Suudi Arabistan-Rusya çelişkisiyle sert bir düşüş eğilimine giren petrol fiyatları, yeni pazar savaşlarına da kapı aralıyor. Petrol fiyatlarındaki bu değişim aynı zamanda  küresel ekonomide, kriz için tetiğin çekilmesi olarak da yorumlanıyor.

Yarattığı korkuyla bütün dünyayı etkileyen Koronnavirüs, petrol fiyatlarına da yansıyarak yeni pazar savaşlarını tetikliyor.

Daha çok iki önemli petrol üreticisi Suudi Arabistan ve Rusya’nın rekabetiyle hafta başında yüzde 25-30 arasında son 20 yılın en ağır düşüşünü yaşayan petrol fiyatlarının, Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) devreye koyduğu politikalarla düşmeye devam edeceği görülüyor.

6 Ocak’ta 71 dolardan dünya piyasalarında satılan petrolün varili, 9 Mart’ta 1991’deki Körfez Savaşı’ndan beri en düşük seviyeye inerek 31 dolardan işlem görmüştü. Birgün sonra yani 10 Mart’ta Brent petrol 37 dolara kadar çıkmışsa da dünkü fiyatı 33.66 seviyelerindeydi.

Pazartesi günü WTI ve Brent petrollerinde yaşanan düşüşün ardından son iki gündeki kısmi yükselişlere rağmen fiyatlar halen varil başına 40 doların çok altında.

Petrolün bu kadar düşüş nedeni ise Koronavirüs salgını nedeniyle gergin olan piyasalarda en çok etkilenen ürünlerin başında petrolün gelmesi, Suudi Arabistan’ın petrol üretiminde daralma talebinin Rusya tarafından kabul görmemesi, Suudi Arabistan’ın da misilleme amacıyla petrol fiyatlarını düşürmesinden kaynaklı.

Suudiler daha fazla üretecek

Petrol fiyatlarındaki düşüşlerden en çok etkilenecek ülkelerin başında en büyük ihracatçı konumundaki Suudi Arabistan ile Rusya geliyor. Ayrıca Suudilerin de üyesi olduğu Petrol İhracatçısı Ülkeler Örgütü (OPEC) ülkelerinin 2014 yılındakine benzer bir kayıpla karşı karşıya kalmaları söz konusu.

Pazartesi yaşanan sert düşüşe rağmen Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üretimi arttırarak mali kayıplarını kapatmak istiyor.

Oysa arzın fazlalaşmasıyla fiyatların yükselmesi önlenmiş oluyor ve üretici ülkeler daha fazla satmalarına rağmen daha az gelir elde ediyorlar.

Buna rağmen Suudiler salı günü günlük üretimi 2,5 milyon varil arttırarak, 12,3 milyon varile çıkaracaklarını duyurmuşlardı. Dün Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Aramco’dan yapılan açıklamada da Suudi Enerji Bakanlığı’nın üretimi günlük 12 ila 13 milyon varil arasına çıkarılması talimatını verdiği duyuruldu.

BAE ise, günlük 3 milyon varil civarında olan ham petrol üretimini kısa vadede 4 milyona, uzun vadede 5 milyon varile çıkarılacağını ilan etti.

Putin: Rus ekonomisi zararı göğüsleyebilir

Suudilerin daha düşük fiyata ihracat yapmasını amaçlayan son günlerdeki kararlar ile özellikle Rusya’nın pazardaki payının azalabileceği savunuluyor. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e göre, Rus ekonomisinin olası bir ihracat kaybını göğüsleyebilecek temelleri mevcut.

2019’da dünyadaki günlük 80 milyon varil ham petrol üretiminde ABD 14 milyon 680 bin varille ilk sırada geliyordu. Rusya’nın günlük ortalama üretimi 12 milyon 750 bin varilken, Suudi Arabistan ise 11 milyon 770 bin varille üçüncü sıradaydı. Ancak ABD’nin üretimi büyük oranda iç pazara yönelik iken, ihracatta Suudi Arabistan ilk sırada geliyor.

2010’ların başında 100 doların üstüne çıkan petrolün varil fiyatında 2014’te yaşanan sert düşüş Venezuela’yı büyük bir ekonomik krize sokarken, Rusya’nın da ciddi bir biçimde sarsılmasına neden olmuştu.

Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin de petrolün bitmesi durumunda ekonomilerini çeşitlendirmemiş olmaları nedeniyle büyük bir kriz içine girecekleri öngörülüyor.

Irak’ın zararı 30 milyar dolar

Petrol fiyatlarındaki aşırı düşüş ve istikrarsızlık bir OPEC ülkesi olan Irak’ı da vuruyor. Iraklı yetkililer, petrol üretimindeki düşüşün yıl sonu gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYH) 30 milyar dolar zarara uğratabileceğini hesaplıyor.

