Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplosu 17’nci yılına girerken, Yunanistan komplodaki rolü nedeniyle 22 Şubat’ta yargılanacak. 

Yunan devletine karşı 2008’de açılan davasının ikinci duruşması 22 Şubat tarihinde Atina’da görülecek. 

Öcalan’ın avukatlarından Ebru Günay, davanın 2008’de açılmasına rağmen bugüne kadar ertelenmesinin Yunan devletinin, Öcalan’a yönelik korsan uygulamalarının gün yüzüne çıkmasını engellemeye yönelik olduğunu vurguladı. Av. Günay, Atina İdare Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya dair gazetemizin sorularını yanıtladı. 


Öcalan’a karşı gerçekleştirilen uluslarası komploda Yunanistan nerede duruyor?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Yunanistan devletini ve halkını birbirinden ayırmak gerekir. Sayın Öcalan’a yönelik gelişen komplo, kapitalist hegemon güçlerin ulus devletleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Dönemin Yunan devlet güçleri, hegemon güçlerle işbirliği içerisinde planladığı bir süreçtir. Özünde Yunanistan komplonun görünen yüzü olarak değerlendirilebilinir. 

Tüm dünya, Sayın Öcalan’ın Suriye’den çıktığı tarih olan 9 Ekim’i komplonun başlangıcı olarak bilse de, bu komplo planının bir tarihi geçmişi var. Bu konuda kilit noktada olan gelişmelerin başında Ekim 1994’de ABD Başkanı Bill Clinton’un yirmi yıl aradan sonra Suriye’yi ziyaret ederek Hafız Esad ile yaptığı dört saatlik görüşmenin üç saati Sayın Öcalan hakkındaydı. Yine 23 Şubat 1996’da Türkiye-İsrail ilişkileri ve askeri eğitim işbirliği ile stratejik düzeye ulaşmıştır. 

Diğer kritik gelişme ise 9 Nisan 1996 tarihinde Yunanistan Başbakanı Costas Simitis ve ABD Başkanı Bill Clinton arasında Washington Beyaz Saray’da gerçekleştirilen gizli görüşmedir. Türkiye ve Yunanistan ilişkilerinin değerlendirildiği toplantıda Simitis’in ABD’nin bölge politikalarını desteklediği ve PKK’ye karşı Türkiye ile işbirliğine açık olduğu basına sızan tutanaklar ile belgeleniyor. Nitekim Sayın Öcalan, Simitis-ABD işbirliğiyle Türkiye ve Yunanistan sorunlarının çözümü adına Türkiye’ye  teslim edildi. 

Sayın Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Yunanistan’ın Kenya Büyükelçiliği’nden çıkarılarak Türkiye’ye tesliminden sonra Türk-Yunan barışının gündeme gelmesi tesadüf değildir. Tüm bu tarihsel gelişmelerle beraber planlanan büyük Ortadoğu planının hayata geçirilebilmesi için hegemon güçlerin, ABD ve İngiltere gibi ülkelerin planlarını bozan Sayın Öcalan, geliştirilen sahte dostluklar ile Yunan ayağı örülerek Suriye’den çıkarıldı.  


Komplodaki rolü nedeniyle Yunanistan hakkında açılan dava 22 Şubat’ta görülecek. Beş yıl sonra görülen dava neden ilk duruşmada erteledi?

Dava, 3 Aralık 2008’de Yunan devletine karşı ilk derece İdare Mahkemesi’nde açılan bir dava. İkinci duruşması 22 Şubat 2016’da görülecek. İlk duruşmada davalı tarafın yani Yunan devleti temsilcisi avukatların talepleri üzerine ertelenmişti. 5 yıl sonra görülen ilk duruşmada dahi yetersiz hazırlıklar gerekçe göstererek erteleme talep edilmesine anlam vermek mümkün olmasa da politik mesajlar içeren bir ertelemeydi. Nitekim duruşmadan kısa bir süre sonra Yunan devlet yetkilerinin Türkiye’yi ziyaret etmesi ve yine duruşmanın 22 Şubat’a ertelenmesi dikkat çekiciydi. Devlet aklı, 1999’daki mutabakatına bağlı olduğunun mesajlarını veriyordu. 


