
Baran, AKP hükümetinin ortaya attığı projenin köye dönüşler üzerine değil, zorla göç ettirilen insanların bir daha köye dönmemesi üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Baran İl Özel İdarelerinin bu cevabı nedeniyle birçok dilekçenin geri çekildiğini aktardı.
AKP hükümeti 2013 yılında Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesini : “Göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızdan gönüllü olarak geri dönmek isteyenlerin geri dönüşlerinin kolaylaştırılması, geri dönülen yerlerde gerekli sosyal ve ekonomik alt yapının tesisi ile sürdürülebilir yaşam koşullarının oluşturulması, geri dönmek istemeyenlerin ise mevcut yaşadıkları yerlerde şehir hayatına uyumlarının geliştirilmesi, ekonomik ve sosyal durumlarının iyileştirilmesini amaçlayan bir projedir” sözleriyle tanıtmıştı. Oysa gerçeğin hiç öyle olmadığı ortaya çıktı.
Ya terk edersin ya ölürsün
Bu projeyi duyar duymaz harekete geçen Bekiranlılar Derneği, koruculuk sisteminin kaldırılması, mayınların temizlenmesi ve köylere geri dönüşlerin sağlanması için kampanya başlattı. Büyük bir umutla dilekçe veren yüzlerce kişiden ikisi de Batman’da doğup büyüdükleri köylerinden zorla göç ettirilen Hayrettin Aktoğa ve Eşref Çetinbaş’tı.
Batman’ın Ulaşlı ( Şelmo) mezrasında dünya gelen Aktoğa, köyleri yurtsever bir köy olduğu için devlet tarafından hedefte olduğunu anlattı. Devletin köy halkına zorla koruculuk dayattığını, ancak hiç kimsenin buna yanaşmadığını belirten dönemin köy sözcüsü Aktoğa, 1991 yılından itibaren JİTEM’ciler tarafından sürekli tehdit edilmeye başladığını söyledi. “Batman’da yolumu sürekli keleşlerle kesiyorlardı. Beni ‘Ya köyü terk edersin ya da seni gebertiriz’ diyerek tehdit ediyorlardı” diyen Aktoğa, o dönemi, “Her gün bir ölüm haberi geliyordu. Bir taraftan Hizbullah, diğer taraftan JİTEM’ciler vahşet saçıyordu” diye özetliyor.
“Devleti değil PKK'yi suçla” baskısı
1993 yılında Batman’ın orta yerinde DEP Milletvekili Mehmet Sincar ve Metin Özdemir infaz edildiğinde, Özdemir’i hastaneye kaldıranlar arasında yer alan Aktoğa, o günden sonra eşini ve çocuklarını alıp İstanbul’a göç etmek zorunda kaldığını belirtti. Ancak 7 yıl sonra köyüne dönebildiğini ve evinin yıkıldığını görünce çok üzüldüğünü ifade eden Aktoğa, “Ölüm tehditleriyle doğup büyüdüğümüz topraklardan bizi koparan bu devlet şimdi de karakol ve kalekol yaparak 1990’lı yılların ruhunu geri getirmeye çalışıyor” dedi. İstanbul’da da tehditlerin sürdüğünü belirten Aktoğa, 1995’te çalıştığı Esenler otogarına gelen üç sivil polisin Göç-Der’e verdiği göç dilekçesini geri çekmesi için baskı yaptıklarına ve devletin değil de PKK’lilerin baskısı yüzünden köyünü terk ettiğine yönelik evrak imzalattırmaya çalıştıklarına dikkat çekti.
‘Halkımız yine yalan projelerle kandırıldı’
Bekiranlılar Derneği Genel Sekreteri Cuma Baran ise “Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi” kapsamında Temmuz 2013’de Kürdistan’ın her İl Özel İdaresine gönderilmek üzere imza topladıklarını belirtti. Koruculuk sisteminin lağvedilmesi ve mayınların temizlenmesi başta olmak üzere köye dönüş imkanlarının sağlanması için İstanbul’da 1.300, Batman’da ise 2 bin dilekçe toplandığını anlatan Baran, ancak çok geçmeden köye dönüş projesinin sadece göstermelik olduğunun anlaşıldığına dikkat çekti. Gönderdiği dilekçelerin işleme alınıp alınmadığını öğrenmek için birkaç ay önce Batman Özel İdaresine gittiğini dile getiren Baran, “Orada ‘Köye dönüşler için il özel idaresi bütçesinden herhangi bir yardım ve ödeme yapılmamaktadır’ asılı yazıyı gördüğümde İl Özel İdaresi yetkilileri Sedat Tüzün ve Nurettin Ekinci ile görüştüm. Bana bu dilekçeleri destekleyen herhangi bir yasa olmadığını, o nedenle dilekçeleri numaralayıp rafa kaldırdıklarını söylediler” diye konuştu. İstanbul’a döndükten sonra durumu öğrenen birçok kişinin dilekçelerini geri çektiğini bildiren Baran, “Bu insanlar zaten koruculuk sistemi ve devlet terörüyle köylerinden göç ettirilmişler. O sistemi kaldırmak yerine yeni korucu kadrolarının açıldığı, karakol ve kalekolların yapıldığı bir ortamda insanlar nasıl köye dönecek? Halkımız yine yalan projelerle kandırıldı” dedi.
ZEYNEP KURAY - ANF