FERDA ÇETİN
Eski zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, horozlar imam, hırsızlar bekçi iken bir varmış bir yokmuş...
Irak’ta, 1918-1919 yılları arasında İngiliz Ordusu tarafından, iki haftada bir, Têgeyştini Rasti(Gerçeği Anlamak) ismiyle bir gazete yayımlanıyormuş. Têgeyştini Rasti’nin ilk sayısı 1 Ocak 1918’de yayımlanmış. Merkezi Bağdat’ta bulunan gazete, Kürtlerin sosyal ve kültürel hayatı ile ilgileniyor, Kürt edebiyatı ve şiirine yer veriyormuş. Haber ve yorumlarında Kürt ulusunun Osmanlı boyunduruğundan kurtulmasını savunan bir çizgi izliyor, bu amaç için İngiltere’nin pozitif rolünü öne çıkarıyormuş. 1917 Sovyet Devrimi’ne karşı olan Têgeyştini Rasti’nin sahipleri, yayın kurulu ve yazarlarının isimleri bilinmiyormuş. Gazetede hiçbir makale imzalı yayımlanmamış. Gazetenin baş editörü, Kürtçeye hakim olan, İngiliz ordusunun Irak’taki komutanlarından Ely Banister Soane imiş. Bu çalışmada Soane’ye Kürt şair Shukri Fadhli yardımcı oluyormuş.
Ely Banister Soane’nin, İngiliz ordusunda ne kadar başarılı bir komutan olduğu bilgisi yok. Ama Soane’nin, Kürtçe bir gazetede editörlük yapmaktan da öte, yetkin bir entelektüel olduğu çok açık. 1912 yılında yayınlanan Gizlice Mezopotamya ve Kurdistan’a (To Mesopotamia And Kurdistan In Disguise), 1913 yılında yazdığı Kürtçe Gramer (Gramer or Kurdis Langue), 1918 yılında yazdığı Güney Kurdistan Kabileleri(Tribes of Southern Kurdistan) yeterli bir fikir veriyor. İslam öncesi dönemde Kürtlerde anaerkilliğin baskın olduğunu belirten E. Banister Soane, Jaff Aşireti ve Aşiret lideri Adela Hanım’a ilişkin makaleler yazmış.
***
Sonra...
Onüçüncü yüzyılda yaşayan ‘Wafayat al-ayyanyan wa-enba ABN abna a az-zaman’ isimli meşhur biyografinin yazarı tarihçi, müderris, hukukçu Kürt bir şair yaşarmış. Hewlêr’in Hallikân Köyü’nde 1211 yılında doğan A.Ahmed İbn Hallikan’ın ömrü hakikati aramakla geçmiş; Hewlêr, Musul, Halep ve Kahire’de döneminin en büyük medreselerinde öğrencilik ve müderrislik yapmış. 654 - 657 yılları arasında Kahire’de, 800 kişinin yer aldığı biyografiyi yazmış. Alfabetik sıraya göre yazılan eserde yer alan kişilerin hayat hikayeleri, eserleri, yürüttükleri çalışmalara yer verilmiş. ‘Ünlü Erkeklerin Ölüm İlanı ve Çağdaşların Tarihi’ isimli biyografide şöhret sahibi kadınlar da yer almış. Ahmed İbn Hallikan 680 yılına kadar kitaba ilaveler de yapmış.
Eserde, İslâm’ın başlangıcından itibaren kaleme alındığı döneme kadar yaşayan, sultanlar, emirler, vezirler, kadılar, mühendisler, filozoflar, astronomlar, astrologlar, tabipler, edip ve şairler, tarihçiler, coğrafyacılar ve müzisyenlerden oluşan kişilerin hayat hikâyeleri, yaptıkları işler, eserleri, ölüm tarihleriyle birlikte verilmiş.
Kitap, Baron Mac-Guckin de Slane tarafından “İbn Khallikan’s Biographical Dictionary” adıyla dört cilt halinde İngilizce’ye çevrilmiş. Dramalı Hasan Haydar tarafından da Türkçe çevirisi yapılmış. Bu çeviri Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlıymış (Hacı Mahmud Efendi, nr. 4882). Hallikan’lı Kürt Ahmed, 30 Ekim 1282’de Şam’da vefat etmiş ve Kasiyûn Dağı eteklerinde toprağa verilmiş.