Irak’ın en büyük geliri petrol. Petrol fiyatlarının düşmesinden önce yıllık gelirin 70-75 milyar dolar arası olduğuna işaret eden yetkililer, 30 milyar dolarlık bir kaybın ülkeyi önemli oranda sıkıntıya sokacağını düşünüyor.

Krizin başlangıcı

Avusturya’nın başkenti Viyana’da 6 Mart’ta düzenlenen Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı ham petrol üreticisi ülkelerin enerji ve petrol bakanları toplantısından herhangi bir karar çıkmamıştı.

Petrol piyasaları konusunda 3 yıldır uyum içinde çalışan OPEC üyesi olmayan Rusya ve önemli bir OPEC üyesi Suudi Arabistan 5-6 Mart tarihleri arasında yapılan toplantıda anlaşmazlığa düştü.

Koronavirüs salgının petrol talebinde yarattığı daralma nedeni ile petrol fiyatlarındaki gerilemeyi engellemek isteyen OPEC, günlük petrol üretiminde 1,5 milyon varillik kısıntıya gitmek istemişti. Bu kısıntının 1 milyon varilinin OPEC üyesi ülkeler tarafından, 500 bin varilinin ise Rusya’nın liderliğini yaptığı OPEC dışı ülkeler tarafından karşılanması öngörülüyordu. Ancak bu talep Rusya tarafından kabul görmedi. Bunun üzerine Rusya’yı zor durumda bırakmak isteyen Suudi Arabistan ihraç ettiği petrolün varil fiyatında büyük bir indirime gitti, yanı sıra üretimi artırabileceğinin de sinyalini verdi.

Daha büyük bir savaşın parçası

Petrolde kızışan savaş hakkında geçtiğimiz günlerde Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Salman Güzelyüz’e konuşan Londra Enerji Kulübü ve Küresel Kaynaklar Ortaklığı Başkanı Mehmet Öğütçü yaşananların daha büyük bir savaşın parçası olarak görülmesi gerektiğini belirtmişti.

Öğütçü, şunları söylemişti: “Teknoloji savaşları, ticaret savaşları, kur ve biyolojik savaşları ile birlikte üçüncü dünya savaşı çoktan başlandı. Savaşlar artık eskisi gibi tankla toplarla, savaş uçakları ile yapılmıyor. Yeni savaşta enerji, ticaret döviz teknoloji savaşları ön planda. Dışarıdan baktığımız zaman Türkiye’nin buna hazır olduğunu söylemek son derece zor. Yani küresel ekonomi krizinin tetiği çekildi. Dediğim gibi savaş farklı cephelerde devam ediyor. Bu petrolün fiyatlarının böylesi düşmesi, pazar kızışmaları ile birlikte değerlendirildiğinde; zaten bıçak sırtında duran dünya ekonomisinin daha da zora gireceğe benziyor.”

Öğütçü petrol savaşında ABD-Suudi Arabistan-Rusya hattındaki hamleleri de şu şekilde izah etmişti: “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin enerji konularında da tam bir satranç oyuncusu. Çünkü Putin üretim kısıtlamasının en çok yarayacağı ülkenin ABD olacağını çok iyi biliyor. ABD’li zor durumdaki kaya petrol üreticileri zaten iflas eşiğinde ve fiyat artışlarına acilen ihtiyaçları var. Yine ABD’li şirketler küresel ekonomide piyasa paylarını arttırmaya çalışıyor. Rusya bundan dolayı buna yanaşmıyor. Çünkü Rusya mevcut fiyatlarla ekonomiyi yürütebileceğini aynı zamanda buna yanaşmamakla en büyük zararı ABD ile Suudi Arabistan’ın göreceğini çok iyi bildiği için bu karara yanaşmıyor. Bu kriz önümüzdeki dönemde yeni bir küresel durgunluğa hatta gerilemenin tetikleyicisi olacaktır. Bu dönemde petrol piyasalarında Rusya’yı, İran, Venezüella ve Çin ile birlikte hareket ederken göreceğiz.  ABD ise Suudi Arabistan ile diğer Körfez ülkeleri ile hareket edecek.”

Ancak hangi aktörden kaynaklarınsa kaynaklansın ve sonuçta kim karlı ya da zararlı çıkarsa çıksın küresel anlamda Koronavirüs salgını ve petrol fiyatlarındaki fiyat savaşları küresel ekonomide durgunluğu arttırdı. Borsalarda küresel anlamda 1.5 trilyon dolar gerilemeden bahsediliyor.  Yine kırılgan ekonomilerin daha fazla bu krizden etkileneceği yönündeki tespitin doğruluğu da ortaya çıkıyor. Savaştan dolayı kırılgan bir ekonomiye sahip Türkiye’de dolar dün 6,30’a kadar çıkarak rekor kırdı. İstanbul Borsasında bileşik endeks ise dün adeta yere çakıldı. Önceki güne göre Borsa Bileşik Endeksi bir ara yüzde 7.93 düşüşle 92 bin seviyelerine düştü. 

 

HABER MERKEZİ