavirüs hastası olduğunu bildiklerini, vakaların büyük bir kısmının umre Kıbrıs, Avrupa ve Ortadoğu'dan geldiğini dile getiren Savaş, hastaların Mustafa Kemal Üniversitesi, Araştırma ve İskenderun ile Antakya devlet hastanelerinde tedavi edildiğini ekledi. HABER MERKEZİ