
Türkiye'de 90'lı yıllarda yürütülen baskı ve şiddet politikaları sonucunda binlerce insan katledilip, faili meçhul cinayetlere kurban giderken, binlerce köy yakıldı, milyonlarca insan topraklarından göç etmek zorunda kaldı. İç hukukta kabul edilmeyen kimi suçlar aradan geçen yıllar içerisinde uluslararası mekanizmaların baskısıyla kabul edilse de mağduriyetler giderilmiyor. Askerler tarafından yakılan köylerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM'de) taşıyan ve Türkiye'ye köy yaktığını ilk kez itiraf etmek zorunda bırakan Ramazan Kınay da bunlardan birisi.
1996'da yakıldı
Ramazan Kınay'ın ailesi ile birlikte yaşadığı Muş'un Malazgirt ilçesine bağlı Xanîk köyündeki evi, 1996 yılında askerler tarafından köydeki diğer evlerle birlikte ateşe verildi. Köylerinin yakılması sonrası Malazgirt'e göç etmek zorunda kalan Kınay ve ailesi, burada da devam eden devlet baskısı nedeniyle önce İstanbul'a ardından da Sakarya'ya göç etmek zorunda kaldı. Bu zorlu süreçte Ramazan Kınay, yaşadıkları mağduriyet nedeniyle eşi Makbule Kınay ile birlikte Türkiye aleyhine AİHM'e başvuruda bulundu.
Türkiye'nin ilk itirafı
Kınay'ın başvurusu, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası alanda köy yakma politikası yürüttüğünü itiraf ettiği ilk dava oldu. Türkiye AİHM'e gönderdiği cevapta askerlerin köyü yaktığını resmen kabul ederek, dostane çözüm istedi. Bunun üzerine dava dosyası ile ilgili kararını 27 Kasım 2002'de açıklayan mahkeme, Türk hükümetinin davacılarla dostane çözüme gitmeyi ve kendilerine maddi ve manevi tazminat olarak 59 bin Euro ödemeyi kabullendiğini duyurdu. Ayrıca olayla ilgili yeterli adli soruşturma yapılmadığını da kabul eden Türkiye, bu tür olaylarda bir daha meydana gelmemesi için her türlü önlemi alacağına dair AİHM'e söz de verdi.
600 dönüme el koydular
Kınay ailesi, Türkiye'yi köy yakmaktan mahkum etse de bugün hala köylerine dönemiyor. Nedeni ise, korucu baskısı. Evleri devlet güçleri tarafından yakılan Kınay ailesinin yaklaşık 600 dönüm tapulu arazisine de korucular tarafından el konuldu.
Valilik dikkate almadı
Türkiye'yi tazminata mahkum etmesine rağmen korucular tarafından el konulan dedelerinden kalan yüz yıllık topraklarını geri alarak köyüne dönmek için Muş Valiliği'ne başvuruda bulunduğunu belirten Kınay, dilekçesinin işleme dahi konulmadığını söyledi.
Koruculuk dayatılır
Devletin köylerine geri dönebilmeleri için koruculuğu dayattığını dile getiren Kınay, "Biz zaten korucu olmamak için canımızdan, malımızdan vazgeçmiştik. Şimdi nasıl korucu olabiliriz. Biz davamızdan, mücadelemizden taviz vermeyeceğiz. Neye mal olursa olsun. En büyük namus toprak ve vatandır" dedi. Kınay, el konulan arazilerinin kendilerine geri verilmesini, koruculuğun kaldırılmasını istedi.
ÖMER ÇELİK/YASİN KOBULAN/DİHA/AMED