ÖGC Eşbaşkanı Halkı Boltan, AKP'nin "hakikate savaş açtığını", Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, baskının "hoyratlık ve hukuksuzluk" olduğunu söyledi.

Aralarında DİHA, Azadiya Welat, Aram Yayınevi gibi basın kurumları ve KURDÎ-DER'in bulunduğu binaya yapılan ve arama kararı baskından sonra çıkarılan korsan operasyonda 

gözaltına alınan 32 kişi , korsan operasyon hakkında suç duyurusunda bulundu. 

Suç duyurusu öncesi Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi. HDP Amed Milletvekili Ziya Pir, Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, MKM sanatçısı Farqin, 78'ler Derneği Eşbaşkanı Gani Alkan, HDP İl Eşbaşkanı Ömer Önen, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, gazeteci ile DİHA ve Azadiya Welat Gazetesi abonesi suç duyurusu açıklamasına destek verdi. Açıklamada "Barut yerine mürekkep çıktı", "Gerçeklerden asla taviz verilmez" dövizlerinin yer aldığı çok sayıda Türkçe ve Kürtçe döviz ile pankart açıldı.


AKP'nin özgürlük tasavvuru!

Baskın yapılan kurumlar adına ortak açıklama yapan Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Halkı Boltan, 28 Eylül akşamı AKP'nin özel savaş güçleri tarafından korsan bir şekilde yapılan baskın sonucunda 32 basın emekçisinin adeta rehin alındığını  ifade etti. Boltan, gözaltına alınan 32 özgür basın emekçisine "En son ne zaman ateşli silah kullandığınız" sorusunun yöneltilmesine tepki gösterdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun BM Genel Kurulu'nda "Türkiye'de basın özgürdür" açıklaması sırasında baskının yapıldığına dikkat çeken Boltan, "Baskın, AKP'nin bizler için nasıl bir özgürlük tasarladığının ilanı olmaktadır" şeklinde konuştu. 


Bedel ödetiyorlar

Kürt basını üzerindeki baskı ve sansürlerin yoğunlaştığını ve topyekün savaş konseptinin her yönüyle devreye konulduğunu dile getiren Boltan, "Hakikate de savaş açıldı" dedi. DİHA'nın savaş konseptinin devreye konulduğu 24 Temmuz tarihinden beri 21 kez sansürlendiğini hatırlatan Boltan, "Biliyoruz ki bu baskın, havuz medyasının, yandaş medyanın yalanlarına karşı gerçekleri gün yüzüne çıkartmamızın bedelidir" diye kaydetti. 



Polis suç işledi

Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) yöneticisi Avukat Gülşen Özbek, 32 basın emekçisinin gözaltına alınmasında kolluk kuvvetlerinin uygulamalarının suç teşkil ettiğini söyleyerek, savcılık tarafından verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu belirtti. Arama kararında sayı numarasının da bulunmamasını skandal olarak nitelendiren Özbek, "Kolluk kuvvetlerinin işlemiş olduğu bu suçların açığa çıkarılması için suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

Hoyratlık ve hukuksuzluk

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, özgür basın emekçilerine yönelik uygulamaların hoyratlık ve hukuksuzluk olduğunu belirtirken, KURDÎ-DER Eş Genel Başkanı Fatma Şık, baskın sonucunda darbe muamelesi gördüklerini ifade etti. HDP Milletvekili Ziya Pir de, saldırıdan önce baskın kararının alınmasını, "Kendileri bir plan hazırladılar, kimleri gözaltına alınacağını da belirlediler" şeklinde değerlendirdi.
Açıklama ardından baskın sonucunda gözaltına alınan 32 gazeteci adliye binasına geçerek Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. DİHA/AMED

RTÜK de emrinde!

Medyayı sansür, operasyon, gözaltı ve yargı kıskacıyla baskı altında tutmak isteyen AKP, sivil katliam haberlerini veren Kürtçe kanallara RTÜK eliyle ceza yağdırdı. Jiyan TV'ye 3, Azadi Amed TV'ye 1 ve TV 10'a 1 olmak üzere toplam 5 ayrı ceza verildi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Cizre'de devlet güçlerinin gerçekleştirdiği sivil katliamlarını haberleştiren Kürtçe kanallara, "halkı kin ve düşmanlığa sürüklediği" gerekçesiyle ceza verdi. 

RTÜK Jiyan TV'nin Şırnak ve Cizre'de yaşanan sivil ölümlerini ve halkın sokaklardaki tepkisini içeren 1-6 Eylül tarihleri arasındaki 5 ayrı haberini "Polis gençlere karşı gerçek mermi kullandı", "Özel harekat timleri ve polis zırhlı araçlardan rast gele ateş açtı", "Devlet bizi tarıyor" şeklindeki ifadeleri de suç sayan İzleme Dairesi, kanalda "Toplumun kin ve düşmanlığa tahrik edildiği"ni ileri sürdü. 

Azadi Amed TV'nin Cizre'deki sokağa çıkma yasağını, sivil ölümlerini ve halkın karşı karşıya olduğu baskıları içeren 8 Eylül tarihli haber bülteni de "tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk" ilkelerine aykırı bulunarak ceza istendi. 

TV 10'da 31 Ağustos tarihinde yayınlanan ve konuklardan birinin "PKK gerillaları astsubayın eşi ve çocuğunun bir araçla gitmesini sağladı" sözünü sarfettiği Gündeme Bakış programında ise "örgüt propagandası" yapıldığı ileri sürüldü. 

Kurul toplantısında AKP, MHP ve CHP'nin çoğunluk oyuyla Jiyan TV'ye 3, Azadi Amed TV'ye 1, TV 10'a 1 olmak üzere toplam 5 ayrı ceza verilirken, HDP kontenjanından seçilen Ersin Öngel ile CHP'nin ikinci kontenjan üyesi İsmet Demirdöğen'in ise karşı oy kullandığı öğrenildi.
Jiyan TV'ye verilen cezalardan biri 6112 Sayılı Yasanın 8'inci Maddesi'nin 1'inci fıkrasının (b) bendine dayanıyor. "Halkı kin ve düşmanlığa sevk eden yayınlar" başlığını taşıyan (b) bendinden uyarı cezası alan yayıncı kuruluşun aynı maddeden ikinci kez ceza alması durumunda yayın lisansı iptal ediliyor. RTÜK Jiyan TV hakkında (b) bendinden verdiği cezayla kapatma tehdidinde bulundu.