
Sedat Töre, çatışma alanında boşalan köyler olduğunu, yaklaşık 500 kişinin de evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Töre, Bağlar'a bağlı Çem mezrasından ve Günyazı köyüne bağlı Yiğitler mezralarından ailelerin evlerini terk ettiğini açıkladı. Töre, ilçe merkezine gelen 30 ailenin de konutlara yerleştirildiğini, yeni gelebilecek olanlar için de hazırlık yapıldığını söyledi. Bölgede 23 Temmuz'dan bu yana çatışmaların sürdüğünü söyleyen Töre, "Çatışma bölgesine tanklar sevk edildi. İlçe merkezine bir kilometre uzaklıkta bombardıman meydana geldi, şu an dumanları görebiliyoruz. Goman dağlarından da dumanlar yükseliyor. Sivil halktan iki kişi de çatışmalar esnasında hafif yaralandı, tedavileri ayakta yapıldı" dedi. Bölgeye giriş-çıkışın yasak olduğunu anlatan Töre, hayatını kaybeden HPG'lileri almak için gelen iki ailenin de cenazeleri alamadığını belirtti.
Türk medyası görmüyor
Töre, Şemdinli'de bunlar yaşanırken, Türk medyasının büyük kısmının olaya duyarsız kaldığına dikkat çekerek şöyle dedi: "Yoğun bir çatışma varken, durumun kamuoyundan adeta saklanır halde olması üzüntü verici. Özgür ve demokratik ve medya kuruluşlarının bölgeye dikkatini çekmek istiyoruz. Uzun süredir hiç olmadığı gibi bir çatışma var, yüzlerce insan evlerinden oldu. Bu mağduriyetin giderilmesi için bir an önce adım atılmalı. Bunun için basının da dikkatini buraya yöneltmesini istiyoruz."
Tam bir savaş hali var
BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan da günlerdir alana giremediklerini belirterek, "Çatışmanın yaşandığı bölge gidemiyoruz. Ben orada yüzde 80 oy almış bir milletvekili olmama rağmen çatışmaların yaşandığı köylere gitmemize izin verilmiyor. Burada tam bir savaş hali var. Ne ilin valisi ne ilçe kaymakamı açıklama yapıyor. Buradan asker ailelerine çağrı yapıyorum. Bu dağları bombalıyorlar. Çocuklarınız sağ mı ölü mü bunu yetkililere sorun. Yaşananlar Olağanüstü Hal (OHAL) dönemini bile geçti. Burada bir insanlık dramı yaşanıyor. Devlet yetkilileri bu soru işaretlerini giderecek bir açıklama yapmalı" dedi.
Bu kadar şiddetlisini görmemiştik
Bölgenin tek geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığın tamamen bittiğini dile getiren Çem (Navrizan) Köyü'nde Sıtkı Kıvcı da 10 gündür devam eden çatışmaların şu ana kadar gördüğü en şiddetli çatışmalardan olduğunu söylüyor. Kaymakamlığın kendilerine "köyleri boşaltıp akrabalarınızın yanına gidin" dediğini anlatan Kıvcı, "Başımıza top da yağsa biz köyümüzü boşaltmayacağız" diyor.
Gazeteciler çay içip dönüyor
Çatışmalardan Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutan Kıvcı, "Erdoğan başka ülkelerin sorunlarıyla ilgileneceğine önce gelsin Şemdinli'yi görsün. Hatta Türkiye'deki herkes gelsin ve buradaki savaşı görsün" çağrısında bulunuyor. Bölgeye gelen gazetecilerin yaşananları hiçbir şekilde yazmadıklarını dile getiren Kıvcı, "Gazeteciler bölgeye gelip, kaymakamla bir çay içip tekrardan bölgeden ayrılıyorlar" diyor.
1 çocuk yaralandı
Öte yandan dün sabah saatlerinde Tuva Köyü’nde 9 yaşındaki Mervan Sakin isimli bir çocuğun bombardımanın şiddetinden tepeden düştüğü ve yaralandığı belirtildi.
Kurşunlar evlere isabet ediyor
Aynı köyde yaşayan 70 yaşındaki Bahar Sakin ise kurşunları artık evlerine isabet ettiğini söylüyor. Can güvenliklerinin olmadığına dikkat çeken yaşlı kadın, "Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Evlerimize kurşunlar denk geliyor" dedi.
Can güvenliğimiz yok
Beysaran Köyü'nde yaşayan 7 çocuk babası Metin Atis ise, çocuklarının atılan bombalamalardan ötürü geceleri yatamadıklarını ve can güvenliğinin olmadığını belirtti.
Baro heyet gönderdi
Köylerde elektrik ve telefon hatlarının kesik olması nedenle sağlıklı bilgi alınamıyor. Gelişmeler üzerine Hakkari Barosu ve İnsan Hakları Komisyonu da dün Şemdinli'ye gitti. Bölgede inceleme yapacak olan heyetin kamuoyuna bir açıklama yapması bekleniyor.
HAKKARİ