***
Birinci Dünya savaşının üzerinden henüz altı yıl geçmiş ve tüm ülkeler gibi gibi Irak halkı da yavaş yavaş soluklanmaya başlamışken, 1923 yılında, logosunun altında, “Iraklı kadınların yeniden doğuşuna giden yolda" yazan bir kadın dergisi yayımlanıyormuş. Sahipliğini Paulina Hassoun isimli kadının yaptığı, Irak’taki bu ilk kadın dergisinin adı “Layla” imiş. Irak, savaştan çıkmış ama bugünkü gibi tepeden tırnağa savaş alanı, umutsuz bir savaş enkazı değilmiş henüz. Toplum umutsuz, kadınlar ülkeyi terketmenin yollarını değil, aksine yeni ve güzel bir gelecek kurmanın hayallerini kuruyormuş.
Layla Dergisi bilim, sanat, edebiyat, sosyoloji gibi farklı alanlarda yazı ve makaleler yayınlarken, aynı zamanda kız çocuklarının eğitimi, aile sağlığı ve ekonomi konuları ile ilgileniyormuş. Layla, edebiyat ve şiirle de ilgilenir; ünlü Iraklı şairler El-Rasafi ve El-Zahawi'nin eserlerini yayınlarmış. Derginin en önemli makalelerinden biri, 15 Mayıs 1924 tarihinde 6. sayısında yayınlanmış. Irak Kurucu Meclisi'ne hitaben yazılan makalede, kadınlara temel hak ve özgürlüklerinin verilmesi talep ediliyormuş.
15 Ekim 1923 - 15 Ağutos 1925 tarihleri arasında, 20 sayı yayımlanan dergi, ekonomik nedenlerden ötürü, 15 Ağustos 1925 tarihinde son sayısını çıkarmış ve kapanmış.
***
Bir Fransız subayı, 1878-1880 yıllarında, Afganistan’ı ele alan kapsamlı bir kitap yazmış. Fransız subay, Afganistan’ın sosyal, kültürel, coğrafi ve tarihi açıdan röntgenini çeken kitabın ismini kamufle etme gereği duymamış; “Afganistan’ın Coğrafi, Tarihi, Siyasi ve Askeri Araştırması.” Kitap; ön gerçekler, ülke ve nüfusu hakkında genel bilgiler, sınırlar, orografi ve hidrografi, yollar ve önemli iletişim yolları, kasaba ve stratejik noktalar, iç altyapı (siyasi, sosyal ve askeri), tarih ve "on dokuzuncu yüzyılın başından çatışmadan önceki olaylara kadar İngiltere ve Afganistan arasındaki siyasi ilişkiler." Kitabın içinden de içeriğinden de belli, daha o günden bir savaş alanı olarak düşünülmüş Afganistan.
Bir de 1849 – 1894 yılları arasında yaşayan James Darmesteter isimli başka bir Fransız varmış. Fars Dili ve Edebiyatı profesörü Darmesteter, İran filolojisi ve Zerdüştlük üzerine çalışırmış. Darmesteter ayrıca Afgan dili ve tarihi uzmanıymış. Profesörümüz, 1886 ve 1887'de Hindistan’a, sonra Pakistan’a gitmiş. Afgan şarkılarını derlemiş ve “tarihi şarkılar”, “dini şarkılar”, “romantik şarkılar”, “aşk şarkıları” diye çok zengin bir koleksiyon hazırlamış. Profesör Darmester Afganistan’ı öylesine sevmiş ki, “Afgan Tarihi ve Edebiyatı’na Genel Bakış” isimli 200 sayfalık bir kitap yazmış.
Askeri araştırma yapanı mı, şarkı derleyeni mi bize daha yakın?
Eminim ki, çoğunuz bu hikayeleri biliyor ve ismi geçen kişileri de tanıyorsunuz.
Ben bilmiyordum. Sevgili Hüseyin Salih Durmuş, “çok önemli bilgiler içeriyor” diye haber vermese UNESCO’nun, koronavirüs nedeniyle arşivini kullanıma açtığını da duymayacak, https://www.wdl.org/fr/search/?q=kurde sitedeki bu değerli bilgileri asla öğrenemeyecektim.
Arşivde çok önemli bilgi ve belge var. Okudukça, insan ne kadar eksik olduğunun da farkına varıyor.
İnsanın ezeli ve ebedi trajedisi: İnsan okudukça ve öğrendikçe cehaleti artıyor.