Kötülük kaynağı Türk faşizmi

Forum Haberleri —

21 Mayıs 2022 Cumartesi - 07:25

NATO'ya yeni başvurular

NATO'ya yeni başvurular

  • Türk devleti ABD ve NATO’yla olan bütün çelişkilerini Kürtlerin kellesi üzerinden çözmeye hazır. “Ver Kürt’ü al tavizi” oyununu oynuyor.

ZEKİ AKIL
Türk devleti kötülük kanyağı olmaya devam ediyor. Kürt inkarı ve soykırımı sınır tanımıyor. Ruhsal ve beyinsel zehirlenme halinin zirvesi denilebilir. Dünya değişiyor, dengeler değişiyor ama Kürt düşmanlığında değişim yok. Türk faşizmi çok pişkin, mide bulandırıcı. Utanmazlıkta rekor kırıyor.

Son çıkışları İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusunda oldu. İsveç ve Finlandiya uzun yıllar sonra NATO’ya üye olacaklarını açıkladılar. Bu iki ülke tarafsızlıklarıyla bir denge unsuruydular. NATO’ya girmeleri gündemlerinde yoktu. Sovyet, sonra da Rusya ve Avrupa arasında tampon bölge durumundaydılar. Bundan herkes memnundu. Ancak Ukrayna savaşından sonra durum hızla değişmeye başladı. Rusya’nın Ukrayna’ya silahlı müdahalesi ABD ve Avrupa’yı harekete geçirdi. Savaş kısa sürede Ukrayna savaşı olmakta çıkıp ABD ve NATO savaşına dönüştü. ABD hızla doğu Avrupa ülkelerine askeri güç ve silah yığdı. Rusya’nın hesaplayamadığı boyutta bir ambargo ve siyasi saldırıyla karşılaştı. Rusya bu sorunlarla boğuşurken ve zorlanırken fırsattan istifade batılı ülkeler İsveç ve Finlandiya’yı harekete geçirdiler. Hiç gündemde yokken İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği öne sürüldü. Görülmemiş bir hızla tartışmalar bitirildi ve üyelik başvuruları yapıldı. ABD ve NATO yetkilileri üyeliği hemen onayladıklarını, desteklediklerini açıkladılar. Rusya tam bir NATO kuşatmasına alınıyor.

Türkiye tam da bu tartışmaların ortasında inanılmaz bir tartışmaya girdi. Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesini doğru bulmuyoruz, dedi. Erdoğan’ın Kürt düşmanlığını bilmeyenler sandılar ki, Erdoğan kamplaşma ve çatışma riski artmasın, diyor. Tabi ki, iyi niyetle, savaş riskini azaltma isteğiyle ilgisi yoktu. Hemen kötü niyetlerini sergilemeye başladılar. İsveç ve Finlandiya, Kürtlere düşmanlık yapmıyor, zulümden kaçanları barındırıyor, bize teslim etmiyor diyeymiş itirazları! Türk devletini ve Erdoğan’ı tanıyan bizler için bu çıkış hiç şaşırtıcı ve yabancı gelmedi. Kürt düşmanlıkları ruhlarını karartmış, gözlerini köreltmiş. Dengelerini ve dünyayla ilişkilerini bozmuş.

Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğini engelleyebilir mi? Hayır. Bu onların boyunu aşar. Çok ısrar ederlerse kendilerini kapının önünde bulurlar. Bütün Avrupa ve ABD evet diyecek ama Türk devleti de engelleyecek! Olacak iş mi bu? Türkiye’nin öyle ilkeli ve barışçıl bir politikası yok. Zaten öyle olmadığını, dertlerinin Kürt düşmanlığına Avrupalı bütün güçlerin katılmasını sağlamak olduğunu söylüyorlar.

Burada kötü ve zalimce olan Türk devletinin soykırımcı politikaları değil. Bu zaten var. Herkes artık görüyor ve biliyor. Kötü olan ABD ve Avrupalı güçlerin Türk faşizminin bu politikalarını kabul etmeleridir. ABD ve NATO genel sekreteri Türk devletinin güvenlik endişelerini giderebiliriz, diyorlar. Yani Kürtlere yapılan saldırılara onay ve destek veririz demek istiyorlar. Stoltenberg, Türk devletinin Suriye’ye, Rojava ve Güney Kürdistan’a saldırılarını bu söylemleriyle hep desteklemiştir. Türk devletinin güvenlik endişelerini anlayan, bu kadar anlayışlı olan Stoltenberg Kürtler hakkında ne düşünüyor? Kürtlerin güvenlik endişeleri yok mu? Kaldı ki, Kürtler varlık yokluk ikilemiyle karşı karşıyadırlar. On milyonlarca Kürt, Türkiye’de anadiliyle eğitim bile göremiyor. Katı bir inkar ve asimilasyon uygulamasıyla karşı karşıyadırlar. Stoltenberg ve ABD yetkilileri neden bu konularda hiçbir endişe belirtmiyorlar, çözüm yolu aramıyorlar?

Türkiye, NATO üyesi diye bütün savaş suçlarını işleyebilir. Suriye’de işgal ettiği bölgelerden Kürtleri sürebilir, etnik temizlik yapabilir. Batılı kurumların hazırladığı raporlarda bile savaş suçları işlendiği belirlemeleri var. Buna rağmen ağızlarını açmıyorlar. Kötülüğün ve zulmün en kötüsü şimdi Türklerle yaptıkları görüşme ve pazarlıklardır. Kürtler üzerinde pazarlık yapıyorlar. Ama masada Kürtler yok. Kürtler ne düşünüyor, kaygıları ne, başlarına hangi felaketler gelecek soran yok. Kürtleri yok etmek ve tarihten silmek isteyen düşmanlarıyla Kürtler üzerinde pazarlık yapılacak! 
Türk devleti ABD ve NATO’yla olan bütün çelişkilerini Kürtlerin kellesi üzerinden çözmeye hazır. “Ver Kürt’ü al tavizi” oyununu oynuyor. ABD, Türkiye’ye uçak vermeme gibi yaptırımlara gitmişti. Bu yaptırımlar Türk faşizminin Kürtlere yaptığı kötülükler nedeniyle uygulanmamıştı. Türkiye üyesi olduğu NATO’nun altına dinamit koyduğu için yaptırımla karşılaşmıştı. S-400 füzelerini ABD ve NATO’nun bütün uyarı ve eleştirilerine rağmen Erdoğan aldı. Bu füzelerle Erdoğan Türkiye’yi kime karşı koruyacaktı? Kürtlerin hava gücü yoktu. Komşu ülkeler ise Türklerin işgal tehdidi altındaydı. Nitekim ABD kendi askerlerini bunun için Yunanistan’a yerleştirmek zorunda kaldı. S-400 füzeleri bile Kürt düşmanlığı yüzünden alınmıştı. O füzelerin kullanılamayacağını iyi biliyorduk. O paralar Efrin işgali için hava sahasını açması için Rusya’ya rüşvet olarak verilmişti. Şimdi de aynı amaçla İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği nedeniyle Kürtler üzerinde pazarlık yapmaya çalışılıyor. ABD ve Avrupa tutum alırsa Erdoğan kös kös yerine oturur ve bu kadar Kürt düşmanlığı yapamaz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.