Yunanistan’a yönelik suçlamalarınız neler ve davadan nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

Davanın temel konusu Sayın Öcalan’ın Yunanistan’a yaptığı iki girişte yaşanan hukuksuzluklardır. Özellikle Sayın Öcalan’ın Rusya’dan tekrar Yunanistan’a girişi ve Yunanistan Kenya Büyükelçiliği süreci bir dizi hukuksuzluklar içeriyor. Öyle ki Yunan resmi görevlileri ile sürekli birlikte ve temas halinde olmasına rağmen; bunlardan da önemlisi Yunanistan topraklarında olmasına rağmen –buna Yunanistan Kenya Büyükelçiliği de dahildir- hiçbir resmi işleme tabi tutulmuyor. En basitinden Yunan makamları Sayın Öcalan’a resmi gözaltı muamelesi yapmış olmaları halinde bile kendisinin başta iltica olmak üzere kimi resmi başvurularını gerek Yunan iç hukuku gerekse uluslararası sözleşmeler (özellikle Dublin ve Cenevre sözleşmeleri) bağlamında değerlendirmeleri gerekirdi. Bu yasal yükümlülükten kurtulmak için dönemin Yunan hükümetinin Sayın Öcalan’a yönelik attığı her adımı, fiili olarak yürüttüğünü görmekteyiz. 

Öyle ki bu korsan hukukun farkında olan Sayın Öcalan, Kenya’da 5 Şubat 1999 tarihinde Yunanistan Kenya Büyükelçiliği’ne yazılı olarak iltica başvurusunda bulunuyor. 

Çarpıcıdır, bu yazılı başvuru hiçbir şekilde işleme konulmuyor. İlgili davamız tam da bu hukuksuzluklar aleyhine açılmış bir davadır. Özünde idari ve tazminat talepli bir dava olsa da komplonun hukuken de açığa çıkarılması ve teşhir edilmesi amacıyla açılmıştır. Bu yönüyle bir hak arama mücadelesi olarak ele alıyoruz bu davayı.

Bu davada Yunan Devleti’ni temsilen Maliye Bakanlığı yer alacak. Sayın Öcalan için bugüne kadar açılan tüm davalarda ilke edindiğimiz üzere bu davayı da Yunanistan hukuku kapsamında en alt miktardan tazminat talepli açtık. Çünkü bu ve diğer davalarda müvekkilimizin de isteği doğrultusunda temel amacımız, pozitif hukuk bağlamında mağduriyeti kabul edip bunu tazmin etme yolundan ziyade, bir kişi ve O’nun şahsında bir halka karşı devletlerin iktidar çıkarları temelinde şekillenen egemenlik hukuklarını teşhir etmektir. Özcesi, Kürt sorununun bugün de halen çözümsüz kalmasındaki temel nedenleri açığa çıkarmak ve sorumluların hangi güçler olduğuna işaret etmektir. Çabalarımız sonuç alırsa hukuk belki de çok ender görülen bir şekilde önemli kördüğüm halini almış toplumsal sorunlardan birinin yani Kürt kördüğümünün çözümünün de tartışıldığı önemli bir zemin haline gelecektir.


Yüzleşme adımı olacak


Atina davası öncesinde komplonun yıldönümü olan 15 Şubat’ta Atina’da bir konferans da organize edilecek. 

Av. Ebru Günay, “Bu konferans ile komplonun karanlıkta kalan yönlerini açığa çıkarmak için bir ilk adım olarak ele alıyoruz. Dost Yunan halkı arasında bir utanç kaynağı olarak konuşmadığı ve devlet aklının ise gözardı ettiği bu gerçeklikliği Atina’da konuşmak önemli bir yüzleşme adımı olacaktır. Bu vesile ile dost Yunan halkı ile kadim Kürt dostluğu pekişecektir” dedi. 


REHA SARI/HABER MERKEZİ